İki çocuk sahibi çift 4 çocuğa da kucak açtı

İki çocuk sahibi çift 4 çocuğa da kucak açtı
İki çocuk sahibi çift 4 çocuğa da kucak açtı
- Mardin'de yaşayan, 2 çocuk sahibi Gülser-Ekrem Öztürk çifti, yaşları 4 ile 12 arasında değişen ikisi Suriyeli 4 çocuğa koruyucu aile oldu - Asgari ücretle geçimlerini sağlamalarına rağmen 2 çocuğun yanı sıra iç savaşta anne ve babasını kaybeden Suriyeli 2 kardeşe de sıcak bir yuva imkanı sağlayan aile, gönül zenginlikleriyle herkese örnek oldu - Ekrem Öztürk: - "Sevginin açamayacağı kapı yoktur. Çok mutluyum ve vicdanen çok rahatım. 4 çocuğumuz daha oldu" - Gülser Öztürk: - "Bütün çocuklarımızın hepsi eşittir. Ayrım yapmıyoruz. Hepsini öz evlatlarım gibi görüyorum"

MARDİN (AA) - HALİL İBRAHİM SİNCAR - Mardin'de yaşayan ve 2 çocuğu bulunan bir çift, koruyucu aile oldukları ikisi Suriye uyruklu 4 çocuğa da sıcak bir yuva ortamı sundu.

Bir kız bir de erkek çocuk sahibi Gülser (41) ve Ekrem Öztürk (43) çifti, çocuklarının kardeş istemesi üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca, korunmaya muhtaç çocukların bakımının aile ortamında sağlanması amacıyla yürütülen "Koruyucu Aile Hizmeti" ile ilgili bilgi almak için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne başvurdu.

Asgari ücretle geçimini sağlayan ve bir çocuğa koruyucu aile olma düşüncesiyle kuruma müracaat eden çift, önce iki çocuğa, daha sonra ülkelerindeki iç savaşta anne ve babasını kaybeden Suriyeli iki kardeşe koruyucu aile oldu.

Mütevazı yaşamlarında 4 çocuğa daha yer açan ve onları kendi çocuklarından ayırmayan Öztürk çifti, başka ailelere de bu mutluluğu yaşamalarını tavsiye ediyor.

- "Aramızda bir bağ kuruldu"

Ekrem Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 ve 16 yaşlarında bir kız bir de erkek çocukları olduğunu belirterek, çocuklarının kardeş isteği üzerine bir çocuğun koruyucu ailesi olma kararı aldıklarını söyledi.

Bu kapsamda yetiştirme yurdunda kalan ve aynı zamanda akrabaları olan 12 yaşındaki Ş.K'ya koruyucu aile olmak için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne başvurduklarını dile getiren Öztürk, işlemlerin tamamlanmasının ardından evde iki erkek bir kız çocuklarıyla yaşamaya başladıklarını belirtti.

Öztürk, bir süre sonra kızının da bir kız kardeş istemesi üzerine tekrar kuruma müracaat ettiklerini aktararak, orada 6 yaşındaki A.Y'nin hikayesinden çok etkilendiklerini ve duygulandıklarını ifade etti.

"Bir hafta gidip geldik. Aramızda bir bağ kuruldu" diyen Öztürk, çok alıştıkları A.Y'nin de bir süre sonra ailelerinin bir bireyi olduğunu anlattı.

Öztürk, şunları söyledi:

"Bu çocuğun ailesine dönebilme ihtimaline karşı bir kız çocuğu daha almayı istedik. Kuruma yeniden gittiğimizde ilgililer, Suriyeli çocukların olduğunu belirttiler. Suriyeli iki kardeş, 'anne, baba' diye ağlaya ağlaya geldiler. Kucağımıza atlayıp 'siz bizim anne ve babamız mısınız?' diye sordular. Bir şey diyemedik. Bizim 'annemiz ve babamız ölmüş' dediklerinde oradaki herkes duygulandı. Çocuklardan o duygusallığı aldık. Savaştan gelmişlerdi. Allah kimseyi yerinden yurdundan etmesin."

- "4 çocuğumuz daha oldu"

Çocuklara durumu anlattıklarını, olumlu karşılamaları üzerine Suriye uyruklu 6 yaşındaki C.S. ve 4 yaşındaki erkek kardeşi C.S'ye de koruyucu aile olduklarını anlatan Öztürk, "Normalde müdürlüğün koruyucu ailelere verdiği bu hak 3 çocuk içindir ancak Suriyeli çocuklar kardeş olduğundan onları birbirlerinden ayırmak istemedik. Bu nedenle 4 çocuğumuz daha oldu. "

Koruyucu aile olmak isteyenlere çocuklarının görüşlerini almaları tavsiyesinde bulunan Öztürk, "Bazı çocuklar anne ve babasını paylaşmak istemiyor. Bizde ise çocuklarımızın isteği etkili oldu" dedi.

Öztürk, şunları dile getirdi:

"Asgari ücretle çalışıyorum. Hep, 'Allah'ım sen bana ver, ben de başkalarına hayır yapayım' diye dua ediyordum. Allah da bu çocukları bize nasip etti. Çok mutluyum ve vicdanen çok rahatım. 4 çocuğumuz daha oldu. Kimileri yadırgıyor kimileri de, 'Biz kendi çocuğumuza bakamıyoruz siz başkalarının çocuklarına nasıl yetiyor sunuz?' diye soruyor. Sevginin açamayacağı kapı yoktur. Bu çocuklar sevgiye muhtaç. Biz de onlara sevgi veriyoruz. Bu çocuklar kendi kaderlerini kendileri çizmemiş. Onları anne ve baba sevgisinden mahrum etmesinler. Bu yönde isteği olan ailelere bir adım atmalarını tavsiye ederim. Sonra gerisi geliyor. Kurumdaki çocukları ziyaret etsinler yeter, o zaman sevginin önemini anlayacaklardır."

Türkiye'nin savaştan kaçan Suriyelilere kapılarını açtığını vurgulayan Öztürk, "Bizim de çorbada bir tuzumuz olsun istedik. Her şeylerini karşılıyor devletimiz. Yalnızca eğitim sorunları var. Okulda misafir olarak görünüyorlar. Devletten tek isteğimiz Suriyeli çocukların eğitimi için destek" şeklinde konuştu.

- "Hepsini öz evlatlarım gibi görüyorum"

Gülser Öztürk de koruyucu aile oldukları çocuklara annelik yapabilme fırsatı bulduğu için mutlu olduğunu söyledi.

6 çocuğa bakmanın zor olduğunu ama tüm zorlukları sevgi ile aştıklarını anlatan Öztürk, "Her günüm onlarla ilgilenmekle geçiyor. Okula gidip, geliyorlar. Bütün çocuklarımızın hepsi eşittir. Ayrım yapmıyoruz. Hepsini öz evlatlarım gibi görüyorum" dedi.

Öztürk'ün kızı Hatice Öztürk ise 4 kardeşi daha olduğunu, onlarla güzel vakit geçirdiklerini, hepsini çok sevdiğini belirtti.

Öztürk, "Onlar evimizin neşesi. Mutlu bir aileyiz" dedi.

- Mardin'de 3'ü Suriye uyruklu 19 çocuk 13 ailenin yanında 

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde Koruyucu Aile Birimi Sorumlusu Bahar Kaya da Mardin'de şu anda 3'ü Suriye uyruklu 19 çocuğun 13 ailenin yanında bakım ve koruma altında olduğunu söyledi.

Kaya, Mardin'de bu hizmeti yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade ederek, koruyucu ailelerden de çok olumlu geri dönüşler aldıklarını belirtti.

Koruyucu aile olmak isteyenlerin birime başvuruda bulunabileceğini aktaran Kaya, "Gerekli işlemelerin ardından olumlu kanaat sağlanması halinde aile ile çocuğu görüştürüyoruz. İlk etapta çocuk sözkonusu eve izinli olarak gidiyor. Uyum sağlarsa çocuğu ailenin yanına kalıcı olarak yerleştiriyoruz. Koruyucu aile sayısı ne kadar çok artarsa o kadar güzel bir gelecek bizi bekleyecek" ifadelerini kullandı.