Kalkınma Bakanı Yılmaz:

Kalkınma Bakanı Yılmaz:
Kalkınma Bakanı Yılmaz:
- "Son 12 yılda 230 milyar dolardan 800 milyar dolara geldik. Şimdi 2 trilyon dolarlık bir ekonomi diyoruz. İhracatımız 36 milyar dolardı, 158 milyar dolar oldu. 2023 perspektifinde 500 milyar dolar" - "Çözüm Süreci aynı zamanda bir refah sürecidir, en büyük teşviktir. Çözüm Süreci sadece siyasi bir mesele değil, sadece temel haklarla ilgili değil, ekmeğimizle de doğrudan ilgilidir. Aşımızla, işimizle ilgili bir meseledir"

DİYARBAKIR (AA) - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Son 12 yılda 230 milyar dolardan 800 milyar dolara geldik. Şimdi 2 trilyon dolarlık bir ekonomi  diyoruz. İhracatımız 36 milyar dolardı, 158 milyar dolar oldu. 2023 perspektifinde 500 milyar dolar" dedi.

Bakan Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  AK Parti döneminde 81 vilayeti kapsar şekilde 26 bölgede kalkınma ajansı kurulduğunu anlattı.

Kalkınma ajansları aracılığıyla bölgelerin potansiyelini, hedeflerini ve stratejilerini tespit ettiklerini kaydeden Yılmaz, hibe programlarla proje destekleri sunduklarını söyledi.

Son hazırlanan "10. Kalkınma Planı" kapsamında, Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek 25 kritik dönüşüm alanı belirlediklerini ve bu alanlara ilişkin yol haritaları çıkardıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Dünyada bunu yapabilen çok az ülke var. Geleceğini bu detayla planlayabilen, önünü bu derece görebilen çok az ülke var. Onlardan biri de çok şükür Türkiye. Bunun altında yatan en önemli neden siyasi istikrar. Siyasi istikrar olunca geleceğinizi daha iyi planlayabiliyorsunuz, herkes bir tarafa çekiştirmiyor. Öngörülebilirlik sağlıyorsunuz. Yatırımların önünü açan da öngörülebilirliktir. Gelecek belirsizse, herkes bir tarafa çekiştiriyorsa öyle bir ülkede yatırım olmaz. Dışarıdan da yatırımcı o ülkeye gelmez. Ancak belirsizliği azaltmışsanız, öngörülebilirlik sağlamışsanız, güven ve istikrar tesis edilmişse o ülkenin kendi içerisindeki yatırımcıları da daha çok yatırım yapar, dış dünyadan da o ülkeye daha fazla yatırımcı gelir yatırım yapar. Türkiye son 12-13 yılda bunu başardı."

Gelecek dönem için "ikinci atılım dönemi" yorumunu yapan Yılmaz, "2023 vizyonumuz var. Bu kapsamda, 2 trilyon dolarlık bir ekonomi diyoruz. Son 12 yılda 230 milyar dolardan 800 milyar dolara geldik. Şimdi 2 trilyon dolara ulaşalım diyoruz. İhracatımız 36 milyar dolardı, 158 milyar dolar oldu. 2023 perspektifinde 500 milyar dolar" dedi.

Yılmaz, AK Parti iktidara geldiğinde enflasyonun yüzde 30'larda, faizlerin ise yüzde 64'lerde olduğunu anımsatarak, bu rakamların AK Parti iktidarı sonrasında tek haneye indiğine vurgu yaptı.

"Türkiye artık bir kritik eşiğe gelmiş durumda. Adeta prangalardan kurtulmuş vaziyette" diyen Yılmaz, gelecek dönemlerde Türkiye'yi çok farklı bir düzleme taşıyacaklarını dile getirdi.

- Türkiye, "Zenginler Ligi" yolunda

Kalkınma perspektifinde iki temel amacın bulunduğunu açıklayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Birincisi; orta gelirli ülkelerden yüksek gelirli ülkeler sıralamasına çıkmak. Buna birinci lig diyebiliriz. Amaç; dünyadaki zenginler ligine Türkiye'yi taşımak. İkincisi; insani kalkınma dediğimiz bir şey var. Orada da dört gruba ayırıyorlar ülkeleri; düşük insani kalkınma, orta insani kalkınma, yüksek ve en yüksek grup. Şu anda Türkiye yüksek insani gelişme grubunda, en yüksek gruba çıkarmak istiyoruz. Bir taraftan ekonomiyi büyütmek, bir taraftan sosyal adaleti sağlamak, bütün topluma büyümenin nimetlerini dağıtmak istiyoruz."

Eğitim ve sağlığa yapılan yatırımlarla fırsat eşitliğini geliştirmek istediklerini aktaran Yılmaz, batıda ne varsa doğuda da onun olmasını, kuzeyde ne varsa güneyde de aynısının bulunmasını istediklerini vurguladı.

Yılmaz, Türkiye'nin bütün bölgelerini kalkınma sürecine katmak istediklerini anlatarak, buna "kapsayıcı kalkınma" dediklerini, herkesi kucaklayan bir kalkınma süreci sergilediklerini söyledi.

- "Cumhuriyet döneminin en cömert teşviklerini biz getirdik"

Kalkınma Bakanlığının bölgesel politikalara büyük önem verdiğine işaret eden Yılmaz, "En son 4 bölgemiz için bölgesel eylem planları hazırladık. GAP Eylem Planı'nı yeniledik. DAP Eylem Planı'nı ilk kez hazırladık, DOKAP Eylem Planı ve KOP Eylem Planı'nı hazırladık. Bütün bunlar da önümüzdeki süreçte hayata geçecek" diye konuştu.

Sadece GAP ve DAP için 5 yıllık süreçte öngörülen kamu yatırımlarının 48 milyar lira olduğuna değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

"Buna ilaveten bu bölgelerimizde teşvik politikalarını devreye soktuk. 6. bölge dediğimiz teşvikler var. Cumhuriyet döneminin en cömert teşviklerini biz getirdik, özel sektör yatırımları için. Bunlarla istiyoruz ki özel sektör yatırımları da bu bölgede artsın. Çünkü kalkınmanın bir ayağında kamu var, diğer ayağında özel yatırımlar var. Özel yatırımları da geliştirmek gerekiyor. Bu anlamda da özel yatırımlara büyük teşvikler veriyoruz.  İnşallah şu çözüm sürecinin getirdiği huzur ortamı, kamu yatırımlarımızın sağladığı altyapılar ve teşvik politikalarımızla bu bölgede çok daha fazla üretim, daha fazla istihdam, daha fazla ihracat göreceğiz. Son 12 yılda önemli bir mesafe aldık, önümüzdeki dönümde bunu katlayarak devam edeceğiz inşallah."

Yılmaz, yatırımlar kapsamında devasa projelerin bulunduğuna işaret ederek, İstanbul'a yapılan üçüncü köprü, üçüncü havalimanı ve lastikli geçiş gibi bazı projelerin bütçe dışından kamu özel işbirliği modeliyle gerçekleştirildiğini ifade etti.

- "Projelerimize saldıranlar aslında gençlerimize, istihdama, üretime ve ekonomiye saldırıyorlar"

Silvan'da yapımı süren sulama barajına ilişkin de konuşan Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu gerçekten bu bölgelerin hayati projesi. Atatürk Barajı'ndan sonra GAP'ın en önemli sulama projesi. Hayata geçtiğinde 2-2,5 milyon dönüm arazi sulu hale gelecek. Burada en az 200 bin kişiye iş imkanı doğacak. Tarımsal üretim artacak, arazimizin değeri artacak, tarıma dayalı sanayiler gelişecek, ticaret artacak. Bu bölgenin gerçek anlamda ekonomik kurtuluşunu sağlayacak bir projemiz. Maalesef bu projelerimize de bazı saldırılar görüyoruz. Dün yine böyle bir taciz yapılmış. Bende hep soruyorum; neden bu projeleri istemiyorsunuz? Bu bölge halkı neden hizmet görmesin? Niye bu projelere saldırıyorsunuz? Bu projelerimize saldıranlar aslında gençlerimize, istihdama, üretime, ekonomiye saldırıyorlar ve gerçek zararı bu bölgede yaşayan insanlarımız çekiyorlar. Dolayısıyla bunlara hep birlikte sahip çıkmalıyız."

- "Türkiye'nin en büyük serveti genç insan gücüdür"

Yılmaz, çok sayıda mega projenin bulunduğuna dikkati çekti. TOKİ ve diğer kurumlarla yeni şehirleşme alanları oluşturduklarını dile getiren Yılmaz, "Türkiye yoluna devam ediyor. Çok sayıda bu tür büyük projeyi gerçekleştirebilecek güce sahip, tüneller yapıyoruz. Dağlık bölgelerden tüneller açıyoruz. Ama en önemlisi huzur ve güven ortamını tesis etmek. Halkımızın, çoluk çocuğumuzu, insanımızın daha iyi eğitim görmesini, daha sağlıklı koşullarda yetişmesini sağlamak. Türkiye'nin en büyük serveti genç insan gücüdür. Biz bunları sağlıklı yetiştirdiğimiz sürece donanımlı, iyi eğitimli yetiştirdiğimiz sürece Türkiye'nin beli yere gelmez" şeklinde konuştu.

- Çözüm Süreci

Yılmaz, "Çözüm Süreci aynı zamanda bir refah sürecidir, en büyük teşviktir" dedi. Kalkınma Bakanı Yılmaz, şöyle devam etti:

"Çözüm Süreci, sadece siyasi bir mesele değil, sadece temel haklarla ilgili değil, ekmeğimizle de doğrudan ilgilidir. Aşımızla, işimizle ilgili bir meseledir. Çünkü huzurun, güvenin, emniyetin olmadığı yerde ne özgürlükler yaşanabilir, ne ekonomik hayat arzu ettiğimiz şekilde devam edebilir. Özellikle de özel sektör yatırımları. Bakın, bir bütün teşvikleri verdiğimiz halde arzu ettiğimiz özel sektör yatırımları gerçekleşmiyor. Niçin? İşte bu huzur, güven ortamı. Çözüm Süreci ile birlikte kamu yatırımlarının yanı sıra özel sektör yatırımlarında da turizmde de ciddi ilerlemeler bekliyoruz. Ayrıca, bu bölgemizde kentsel dönüşüm şehirleşmeyle birlikte daha nitelikli insan gücünün bölgemize gelmesini bekliyoruz."