Mardin'de, "Kan Davalarının Nedenleri, Sonuçları ve Çözüm Arayışları" paneli

Mardin'de, "Kan Davalarının Nedenleri, Sonuçları ve Çözüm Arayışları" paneli
Mardin'de, "Kan Davalarının Nedenleri, Sonuçları ve Çözüm Arayışları" paneli
- Ortadoğu Halklarının Birliğini Koruma Kalkındırma ve Strateji Araştırmalar Derneği Başkanı Hedbi: "Kan davası insanlıkla başlayan bir sorundur ve bir koyun için birbirini öldürüp, 99 koyun keserek barışma kültürü yanlıştır"

MARDİN (AA) - Ortadoğu Halklarının Birliğini Koruma Kalkındırma ve Strateji Araştırmalar Derneği Başkanı Burhan Hedbi, "Kan davası insanlıkla başlayan bir sorundur ve bir koyun için birbirini öldürüp, 99 koyun keserek barışma kültürü yanlıştır" dedi.

İçişleri Bakanlığı, Mardin Artuklu Üniversitesi, Ortadoğu Halklarının Birliğini Koruma Kalkındırma ve Strateji Araştırmalar Derneği'nce Mardin'de, "Kan Davalarının Nedenleri, Sonuçları ve Çözüm Arayışları" konulu panel düzenlendi.

Bir otelde düzenlenen, İran, Irak ve Suriye 'den de uzmanların katıldığı panelde kan davaları çeşitli boyutlarıyla tartışıldı.

Burada konuşan Burhan Hedbi, çalıştayda, Suriye, Irak, İran'dan gelen akademisyen, din alimi, yazar ve alanında uzman kişilerle kan davalarının sebeplerini ve sonuçlarını masaya yatıracaklarını söyledi.

Hedbi, "Kan davası insanlıkla başlayan bir sorundur ve bir koyun için birbirini öldürüp, 99 koyun keserek barışma kültürü yanlıştır" diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından çalıştayda, "Kan davası ve siyaset", "Kan davalarında basının dili", "Habil ve Kabil'den günümüze öldürmek" ile "Tarihte kan davaları ve aşiretler" konularında sunum yapıldı.

Çalıştayla ilgili Türkçe, Arapça ve Kürtçe yayınlanan sonuç bildirisinde, kan davalarının çözülebileceği belirtilerek, bu kapsamda işlenen şiddet ve benzeri suçlarda direkt veya dolaylı olarak herkesin kendisine pay çıkarması sağlanarak, başkalarının suçlandığı kısır döngüden kurtulunmasının mümkün olacağı bildirildi.

"Kan davalarına, İslam hukukundaki, 'Sizin için kısasta hayat var' şeklinde tarif edilen kısas kavramının, kurumsal süreçler işletilmeksizin halk nezdinde, 'Seni öldüreni sen de öldürebilirsin' şeklinde yorumlanıp davranışa dönüştürülmesi, sorunlara taraf olan kişi ve grupların kendi adaletlerini sağlamak istemeleri, bölgedeki arazilerin bazılarının hala tapu ve kadastro işlemlerinin yapılmamış olması, yargılama sürecine duyulan itimatsızlık neden olmaktadır" ifadelerine yer verilen bildiride, kan davalarının önlenmesine ilişkin olarak şunlar kaydedildi:

"Sorunlar ortaya çıkmadan veya kan davasına dönüşmeden önce müdahale edebilecek sulh ve çözüm müesseselerin inşası ve işletilmesi, hukukun, adaletin kamu vicdanında karşılığı olacak şekilde sağlanması, farkındalık yaratan projelerin süreklilik arz edecek şekilde bölgede devam ettirilmesi, kan davalarının çözümü ve yenilerinin engellenmesi için alim, hukukçu, psikolog, sosyolog ve kanaat önderlerinden oluşan bir sulh ve çözüm komisyonunun kurulması, herkesin bu konuda üzerine sorumluluk alarak gereklerini yerine getirmesi."