Sanatçı Rojin'i koruyan polislerin ölümüne ilişkin dava

- Diyarbakır'da sanatçı Rojin'i korumakla görevli 3 polis memurunun hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili davanın görülmesine başlandı - Tanık Batu: "Kaza anına kadar arkamızdan koruma aracının geldiğini bilmiyordum" - Mahkeme, kazanın meydana geldiği karayolunda bilirkişi heyetince keşif yapılmasını kararlaştırdı

DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da sanatçı Rujin Ölker'i (Rojin) korumakla görevli 3 polis memurunun hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili davanın görülmesine başlandı.

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Muhsin Öner tekerlekli sandalye ile hazır edilirken, kazada yaşamını yitiren polis memuru Sıdkı Kara'nın babası İlhan Kara duruşmaya müşteki olarak katıldı.

Sanık Öner savunmasında, Mardin'den Diyarbakır istikametine seyir halinde normal hızla ilerlediği sırada sol tarafından yola dik şekilde bir aracın önüne çıktığını ileri sürerek, "Araç yakın olduğu için fren yapsam bile kurtaramayacaktım. Bu nedenle çarpışmamak için direksiyonu refüjün olduğu tarafa doğru kırdım" dedi.

Refüje sert girmesi nedeniyle ayağının kırıldığını iddia eden Öner, ayağı kırıldığı için frene tam basamadığından karşı yol çizgisine girmeden refüjden ilerlediğini ifade etti.

Karşıdan yönden gelen araçlardan birinin çarpışmadan yandan geçtiğini belirten Öner, şöyle konuştu:

"Bana çarpan araçta bulunanlar benim tarafıma doğru geldiler. Benim araca sol taraftan çarptılar. Çarpma esnasında karşı yönden gelen araçlar için ayrılan yola girmemiştim. Karşı yönden gelen araçlar için çizilmiş yol çizgisi ile refüj arasındaydım. Olay anlattığımdan ibarettir. Aleyhime olan kısımları kabul etmiyorum."

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tanık olarak ifadesine başvurulan Pelin Batu, "Kaza anına kadar arkamızda koruma aracının geldiğini bilmiyordum" dedi.

Batu, karşı yönden kendilerine doğru gelen araca çarpmamak için içerisinde bulunduğu otomobildeki sürücünün direksiyonu sağa doğru kırdığını belirterek, şunları söyledi:

"Araçla çarpışmadık ancak hemen ardından büyük bir gürültü duydum. Arkamızdaki aracın bizi ne kadar yakından takip ettiğini bilmiyorum ancak kazadan sonra öğrendiğime göre, koruma araçları yaptıkları iş gereği çok yakından araçları takip ediyormuş. Kazadan sonra aracı durdurup olay yerine koştuk ama polis, geçişimize izin vermedi. Daha sonra 3 koruma polisinin hayatını kaybettiğini öğrendik."

Cumhuriyet savcısı, delillerin henüz tam olarak toplanmaması hususunun dikkate alınarak, sanığın tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi.

Sanık avukatı Mehmet Şerif Öner ise kazada vefat edenlerin polis olması nedeniyle soruşturmanın hukuka aykırı bir şekilde yürütüldüğünü savundu.

Müvekkilinin kazadan sonra kalçası ve ayağı kırık olmasına rağmen tutuklandığını anımsatan Öner, şunları kaydetti:

"Bu şekilde cezaevine gönderildi ancak cezaevi müvekkilimi bu şekilde kabul etmediği için tekrardan hastaneye götürdük. Soruşturmaya ilişkin olarak hazırlanan bilirkişi raporunda çelişkiler bulunuyor. Keşif talebimizi yineliyoruz. Kazaya ilişkin tüm deliller toplanmıştır. Bu nedenle müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum."

Mahkeme heyeti verdiği kısa aranın ardından kazanın meydana geldiği karayolunda bilirkişi heyetinin keşif yapmasını kararlaştırarak, duruşmayı erteledi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Muhsin Öner hakkında, TCK'nin "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak" suçundan 2 ile 15 yıl arasında hapis cezası isteniyor.