Sur'daki tarihi camiye terör saldırısına tepkiler

Sur'daki tarihi camiye terör saldırısına tepkiler
Sur'daki tarihi camiye terör saldırısına tepkiler
- Diyarbakır Müftüsü İşliyen: "Dünyadaki bütün camiler, Kabe'nin şubeleridir. Öyle bakmak ve saygınlığını muhafaza etmek lazım" - "Çatışma ortamından camilerin de etkilenmesinden büyük üzüntü duymaktayız"

DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen, Sur ilçesindeki Osmanlı eseri Fatih Paşa (Kurşunlu) Camisi'ne yönelik terör saldırısına ilişkin, "Dünyadaki bütün camiler, Kabe'nin şubeleridir. Öyle bakmak ve saygınlığını muhafaza etmek lazım" dedi.

İşliyen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Müslümanların yaşadığı her şehirde merkeze bir cami inşa ettiğini söyledi.

"Peygamber Efendimiz Mekke döneminden sonra Medine'ye gittiğinde ilk olarak mescit yaptı" diyen İşliyen, şöyle konuştu:

"Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde oluşturulan şehirlere bakarsanız tamamında merkezde caminin yer aldığı görülür. Tarih boyunca Müslümanlar mabet ve mescitlere kendi evlerinden daha çok önem vermişler, imar etmişler, yaşatmışlar ve yaşatmaya devam etmektedirler. Yaşadığımız bu sıkıntılı dönemde çatışma ortamından camilerin de etkilenmesinden büyük üzüntü duymaktayız."

Tarih boyunca yaşanan savaşlarda dahi camilerin zarar görmediğine işaret eden İşliyen, savaş hukuku çerçevesinde insanların ibadet ettikleri mekanların korunduğuna dikkati çekti.

İşliyen, Sur'da yaşanan sıkıntılardan dolayı camilerin bazılarının bir süredir kapalı kaldığını dile getirerek, "Güvenlik probleminden dolayı arkadaşlarımız ne camileri açıp görevlerini yapabildiler ne de cemaat ibadetini eda edebilmek için camilere gelebildi. Yerinde tespit etme imkanı bulamadığımız tarihi ve mimari özellikleri dolayısıyla ayrı bir yeri olan Fatih Paşa Camimizin ne kadar hasar gördüğünü henüz tespit edebilmiş değiliz" diye konuştu.

- "Dünyadaki tüm camiler, Kabe'nin şubeleridir"

Kulluk görevinin, "Allah'ın evi" olarak nitelendirilen camilerde yapıldığını ifade eden İşliyen, "Dünyadaki bütün camiler, Kabe'nin şubeleridir. Öyle bakmak ve saygınlığını muhafaza etmek lazım" değerlendirmesinde bulundu.

İnsanın, Allah katında bina ve mabetlerden daha kutsal bir varlık olduğunu vurgulayan İşleyen, şöyle devam etti:

"İnsan  hayatının kutsallığını kesinlikle gözardı etmeden, yaşama daha çok sevgiyi, muhabbeti, kardeşliği merkeze alarak, ne söyleyeceksek birbirimize bu çerçevede söylemeliyiz. İnsanların konuşarak rahatlıkla anlaşabildikleri bir dünyada yaşıyoruz. Bu kadar gelişmenin içerisinde bunu başaramamak hakikaten çok ciddi bir eksikliktir. Mabetlerimizi, mescitlerimizi korurken, kalplerimizi ve bedenlerimizi de korumak ve bu sıkıntılardan ruh dinginliğiyle kurtulabilmek için çaba göstermek hepimizin üzerine düşen bir vazife olsa gerek."

- "Huzurun hakim olması gerekiyor"

İşliyen, Hazreti Muhammed'in "Mescit bina edene Allah'ın cennette bir köşk bina edeceği, hatta camiden bir saman çöpünü alıp dışarıya çıkaranın sevabının Allah katında yazıldığını" buyurduğunu aktardı.

"Çatışma, kavga ve gürültü içinde insanların gözü neredeyse bu kutsallığı bile göremez hale geliyor. Asıl gözden kaçırılmaması gereken noktanın bu olduğu kanaatindeyim" ifadelerini kullanan İşliyen, şunları kaydetti:

"Bir camiyi, tarihi niteliğini kaybetse bile belki yeniden imar edebilir, çimentosunu, taşını temin edersiniz ama giden insan eğer bir de Allah'ın rızasını kazanarak yaşamamış ve ölmemişse onu dünyaya geriye getirmek için dünyaları seferber etseniz buna imkan bulamazsınız. Bu çerçevede mutlaka hem mabetlerin hem de kalplerin ve insanların zarar görmemesi için bir an önce sulh, sükun ve huzurun hakim olması gerekiyor."