Türkmen köylerine yönelik kara harekatı

Türkmen köylerine yönelik kara harekatı
Türkmen köylerine yönelik kara harekatı
- Suriye'nin kuzeyindeki Türkmen köylerine yönelik başlatılan kara harekatına sivil toplum kuruluşları temsilcileri tepki gösterdi - USTAD Başkanı Ahmet Akgül: - "Türkiye'ye yansımaları olumsuz olacak diye düşünüyorum" - Mardin-Suriye Yardımlaşma Platformu Başkanı Günlüoğlu: - "Oradan gelecek insanlar, çadırlara veya değişik yerlere yerleştirildikleri takdirde biz, onları misafir etmeye gayret göstereceğiz" - SİM-DER Temsilcisi Bilim: - "Türkiye Kobani'deki Kürtlere ve Araplara sahip çıktı. Türkmenlere de sahip çıkılacağını umuyoruz" - Elazığ Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Dönüm Sözcüsü Bahşi: - "Bu savaşın bitmesi için Birleşmiş Milletleri, İslam ülkelerini insanlık adına herkesi göreve çağırıyoruz"

MARDİN (AA) - Suriye'nin kuzeyindeki Türkmen köylerine yönelik başlatılan kara harekatı sivil toplum kuruluşları tarafından kınandı.

Esed rejiminin, Rusya'nın da desteğiyle muhaliflerin kontrolündeki Türkmen köylerine başlattığı saldırılara tepkiler sürüyor.

- Mardin 

Mardin'de faaliyet gösteren Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Derneği (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yanı başındaki Bayırbucak Sünni Türkmenleri'ne yönelik kara harekatını endişeyle takip ettiklerini belirtti.

Akgül, Türkiye'nin, bu hususu dünya kamuoyu ile paylaşması ve Bayırbucak Türkmenleri'ni yalnız bırakmaması gerektiğini ifade etti.

Suriye'de daha önce diğer Sünni arap bölgelerinin kıyımdan geçirildiğini anlatan Akgül, "Bugün maalesef Sünni olan Bayırbucak Türkmenleri'ne bu yapılıyor. Bunun zararı yarın özellikle enerji koridorunun tamamlanmasının ardından, kesinlikle Türkiye'ye yansımaları olumsuz olacak diye düşünüyorum" dedi.

Mardin-Suriye Yardımlaşma Platformu Başkanı Lütfü Günlüoğlu da Suriye'deki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini ve son günlerde Türkmen bölgesine yapılan haksız ve gayri insanı saldırıların kendilerini ciddi şekilde üzdüğünü belirtti.

Günlüğoğlu, "Oradan gelecek insanlar, çadırlara veya değişik yerlere yerleştirildikleri takdirde biz, onları misafir etmeye gayret göstereceğiz" diye konuştu.

Sorunun çözümünü siyasetten beklediklerini vurgulayan Günlüoğlu, şunları kaydetti:

"Bu saldırılar hiç kimseye fayda vermeyecektir. Ne Türkmenler'e, ne Kürtler'e, ne Araplar'a. Hiçbir şekilde haksız saldırının yapılmasını arzu etmiyoruz. Bu tür saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Bütün dünyanın ve bölgenin bir sorunu haline gelmiştir. Platform olarak arzu ettiğimiz tek şey, bu sorunun bir an önce siyaseten bitirilmek suretiyle çözüme kavuşturulması ve bu insanların sağ salim evlerine dönmelerini sağlamaktır." 

- Siirt

Tüm Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mitat Beydoğan ise Siirt'te yaptığı açıklamada, saldırıları şiddetle kınadıklarını belirterek, Kobani bölgesine gösterilen hassasiyetin Türkmenleri için de gösterilmesini istediklerini vurguladı.

Siirt için Mücadele Derneği (SİM-DER) Temsilcisi Suat Bilim de kukla olarak nitelendirdiği Esad'ın Batılılıların o topraklar üzerindeki emellerine ulaşabilmesi saldırılar yaptığını belirterek, "Oradaki amaç, Kuzey Irak'tan Afrin bölgesini de kapsayan Laskiye'ye kadar bir koridor oluşturmak. Bu koridorda da Kuzey Irağın petrolünü Türkiye üzerinden değil oradan geçirmek anlamında bir çalışmaları var. işte Esad rejimi ve İŞİD'in saldırıları bunun bir parçası" diye konuştu.

Bilim, Türkiye'nin Kobani'deki Kürtlere ve Araplara sahip çıktığını Türkmenlere de sahip çıkılacağını umduklarını bildirdi.

İslam dünyasının dört bir tarafında kan aktığına vurgu yapan Siirt Davet ve Kardeşlik Derneği Başkanı Mustafa Ayaz da zalimin kim olduğuna bakmaksızın zulmün karşısında olunması gerektiğini kaydetti.

Ayaz, "Bütün zalimler için yaşasın cehennem diyoruz. Suriye'deki Müslümanların kasabı haline gelen ve sicili zulümle dolu olan Hafız Esad'ın oğlu Beşşar Esad'ı ve bütün zalimleri lanetliyoruz. Allah, bütün mazlumların da yardımcısı olsun. Mazlumların sesi olmamız gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

- Elazığ

Elazığ Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Dönüm Sözcüsü İbrahim Bahşi ise Rus güçlerinin desteği ile Esad rejiminin Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesinde başlattığı kara harekatının terörle mücadele ile ilişkisi olmadığını bunun sivil ve masum insanlara yönelik bir saldırı olduğunu savundu.

Masum insanların öldürülmesinin savaş hukuku açısından suç olduğuna dikkati çeken Bahşi, şunları söyledi:

"Rusya'nın ve Esad Rejiminin Suriye'de yaptığı bu zulmün bir an önce durdurulması gerekmektedir. Masum insanların her nerede ve hangi milletten olursa olsun öldürülmesi savaş hukuku açısından suçtur. Suriye'de bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Dünya ve insanlık bu yaşanan dram ve zulüm karşısında sessiz kalmamalıdır. Ortadoğu'da oynanan oyunlar bitmelidir. Suriye'de yaşanan bu savaşın biran önce bitmesi en büyük temennimizdir. Bu savaşın bitmesi için Birleşmiş Milletleri, İslam ülkelerini insanlık adına herkesi göreve çağırıyoruz."