"Yeni Anayasa ve Çözüm Süreci'nin Bölge Ekonomisine Katkısı"

"Yeni Anayasa ve Çözüm Süreci'nin Bölge Ekonomisine Katkısı"
"Yeni Anayasa ve Çözüm Süreci'nin Bölge Ekonomisine Katkısı"
- Kalkınma Bakanı Yılmaz: - "Çözüm Süreci, bir refah sürecidir, en büyük teşviktir. Bu sürece sahip çıkalım, Türkiye'nin demokratik istikrarına sahip çıkmamız gerekir"

DİYARBAKIR (AA) - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çözüm Süreci'nin refah süreci ve en büyük teşvik olduğunu belirterek, "Bu sürece sahip çıkalım. Türkiye 'nin demokratik istikrarına sahip çıkmamız gerekir" dedi.

Yılmaz, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezinde düzenlenen "Yeni Anayasa ve Çözüm Süreci'nin Bölge Ekonomisine Katkısı Konferansı"nda, düşünce hürriyetinin bulunmadığı ortamlarda yenilikçiliğin mümkün olmadığını söyledi.

AK Parti iktidarı döneminde devletin insana hizmet için var olduğu anlayışının hakim kılındığını ifade eden Yılmaz, Anayasa'da atılan bazı adımlarla "vesayetçi" denilen grubun hakimiyeti altındaki bazı mekanizmaların zayıflatıldığını dile getirdi.

Geçmişte devletin belli bir grubun elinde, toplum üzerinde tahakküm kurduğunu anlatan Yılmaz, " AK Parti döneminde devlete yüklenen anlam değişti. 'Devlet değil, öncelikli olan insandır, millettir' dendi. Devleti vesayetçi anlayışlardan çıkarıp, herkesin devleti haline getirdik. Belli azınlığın kontrol ettiği ve topluma tahakküm ettiği mekanizma değil, toplumun sahip olduğu ve topluma hizmet eden hukuk yapısı olarak ön plana çıktı" ifadesini kullandı.

- Çözüm Süreci

Çözüm Süreci'ne sahip çıkılması gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, ekonominin kalkınması için iki kritere ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Yılmaz, Çözüm Süreci güçlü hükümetle tamamlandığında, silahlar susturulduğunda, insanların kafasında hiçbir soru kalmadığında, ekonomide büyük sıçrama olacağına dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bunun için huzur ve güven ortamını sağlamamız lazım. Bunu sabote etmeye kalkanlara çok net duruş sergilemek gerekir. Çözüm Süreci, bir refah sürecidir, en büyük teşviktir. Bu sürece sahip çıkalım. Türkiye'nin demokratik istikrarına sahip çıkmamız gerekir. İkincisi ise yerel aktörlerin güç birliğidir. Kalkınmayla ilgili kim varsa, diğer meseleleri bir kenar bırakıp, bir araya gelmeleri gerekir. İdeolojileri bir kenara bırakmak gerek. İşte bunları yapabilirsek, Diyarbakır, Ortadoğu 'nun üretim, kültür ve turizm merkezi haline gelir."

Konferansa AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Memur-Sen İl Temsilcisi Yunus Memiş, AK Parti Diyarbakır milletvekili adayları Alaattin Parlak ve Fazıl Hüsnü Erdem ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.