2020 yılında flört

2020 yılında flört
2020 yılında flört
Araştırmalara göre geleceğin flört alışkanlıkları değişecek. Günümüzde şüpheyle yaklaşılan internet, flörtün yeni adresi olacak
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

İngiliz araştırma kuruluşu Social Issues Research Centre’ın 2004’te yayımladığı raporda flört, iki kişi arasında oluşan elektrik sonucu, cinsellik ya da tamamen eğlence amaçlı bir sosyalleşme metodu olarak tanımlanıyor. Aynı rapora göre, günümüzde flört için en uygun olan partiler, kafe ve restoranlar ya da iş ortamları, 2020 yılında yerini sanal aleme bırakacak. Yaptığımız sokak röportajları, yaşları 19- 47 arasında değişen internet kullanıcılarının sanal âlemde flörte henüz sıcak yaklaşmadığını ortaya koydu. 50 kişiden 37’si, “İnternette flörte sıcak bakar mısınız?” sorusuna “Hayır” cevabı verdi. İlginç bir şekilde, katılımcıların 46’sı sosyal paylaşım sitelerine üye. Sorularımıza cevap veren 28 erkeğin 24’ü kendilerine atılan mesajlara olumlu yönde cevap vererek, internette flört etmeye sıcak bakıyor. Ancak 22 kadın katılımcıdan 19’u sadece arkadaşlarıyla konuştuğunu söylüyor ve tanımadığı kişilerden yollanan mesajlara cevap vermiyor. İngiliz SIRC’nin flört raporuna göre, sanal aleme olan güvensizlik, önümüzdeki yıllarda kırılacak. 

Siber flört romantizmi kurtaracak
Flört her ne kadar alınan elektrikle ilgili olsa da, aşkını çevrimiçi arayanların sayısı her geçen gün artıyor. Günümüzde sosyalleşme yöntemi olarak kullanılan internet, gelecekte flört etmenin en etkin yöntemi olarak kullanılacak. Rapora göre internet flörtü, romantizmnin yeniden yükselmesine neden olacak; çiftler bu yöntemle gece kulüplerinde ya da restoranlarda tanışıp cinsel maceralar yaşamak yerine, birbirlerini eski usül aşk mektupları ( ya da yeni adıyla aşk e-mailleri) yazarak, tanışma sürecini uzun vadeye yayacaklar. Günümüzde teknolojik gelişmelere özellikle internete şüpheyle yaklaşan ve çocuklarının sanal âlemde uzun zaman geçirmesini sağlıklı bulmayan anne ve babalar da, sanal flörtü daha sağlıklı bularak, çocuklarını bu yönde destekleyecekler.
Üyeleri her geçen gün artan çöpçatan siteleri, 2020 yılında daha fazla kabul görerek, uzun vadeli ilişki yaşamak ya da evlenmek isteyenlerin en çok kullandığı platformların başında gelecek. Yapılan öngörüye göre internet siteleri de evrim geçirerek, birbirlerine uygun buldukları adayların tanışarak yakınlaşması için etken rol oynayacak. Bu durum evliliklerin daha sağlıklı olmasını da sağlayacak; çiftler birbirlerine benzer sosyal çevrelerden geldikleri ve ortak zevkleri paylaştıkları için daha uyumlu olacaklar. Profilde verilen bilgilerin sağlıklı olup olmadığı daha etkili bir biçimde denetlenecek, böylece sanal ağlarda eş arayanları hayal kırıklığına uğraması da büyük ölçüde engellenecek. 

Kadınlar daha aktif olacak
SIRC’nin raporuna göre günümüzde hâlâ konu olan “Kadın erkeğe çıkma teklif edebilir mi?” sorusu, bundan 10 yıl sonra tarih olacak. Son 30 yıldır flört konusunda üzerlerindeki toplumsal baskıyı kırma konusunda kayda daeğer yol kat eden kadınlar, önümüzdeki 10 yılda verilen seminerler, yazılan kitap ve makaleler sayesinde daha ‘özgür’ hissedip, flörtün başlamasında etkin rol oynayacak. Kadınların erkeklere karşı olan ilgilerini belli etmeleri ya da onları yemeğe davet etmeleri, garip değil, doğal karşılanacak. Rapora göre erkeklerin karşı cinsten gelen talep yüzünden, zaman içerisinde pasifleşme eğilimine gitmeleri olası. 

Flört karşıtı hareketler artacak
Kuzey Amerika’da yeni yeni başlayan ve İngiltere’ye sıçrayan muhafazakarlık anlaşıyı, önümüzdeki on yıl içerisinde biçim değiştirerek ‘flört fobisine’ dönüşecek. Yanlış anlaşılma ya da ‘hafifmeşrep’ damgası yeme korktusu insanları daha mesafeli davranmaya itecek. İşverenlerin ve akademik çevrelerin flört konusunda çalışanlara karşı uyguladığı kuralların sıkılaşması da durumu olumsuz yönde etkileyecek.

‘Flört candır’

PSİKOLOG AYŞEGÜL DENİZCİ*
Flört iki insan arasındaki cinsel çekime karşılık kazandıran, belirleyen, canlandıran, dışa vuran, doğal sözlü ve/veya sözsüz iletişimdir. Flört etmek beynimizde milyonlarca sinir hücresini aktive eder. Bu durum beynin içinde bağışıklık sistemimize de yarayan bir çok hormonun salgılamasına da neden olur. “Seni düşünmek tüm bedenimi ateşli bir sarsılmayla ele geçiriyor” cümlesi yalnızca bir şairin değil sağlıklı her bireyin hissedip yaşayabileceği duyumlardır. Coşku dolu mutlu bir heyecan diye tarif edebileceğimiz bu duyguları, çeşitli derecelerde yaşamanın kendisi bile yaşam enerjimizi, hayata bağlılığımızı artırır. İnsan ilişkileriyle var olur ve ilişkilerimiz yaşamımızdır.
Araştırmalara göre, ABD’de 1890’da her 10 evlilikten 1’i boşanmayla sonuçlanıyorken, bugün bu oran her 10 evlilikten sadece 3’ünün ayakta kalması şeklinde değişmiştir.
Türkiye ’de boşanma oranları son 10 senede %245 oranında artmıştır. Türkiye’nin bu artış hızı ABD’yi geçmiştir.
İkinci defa evlenenlerin boşanma oranlarının evliliklerindeki boşanma oranlarının ilk defa evlenenlerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Boşanmış ailelerin çocuklarının yüzde 25’inin on dört yaşından önce içki ve uyuşturucuyla tanıştığı tespit edilmiştir, iyi aile bağlarına sahip çocuklarda ise bu oran yüzde 9.
Berkley Üniversitesi’nden Judith Wallerstein’in araştırma sonuçlarına göre iyi aile bağlarına sahip olan çocukların yüzde 80’i evlenirken, boşanan ailelerin çocuklarında bu oran yüzde 60’a düşüyor Yine iyi aile bağlarına sahip çocuklar yetişkinliklerinde yüzde 61 oranında çocuk sahibi olurken, boşanan ailelerde bu oran yüzde 38’e düşmektedir.
Bu tabloda da görüldüğü gibi gerek dünyada, gerekse ülkemizde ilişki sorunları bireyin mutluluğunu tehdit etmekte ve bu da toplumsal bir soruna dönüşmektedir. Yapılan klinik araştırmalara göre; ilişkiler flörtün bitmesiyle yavanlaşıyor, giderek sıkıcı olmaya dönüşen ilişkiler, sorunu dışa vurmak amaçlı bahanelerle davranışsal şikayetlere dönüşüyor. Şikayetlerin artması şiddet şeklinde kendini dışa vuruyor. Bu olumsuz döngünün sonucu, parçalanan aile ve sefil olan çocuklar tablosu olarak karşımıza çıkıyor.
Bereket versin insan her duruma adapte olduğu kadar, içinde bulunduğu olumsuz durumdan olumluya doğru da yönelen bir canlı. Elindeki olanakları sorununu gidermekten yana kullanmakta. Teknoloji çağında internet aracılığıyla, tüm dünyanın internete bağlı diğer insanlarıyla tanışma olanağı içindeyiz. İnternet üzerinden kurulan iletişimle başlayan ilişkiler büyük bir hızla artıyor. Artık Amerikalılar yüzde 40, Avrupalılar yüzde 39 oranında internetten buluyor sevgilisini, eşini. Türkiye’de de durum farklı değil. Bu konuda yapılmış bir araştırma olmasa da tahminler, Türkiye’de en az 15 milyon kişinin arkadaş-eş bulma sitelerini kullandığını gösteriyor. Bugün Türkiye’deki arkadaş bulma sitelerinin sayısı 100’ün üzerinde. İnsan flört halinde kalmayı aşırı sorumluluk yüklediği ya da yükleneceği bir ilişki kurmaktan kaçınmak amaçlı da kullanabiliyor.
Bir ilişki danışmanı olarak teklifim; flörtü ilişki içinde hiç bitmeyen bir oyun gibi sürdürmek ve yaşamın her anına yaymaktır. Flört karşılıklı etkileri canlı tutar. Bir belirsizlik oyunu olarak, sürpriz, ikna edilme düşüncesi ile bir miktar kararsızlık ve kuşku içerir ki bu da ilişkinin sönmeden canlı kalmasını sağlar. Flört beklenti, heyecan ile belirsizlik arasındaki bağlantıyı kurar erotik olan çalkantıdır.
*İlişki danışmanı ve Siberalem.com sitesinin kurucu ortağı

İnternette flörtle ilgili 5 soru:
1 Sanal âlemde tanışmaya/ flört etmeye sıcak bakıyor musunuz? 
2 Herhangi bir sosyal paylaşım ya da çöpçatanlık sitesine üye misiniz? 
3 Bu ağlarda profilini beğendiğiniz kişiyle tanışma girişiminiz oldu mu? 
4 Size flört amaçlı yollanan mesajlara karşılık verir misiniz?
5 İnternet üzerinden yapılan flört size gerçekçi geliyor mu?

Irmak (Öğrenci, 21)
‘Tanımadığım biriyle konuşmam’
1) Hayır.
2) Sosyal paylaşım sitesine üyeyim, ama arkadaşlık sitelerine değil. Zaten çöpçatan sitelerinde kısmet arayanları da çaresiz buluyorum.
3) Bilmem, yollamam herhalde.
4) Genelde karşılık vermem ama ortak arakadaşlarım varsa, ismini duymuşsam ve resmini de beğenirsem cevap verebilirim.
5) Karşılıklı görüşmek çok daha sağlıklı. İnternetteki insanı ne kadar tanıyabilirsin ki, belki her şeyi uyduruyor. Ama bir kere tanışmışsındır, sonra internet üzerinden konuşursun, öyle olabilir. Tanımadığım biriyle kesinlikle konuşmam.

İbrahim (Öğrenci, 21)
‘Sosyal paylaşım siteleri samimiyetsiz’
1) Hayır bakmıyorum. Öyle ortamlarda işim olmaz.
2) Değilim, bu tarz işlerle uğraşmaktan hoşlanmam.
3) İlgilenmediğim için olmadı.
4) Üye değilim ama vermezdim herhalde.
5) Bir kafe ya da restoranda yüzyüze yapılan flört hoşuma gider, bilgisayar başındaki değil. Sonuçta oralarda aşk arayanların asıl amaçları da belli zaten. Samimiyetsizlik var.

Selen (Öğrenci, 22)
‘Sanal hiçbir şeye sıcak bakmam’
1) Kesinlikle onaylamıyorum böyle şeyleri.
2) Sosyal paylaşım sitelerine üyeyim ama arkadaşlık sitelerine değil. İnternet üzerinden flörtü doğru bulmuyorum. Güvenilir değil, karşınızdaki yalan mı doğru mu söylüyor, bilemezsiniz.
3) Kesinlikle olmadı.
4) Eğer bu insan tanıdıksa olabilir. Gerçi sanal olan hiçbir şeye sıcak bakmıyorum. İnsanların oradaki yaklaşımlarına güvenemezsiniz.
5) Karşılıklı görüşmek çok daha samimi geliyor. Karşımdakinin amacını daha rahat anlayabilirim.

Hakan ( Öğrenci, 28)
‘Karşı taraf çok ısrarcı olursa tanışırım’
1) Açıkçası biraz yapay buluyorum, onun için düşünmem.
2) Evet, üyeyim.
3) Arada oluyor böyle şeyler.
4) Bana mesaj atanlara genelde cevap veriyorum. Neden vermeyeyim ki? Sonuçta onlar tanışmak istiyorlar.
5) Sanal alemde flört yapıma aykırı, ama karşı taraf çok ısrar ederse bir süre konuşabilirim. En sonunda yüz yüze görüşmemiz gerekir.

Emel (Eğitim Danışmanı, 27)
‘İnternette tanışıp evlenenler de var’
1) Böyle şeylerin gerçekliğine inanmıyorum.
2) Paylaşım sitelerine üyeyim ama sadece arkadaşlarımla konuşmak için.
3) Hiç öyle bir girişimim olmadı. Bana gelen tekliflere de bakmam bile, hemen silerim.
4) Ortak arkadaşım varsa, aynı okulda ya da iş yerindeysek mesajına cevap veririm. Ama flört amaçlı değil, sohbet için.
5) Bence zaman kaybı. “İnternette çok iyi anlaşıyoruz” diyenler çoğu zaman karşı karşıya gelince hayal kırıklığına uğrar. Ama arkadaşlarımdan biri de internette tanıştığı biriyle evlendi. Binde bir bile olsa böyle şeyler olabiliyor.

Fikri (İşletmeci, 30)
‘Herkes klavyesinin ardına saklanıyor’
1) Daha gençken ICQ gibi sitelerde tecrübem oldu, ancak şu an sıcak bakmıyorum.
2) Facebook’a üyeyim, arkadaşlık sitelerine değil.
3)Zamanında böyle girişimlerim olmuştu.
4) Erkek tarafı daha farklı, bekarsanız ve bir kadın size arkadaşlık teklifinde bulunuyorsa, kabul edersiniz.
5) Gerçeklikten yanayım. İnternette herkes klavyesinin ardına saklanıyor.