40 yaş: Testosterona veda, andropoza merhaba!

40 yaş: Testosterona veda, andropoza merhaba!
40 yaş: Testosterona veda, andropoza merhaba!
Yaşla birlikte doğal olarak azalan testosteronun yol açtığı sorunlara andropoz deniyor. Testosteron azaldıkça cinsel istek azlığı, sertleşme problemi, kansızlık gibi belirtiler oluşuyor. Üstüne bir de depresif düşünceler ekleniyor. Prof. Dr. Halim Hattat çözüm yöntemlerini anlatıyor
Haber: FERHAN KAYA POROY - fkaya@doganburda.com / Arşivi

Testosteron ne işe yarar?
Testosteron yoksunluğu hayati bir öneme sahip olmasa da bu hormonun varlığı erkek özelliklerinin gelişimi ve fonksiyonu için şarttır. Testosteron, etkinliğini daha anne karnında göstermeye başlar. Anne karnında erkek özelliklerinin oluşmasına katkıda bulunur. Sonra ergenlik döneminde de ikincil seks özelliklerinin gelişimini sağlar. Androjenler vücutta kıllanmayı, ses kalınlaşmasını, sebum üretimini, kas kütlesinde artışı ve kan yapımını tetikler. Testosteron genel sağlığı, fiziksel ve zihinsel performansı etkiler. Aynı zamanda bu hormon duygusal durum ve motivasyon için de önemlidir. Testosteron eksikliği görülen erkeklerde depresyon ve motivasyon güçlüğüne sık rastlanıyor. Testosteronun cinsel davranış ve aktivite üzerinde önemli etkileri var. Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları, cinsel aktivite kadar orgazm ve ejakülasyonun sıklığı da androjenler tarafından yönetiliyor. 

Testosteron eksikliği neden olur?
Testiste testosteron üretimi azalabilir veya testis dışı nedenlerle azalabilir. Testislerde testosteron üretimindeki azalmayı inmemiş testis vakalarında, testis travmalarında hatta komplike olmuş kabakulak vakalarında görüyoruz. Kısaca testis dokusunu azaltacak tüm durumlarda testosteron üretimi azalır. Ancak özellikle yaşla birlikte testislerde testosteron üretiminde bir düşüş olur. Bu durumda andropoz dediğimiz bir klinik duruma yol açar. Bir de beyindeki hormon denetimi yapan hipofizden kaynaklanan bazı durumlarda hormon üretimi bastırılabilir. Kilo fazlalığı, kötü beslenme ve bel çevresi kalınlığı gibi risk faktörleri de testosteron seviyelerini azaltır. 

Eksikliğinin sonuçları nedir?
Eğer çocukluk ve ergenlikte vücut testosteron üretmezse, cinsel organların büyümesinde ayrıca genel olarak kas kütlesi gelişiminde azalma, ses kalınlaşmasının olmaması, vücut kıllarında azlık, meni hacminde azalma veya meninin hiç olmaması, penis ve testislerde hacim eksikliği, memelerde büyüme (jinekomasti) gibi şikayetler olur. Yetişkinlik döneminde oluşursa andropoz denilen durum gelişir. 

Andropoz nedir?
Andropoz, yaşla birlikte doğal olarak azalan testosteronun yol açtığı klinik bir tablodur. Cinsel istek azlığı, sertleşme problemi, testis hacminde azalma, kıllanmada azalma, vücut yağlarında artış, kas ve kemik kütlesinde azalma, kansızlık gibi belirtiler oluşur. Bir de daha sübjektif sorunlar gelişir. Yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, sıcak basmaları, huzursuzluk, depresif düşünceler de meydana gelir. 

Andropoz yaşı geriledi
Kaç yaşında başlar?
Genelde 40’lı yaşlardan itibaren oluşur. Ancak günümüzde beslenme, hareketsizlik, aşırı stres, kilo fazlalığı gibi hayat tarzı alışkanlıklarından dolayı daha erken yaşlarda görmeye başladık. Mesela özellikle yoğun sorumluluğu olan, iş yükü fazla erkeklerde daha genç yaşlarda testosteron eksikliği oluşabiliyor. 

Eksikliği nasıl anlaşılıyor?
Testosteron ölçümü için sabah saatlerinde aç karnına herhangi bir laboratuvara gidip kan vermek yeterli. Bu şekilde toplam ve serbest testosteronlar ölçülür. Cinsellikle ilgili kısım araştırılırken seks hormonunu bağlayan globulin de ölçülür. Bir ürolog bu verileri rahatlıkla yorumlayabilir, yani hastaya testosteron oranının yüksek ya da düşük olduğunu söyleyebilir. 

Ne kadar süre devam eder takviyesi?
Testosteron hormon eksikliği tespit etmişsek bunu dışardan takviye etmek mümkündür. Hormon takviyelerinin bu konuda deneyimli bir uzman tarafından dikkatle yapılması ve düzenli aralıklarla kan seviyelerinin kontrol edilmesi gerekir. Hormon takviyelerinde biz aylık olarak kontrolleri öneriyoruz. Özellikle erkeklerde hormon seviyelerinin yanında iki ayda bir PSA yani prostat spesifik antijen miktarına bakıyoruz. Hormon tedavileri bu aylık kontrollere göre devam eder ve hormon eksikliği giderildiğinde tedavi tamamlanmış olur. Ancak cinsel sorunlar devam ediyorsa diğer risk faktörlerine bakılır. Unutulmaması gereken şu ki isteksizliği yaratan diğer alanların, kişiye ve ilişkiye ait diğer sorunların dikkatle incelenmesi gerekir. Çoğu zaman hormon eksikliğine bağlı cinsel isteksizlik yaşayanlarda diğer faktörleri de görüyoruz. Hayat tarzı da hormonlarda önemlidir. Kilo fazlalığı, beslenme bozukluğu, hareketsizlik de hormon dengelerini bozabilir. 

Testosteron eksikliğinde performans ilaçları işe yarar mı?
Hormon eksikliğinden dolayı erkek isteksizlik yaşar. İstek olmadığında damardan sertleşmeyi sağlayan bazı maddeler örneğin nitrik oksit salgılanamaz ve bu durumda sertleşme problemi de oluşur. Bu durumda hormon takviye edildiğinde istek geri geldiğinden sertleşme de geri gelir. Bu nedenle erkekte cinsel isteksizliğe bağlı sertleşme kaybı varsa ve hormonları düşükse önce hormon takviyesi düşünürüz. Ama sertleşme hala geri gelmemişse, altta yatan diğer damarsal, sinirsel, yapısal sorunları, diyabet-kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarını, kullanılan ilaçları, psikolojik yapıyı, hayat tarzını inceleyerek sertleşme sorununa neyin yol açtığını araştırırız. Sonra bu tip ilaçlardan veya sertleşme tedavisinde kullanılan diğer yöntemlerden yararlanırız. 

Testosteronu düşük ve yüksek erkeklerin farkları nedir?
Testosteronu yüksek erkekte aşırı anormal bir cinsel istek değil ama cinsel arzu tamdır. Testosteronu düşük olan erkekte cinsel istek azalmıştır, kendisini güçsüz ve halsiz hisseder. Konsantrasyon azalmıştır, çabuk yorulur. Depresif hisler içinde olabilir. Sakalın, bıyığın kuvvetinin azalması, vücut kıllarının dökülmeye başlaması düşük testosteron belirtisidir. 

Peki iktidarsızlık nedir?
Tıp dilinde ‘cinsel işlev bozukluğu’ dediğimiz şey, halk arasında iktidarsızlık diye adlandırılıyor. Ancak iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak kullanıldığından biz ‘cinsel işlev bozukluğu’ veya ‘sertleşme sorunu’ demeyi tercih ediyoruz. Bir insanın, üç ayı aşkın bir süre cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu adı verilir. Yani hayatının belirli bir döneminde tek bir kez başarısız olan insanın hemen doktora koşması gerekmiyor. Ancak bu durum altı ay devam ederse doktora başvurmalıdır.


İktidarsızlığın sebepleri
1990’lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90’ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu. Ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000’li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorununun esas büyük nedeninin organik olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Konu ele alınırken üç aşama inceleniyor.
1. Organik sebepler
2. Psikolojik sebepler
3. İkisinin de birlikte olduğu nedenler 

Organik faktörler
Damarsal faktörler: Bunu anlatmak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır. İleti sinir sistemiyle penise ulaştığında içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç damarları gevşetmektir. Damarları gevşetmekte nitrik oksit dediğimiz bir madde yapıtaşı teşkil eder. O maddenin mutlaka olması gerekir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken, iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin gevşeyen dokusunun içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya çıkarak sertleşme sorununu oluşturur.
Alzheimer, multiple skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlığa
yol açar.
Alkol devamlı olarak alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiyi etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. 

Sertleşme sorunuyla size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor?
İlk aşamada hastayla sohbet ediliyor. Hem psikolog hem ürologla ayrı ayrı konuşmalar yapılıyor. Ürolog organik anlamda geçirdiği hastalıklar, sorunları, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon, şeker gibi birçok soru soruyor. Psikolog da çocukluğundan başlayarak aile yapısı kültürel özellikleri, cinselliğe bakış açısı, eşiyle ilişkisi, işyerindeki konumuyla ilgili sorular yöneltiyor. Sonra bir tetkik formu ortaya çıkıyor. 

Yarın: Cinsellikle ilgili en çok sorulan sorular ve yanıtları


    ETİKETLER:

    hayat