scorecardresearch.com

Ameliyat sonrası kefir, ısırgan otu, yumurta!

Ameliyat sonrası kefir, ısırgan otu, yumurta!

Kalp ameliyatından çıkan hastanın günde 4 bin kalori alması gerekiyor. Yoğun bakım odasında kefir, ısırgan otu çayı ve yumurta servis ediliyor. Ney ile rahatlama seansı da Dr. Erol Can dan...

22/10/2010 02:00
Prof. Dr. Bingür Sönmez kalp ameliyatı sonrası 'hasta yemeği' servis edilmediğini söylüyor. "Yoğun bakımda diyete yer yok" diyen Sönmez, ameliyat sonrası sıkı beslenmenin önemine dikkat çekiyor
Haber: FERHAN KAYA POROY - fkaya@doganburda.com / Arşivi

Röportajımıza başlarken “Bu masaya yatmamak için ne yapalım?” demiştik. Ama ne yapsak olmadı ve karar alındı: Ameliyat olacak! Bundan sonra süreç nasıl işliyor?
Tabii ki kimse bu masaya yatmak istemez. Ama eğer ameliyattan başka çaresi yoksa da bu masa onun kurtuluşu, daha kaliteli, uzun ve sağlıklı yaşamı için tek yerdir. Ben ameliyat kararı aldığım hastaya hemen şunu söylerim:
Eğer sigara içiyorsanız hemen bırakın. Sigara içen bir hasta iseniz doktorunuz ile samimi olarak konuşun. Çünkü sigara kullananların ameliyattan önce akciğer fonksiyonlarının dikkatlice değerlendirilmesi gerekir. Her sigara içtiğinizde koroner damarlarınız biraz daha daralır ve tıkanma riski artar.
Eğer aşırı kilolu iseniz, ameliyatınızdan önce mümkün olduğu kadar diyet yaparak kilo vermeniz gerekir. Aşırı kilolu olan hastalarda ameliyat sonrası komplikasyon oluşma riski, normal kilodaki hastalara göre daha fazladır. Hastalarımız ameliyattan bir veya durumuna göre iki gün önce hastaneye yatar ve tetkikleri tamamlanır. Ameliyat aşaması dört saat üzerine, değişecek her fazla damar için 30 dakika ilave ederek gider. 

Kararı verdik, ameliyatı olduk ve uyandık. Neredeyiz?

Yoğun bakımda! Hastanın yoğun bakımda kalacağı 24 saat bizim için çok önemlidir. Çünkü burada özel bakımın yanı sıra özel bir beslenme programı da uygulanır. Bu da hastanın yaralarının daha çabuk iyileşmesine ve bünyesinin böylesine büyük bir ameliyat sonrasında daha çabuk toparlanmasına yardımcı olur. 

Neler yeniyor yoğun bakımda?
Düşünülenin aksine burada biz hasta yemeği vermiyoruz. Öyle tatsız tuzsuz, rengi beyaz yemeklerimiz yok. Çünkü böylesine büyük bir ameliyat geçiren hastaların bazılarının günde 4 bin kalori alması, çok iyi beslenmesi gerekiyor. Yoğun bakımda diyete yer yok! Sabah mutlaka yumurtası eksik olmayan peynirli, zeytinli bir Türk kahvaltısı ile başlıyorlar. Yumurta, yaraların iyileşme sürecini hızlandırıyor, vücudun düşen direncini yerine getiriyor. İçecek konusunda da 2 tane vazgeçilmezimiz var: Kefir ve ısırgan otu çayı. Günde 500 cc kefir içiriyoruz, 2-3 kez de ısırgan otu çayı veriyoruz. Kefir probiyotik etkisinden dolayı mide, bağırsak sistemini rahatlatıyor. Ayrıca yoğun miktarda verdiğimiz antibiyotiklerin olumsuz etkisini nötralize ediyor. Isırgan otu çayı ise hem bağışıklık sistemini güçlendirmek hem de göğsün yumuşaması ve hastanın çok fazla öksürmeye ihtiyaç duymaması için önemli. 

Yoğun bakımdan sonra ne oluyor?
Burada geçirdiği 24 saatin ardından hasta odasına alınıyor. Ameliyatın dördüncü gününde de taburcu ediyoruz hastayı. Evine kontrollerini yapması ve genel durumunu hekime bildirmesi için hemşire yolluyoruz. Bu üç günlük evde bakım hizmetinden sonra hasta artık gündelik hayata dönmeye başlıyor. 

Hasta eve döndüğünde neler yaşayacaktır?
Başarılı bir ameliyatın ve iyileşme döneminin ardından yeniden evde olmak hoş bir duygudur. Birçok hasta ameliyattan sonra tam anlamıyla iyileşmenin 6 ile 8 hafta içinde gerçekleştiğini söylüyor. Yapılan önemli bir kalp ameliyatı olduğu için böyle bir dönemin yaşanması da normal. Ayrıca yaşlı hastalar gençlere göre daha uzun sürede iyileşirler. Bu dönemde hastanın kendisine dikkat etmesi gerekir. Uygun havalarda 15 dakikalık yürüyüşler yapması şarttır. Açık havada nefes alıp verme egzersizleri yapmak iyileşmeye yardımcı olur. 

Otomobil kullanabilir mi?
Ameliyattan sekiz hafta sonra otomobil kullanmanıza izin verilebilir. Daha önce risklidir. Çünkü direksiyonu hareket ettirirken kol ve omuzda ağrı olabilir.
Cinsel ilişki dört hafta sonra 

Ev işi yapabilir mi?
Kendini zinde hissettiğinde (yaklaşık 3-4 hafta sonra ) hafif olmak üzere ev işine başlayabilir. Hafif bahçe işleri de yapılabilir. Ama iki ay boyunca ağır kaldırmamaya özen göstermek gerekiyor. 

Ya seks hayatı?
Cinsel ilişkiyi acele etmeden organize etmek gerekir. Çoğunlukla ameliyattan sonra dört hafta beklemek öneriliyor. Nefes almayı ve göğsü zorlamayan, sıkıntıya yol açmayan, en uygun pozisyon belirlenmeli. 

Banyo yapabilir mi?
Banyo hiç yasak değil, hatta biz hastanede mutlaka yaptırıyoruz. Çünkü su ve sabun en önemli dezenfektandır. Yaralara sabunlu su değmesinin sakıncası yoktur. İlk zamanlarda banyoda oturur şekilde olmakta fayda vardır. 

Ameliyat sonrası hasta psikolojisi nasıldır?
Bazı günlerde hastalar bir depresyon dönemi yaşayarak iyileşemedikleri hissine kapılıyor. Böyle ciddi bir ameliyatın ardından şu tür psikolojik sorunlar normaldir: Kaygı ve panik halleri, depresyon, hastalığa ve tedaviye uyum güçlükleri (inkar, tedaviyi reddetme, uyku ve iştah bozuklukları), nöropsikolojik bozukluklar (bilinç ve yönelim bozuklukları), kişilik değişiklikleri, psikoseksüel sorunlar, riskli davranışların sürdürülmesi (sigara içme, diyete uymama).Hastanın ameliyata psikolojik yönden hazırlanması, bütüncül bakım ve tedavinin ayrılmaz parçası. Tıbbi, cerrahi ve psikolojik hizmet bu ameliyatlarda ve sonrasında bir bütün olmalı.
SON

11 binden fazla ameliyat yaptı!
“Kimdir bu Bingür Sönmez?” diyen var mıdır hâlâ bilmiyorum ama bildiklerimi sizinle paylaşmak istedim. Evli, iki çocuğu var. 11 bin üzerinde açık kalp ameliyatı yapmış. Bilgisayar merakı var, iyi kayak kayar, sualtı favori sporudur. Hasta kaybetmeyi hiç sevmez. Sonu ölümle biten operasyonları sevmediği için “Savaşlara Hayır” diyor. By-pass’lı hastaları Ağrı Dağı’na çıkarmayı başarmıştır. Ayrıca 1952 yılında Sarıkamış’ta doğdu. 1969’da İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi. 1976 yılında mezun olduktan sonra, burslu olarak İngiltere ’de bir yıl yabancı dil eğitimi gördü. İstanbul Tıp Fakültesi’nde 1977-1984 yılları arasındaki uzmanlık eğitiminin içinde Londra St. Thomas Hastanesi’nde kalp cerrahisi asistanı ve Rayne Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1988 yılında doçent, 1997’de profesör oldu. 1990 yılı sonunda İstanbul Üniversitesi Kardioloji Enstitüsü’nde göreve başladı. 2001 yılından beri Memorial Hastanesinde Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı olarak çalışıyor.

Kalp hastası olanlar için: 
* Sigara içmeyin, sigara içilen ortamda bile bulunmayın. 
* Düzenli olarak bir kardiyologun kontrolüne girin. 
* Tedaviniz ilaç, balon veya ameliyat olabilir, hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem sonuçlarını doktorunuzla tartışın. 
* Abartılmış fizik aktivitelerden kaçının, bir kardiyak rehabilitasyon programına başlayın. 
* Seks konusunda sevgilinizi değil eşinizi, otel odasını değil evinizi tercih edin. 
* Devamlı kullanmanız gereken ilaçlarınızı ihmal etmeyin, özellikle
yüksek tansiyon ilaçlarınızın yedeğini bulundurun. 
* Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek tahlil raporunda yazan normal sınırının altında tutun. 
* Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği durumlarda sürekli ilaç kullanın. 
* Aile ve sosyal yaşamınızı bir kez daha gözden geçirip hayatınızdaki olumsuzlukları en aza indirin. 
* Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın, sorunlarınız için bir liyezon psikiyatri uzmanından yardım alın. 
* Kalp hastası olan ailelere: 
* Hiçbir zaman onu hasta olduğu için suçlamayın. 
* Tetkik ve tedavinin her aşamasında onu destekleyin, teşvik edin. 
* Hastalığın oluşmasında kendinizi de hatalı buluyorsanız, bunu abartılı şekilde telafi etme telaşına girmeyin. 
* Onun hastalığını siz hep aklınızda tutun, fakat ona unutturmaya çalışın. 
* Cinsel konularda olabilecek yetersizlik veya isteksizliklerde anlayışlı davranın. 
* Diyetinde bir aile programı olması gerektiğini aklınızda tutun. 
* Eşinizin ilaçlarını ve kontrol günlerini yakından takip etmenizin ona yaşama sarılma ve güven duygusu vereceğini unutmayınız. 
* Bu hastalığın ekip çalışmasıyla, yani eş, çocuk, kardeş, yakın arkadaşla daha kolay yenileceğine inanın. 
* Hastanızla iyi bir iletişim kuramıyorsanız bir liyezon psikiyatri uzmanından yardım isteyin.

Kalp yogası ile sağlıklı yaşam!
Ameliyattan bir ay sonra başlayan kalp yogası programı haftada iki gün, birer saat olarak uygulanıyor. Üç ay devam eden programda, yoganın temel prensipleri öğretiliyor ve hasta isterse çalışmalarına başka bir yoga kulübünde devam edebiliyor. Bu program koroner by-pass ameliyatı olmuş hastaların kan basınçlarının ve nabız sayılarının düşürülmesinde yardımcı oluyor. 

Kalp yogası nasıl uygulanıyor?
Temel duruş biçimleri, nefes teknikleri, derin gevşeme ve meditasyon olmak üzere dört ana bölümden oluşuyor. Klasik yogadan daha farklı. Daha çok kan basıncını düşüren, hayat enerjisini yükselten, stresi kontrol eden duruşlar kullanılıyor. Hasta rahatsızlık verecek bir duruşu yapmamakta serbest. 

Yoga doğru nefes taktiklerini mi öğretiyor?
Kalp yogasının en önemli bölümlerinden biri nefes egzersizleri. Hastaların birçoğu ameliyattan sonra doğru nefes almıyor. Kalp yogasında yapılan nefes çalışmaları onların daha derin, daha kaliteli nefes almalarını sağlamakla kalmayıp aynı zamanda nefeslerini kontrol ederek kalp hızlarını da yavaşlatmayı sağlıyor. Günlük yaşam içinde karşılaştıkları stres faktörleri ile nefes tekniklerini kullanarak başa çıkmayı öğreniyorlar. Nefes, aksi söyleninceye kadar burun deliklerinden alınıp verilir. Burun deliklerinden alınan nefes çeşitli mikroplardan arınır, ısınır ve belirli bir formdan geçerek ciğerlere ulaşır. Nefes alırken karnımızı şişirip verirken içeri doğru çekeriz. Bu sırada ciğerlerin yeteri kadar oksijen almasını ve vücutta biriken karbondioksiti tümüyle atmasına yardımcı olur.

http://www.radikal.com.tr/102491110249110

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.