scorecardresearch.com

Prostat ameliyatı sonrası sertleşme sorunu

Prostat ameliyatı sonrası sertleşme sorunu

İki penis siniri de korunmuş 60 yaş hastaların ameliyat öncesi cinsel yaşamlarına dönme ihtimali yüzde 70.

Prostat kanserinde korkulanlardan biri, ameliyat sırasında penis sinirlerinin kesilmesine bağlı sertleşme sorunu. Risk oranı, kanserin evresine göre değişiyor
Haber: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK / Arşivi

Prostat kanseri tedavisinde seçeneklerden biri ameliyat, diğeri radyoterapi. Ameliyatla tedavide penis sinirlerinin kesilmesine bağlı sertleşme sorunu görülebiliyor. İki sinir birden kesilmişse, sertleşle sorunu kesin. Sinirlerden biri kesilmişse ilaç tedavisiyle sertleşme sorunu giderilebiliyor. Marmara Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Türkeri anlattı:

Prostat kanseri ameliyatından sonra sertleşme sorunu sık mı?
Penis sinirleri prostatın çok yakınından geçtiği için hasara uğrayabilir. Bu sinirleri aynen bir odanın kenarından geçen kablolara benzetebiliriz. Bazen bu kabloyu kolayca duvardan ayıramayabiliriz. Çünkü penis sinirlerini koruyacağız diye geride hastalıklı doku bırakma riskimiz var. Bu risk de prostatın büyüklüğüne bağlı. Eğer sinirler kolaylıkla sıyrılamıyorsa penis sinirlerini kesmek zorunda kalabiliriz. 

Ameliyattan sonra sertleşme sorunu yaşama olasılığı nedir?
Kanserin evresine göre değişiyor. Hastaların çoğunda sinirlerin birini ya da ikisini birden korumak mümkün. Eğer çok ileri evrede bir hastalık yoksa penis sinirlerini koruyabiliyoruz. Ama kanser prostatın dışarısına doğru taşma göstermişse bu sinirleri korumak kolay değil. İki siniri koruyabildiğimiz 60 yaşın altındaki hastaların ameliyat öncesi cinsel yaşamlarına dönme ihtimali yüzde 70. Bu şu anlama geliyor: İki penis siniri de sağlam olmasına rağmen sırf biz o sinirlere dokunduk, onları kenara iteledik diye yüzde 30 hastamızda faaliyet duruyor. Bazen bu hastalarda ilaçlarla yardımcı olmak mümkün olabiliyor. Ama ne kadar düzelme olacağını zaman gösterir. Sinirlerden birisi kesilirse bu oran yarı yarıya iniyor. Sinirlerin ikisini birden kesmek gerekirse o zaman faaliyet olması hiç beklenmiyor.

Peki ortaya çıkan sertleşme sorunu ilaçlarla tedavi edilebilir mi?
İki siniri de kesmişsek geri dönüşümsüz bir sorun oluşur. Ancak bu hastalar penis protezlerinden yarar görebilir. Ama sinirlerden biri sağlamsa ilaçlarla sertleşme sağlanabilir. Bazen iki siniri kesmemize karşın sertleşme gerçekleşebilir. Bunun da sebebi şu: Sinirlerin bir bölümü yaygın, tabana yayılmış biçimde olduğu için onları istesek bile kesemiyoruz. Ama bu durum çok nadirdir.

Peki prostat kanserinde hastaya ameliyat uygun değilse tedavi seçeneği nedir?
Bu durumda radyoterapi uyguluyoruz. Radyoterapi ışın tedavisi demek. Radyoterapinin de iki ana yöntemi var: Dışarıdan ve içerden yapılan radyoterapi. Her ikisinde de ışın gönderilerek prostattaki kanser hücreleri öldürülür. Dışardan radyoterapide ışın saçan aletler prostat üzerine belli yoğunlukta ışın gönderir. İçerden radyoterapide ise prostat içine ışın saçan çekirdekler yerleştirilir. Son 10 yıldır adından oldukça söz ettiren bu yönteme Braki terapi diyoruz. 

Dışardan verilen ışın tedavisinin farklı türleri var mı?
Evet, bunların birkaç yöntemi var. En eskisi üç boyutlu konformal radyasyon tedavisidir. Bu, prostat kanserinin tedavisinde oldukça etkili bir yöntem. Bunun bir basamak üstünde IMRT denilen yoğunluğu ayarlanmış radyoterapi var. IMRT’nin özelliği etraf dokulara giden ışın miktarının azaltılmış olması. Normalde prostatı radyoterapiyle yakarken bir yandan da kalın bağırsak, mesane de ister istemez yanar. Ama yoğunluğu ayarlanmış radyoterapide etraf organlara giden radyasyon dozu, aletin kendi içindeki koruma mekanizmalarıyla oldukça azaltılır. 

Peki bu yöntemler yaygın olarak kullanılıyor mu?
Hayır. Üç boyutlu konformal tedavisi ülkemizde çok yaygın değil. Ancak büyük şehirlerdeki hastanelerde mevcut. Yoğunluğu ayarlanmış radyoterapi ise Türkiye’de ancak birkaç merkezde bulunuyor. İki-üç merkezde de bu senenin sonuna doğru kullanıma girecek. 

Radyoterapi konusunda başka yenilikler var mı?
Bir de cyber knife (uzay bıçağı) denilen robotik radyoterapi yöntemi var. Radyoterapi konusunda en üst basamaktır. Burada da prostatın içine altın çekirdekler yerleştiriyoruz. Işın tedavisi yapan robot bu altın çekirdekleri takip ederek sadece prostata radyoterapi verir. Böylece diğer dokuların zarar görmesi ihtimali ortadan kalkar. Bir de prostat hareketli bir organ. Hasta nefes aldığında prostat hareket eder. Bunun sonucunda da diğer radyoterapi yöntemlerinde hareket sırasında ışın prostatın çevresine gidebilir. Oysa cyber knife denilen yöntemde robot prostat hareket edince ışın vermeyi durdurur. 

Etraf dokulara radyoterapi verilmesi nasıl yan etkileri yapabilir?
En büyük yan etkisi idrar torbasının bir kısmının yanması sonucunda sık idrara gitme, idrar yaparken yanma, sızlama ve idrarda kan olmasıdır. Kalınbağırsağın bir kısmı yandığı için ishal ve bir şey yenmiş de dokunmuş gibi karında birtakım gurultulara sebep olabilir. Yine kalınbağırsaktan gelen kanamalara yol açabilir. Ancak bu saydığım yan etkilere artık çok az rastlıyoruz. 

Peki radyoterapi kanserin tedavisinde tek başına yeterli mi?
Bütün yeniliklere rağmen radyoterapinin tek başına yeterliliği konusunda hala soru işaretlerimiz var. Bu nedenle radyoterapiye karar verdiğimizde, çoğu kez hormon tedavisini de ekliyoruz. Çünkü pek çok çalışma ilave hormon tedavisinin radyoterapinin başarısını çok artırdığını gösteriyor. Bir süre sonra hormonların kullanımını kesiyoruz. 

Prostat kanserinde başarı oranı nedir?
Bunu ancak 5-10 yıllık başarı oranları diye düşünmek lazım. Başarı oranı hastalığın evresine göre değişiyor. Hastalığı prostat içinde sınırlı olan hastalarda beş yıllık hastalıksız yaşam süresi ameliyatla yüzde 85-90’lar civarında. Radyoterapinin yeni yöntemleriyle de buna yakın değerler elde etmek mümkün.

Balkabağı, kabak çekirdeği ve narın prostata iyi geldiği söyleniyor, doğru mu?
Bu yiyeceklerin prostatın büyümesini yavaşlattığı söyleniyor. Ancak ama bu konuda bilimsel bir yayın yok. Kaldı ki, ilaçlar bile prostatı sınırlı ölçüde küçültüyor. Ama bu yiyeceklerin herhangi bir yan etkisi yok, hastalar isterlerse bu besinleri tüketebilirler. 

YARIN: Cinselliğin sonu değil


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9571939571930

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.