scorecardresearch.com

Prostat cinsel yaşamın sonu değil

Prostat cinsel yaşamın sonu değil
03/10/2009 02:00
Sık idrar yapma gibi sorunlar cinsel isteği azalttığı gibi sertleşme bozukluğuna da yol açar. Ancak bu sorunlar doktora iletildiğinde ilerlemeden önlemek mümkün. Prostat ameliyatından sonra çıkan cinsel işlev bozukluğu sinirler korunmuşsa kalıcı değil
Haber: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK / Arşivi

Prostat hastalıkları cinsel istek ve ilişki sayısının azalmasına, sertleşme, boşalma sorunlarının artmasına yol açabiliyor. Ancak çeşitli tedavi seçenekleriyle hastaların eski performanslarına kavuşması mümkün. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Alıcı anlattı.

Prostat ne tür cinsel sorunlara yol açar?
Sık idrar yapma, idrar kaçırma, idrarı başlatmakta güçlük gibi şikayetler arttıkça cinsel istek, cinsel ilişki sayısı ve tatmin hissi azalır, sertleşme ve boşalma sorunları artar. Prostata bağlı idrar yapma şikayetleri olan erkeklerde üç kat daha fazla sertleşme sorunu görülür. 

Peki prostat hastaları cinsel sorun çıkmaması için önlem alabilir mi?
Öncelikle cinsel problemi hafif bile olsa hasta bu durumu mutlaka doktoruna anlatmalı. Böylece sorunu ilerlemeden çözmek mümkün olabilir. Ayrıca yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet gibi bazı hastalıklar kontrol altına alınmalı. Yüksek kolesterol damar sertliğine yol açarak, yüksek tansiyon o bölgenin kan akımını bozarak, diyabet ise hem kan akımını hem de sinir sistemini olumsuz etkileyerek idrar yolu şikayetlerine ve cinsel sorunlara yol açar. 

Prostat ilaçları cinsel yaşamı nasıl etkiler?
Prostat büyümesine bağlı şikayetler için alfa bloker denilen ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar penisin daha kolay kanla dolmasını sağlar. Yani, alfa blokerler hem idrar yolunda hem de cinsel işlevde belirgin düzelmeye yol açabilir. Ayrıca idrar yapma şikayetleri düzelen hastalar kendilerini daha az rahatsız hisseder ve hayattan daha fazla zevk alır. Bu da cinsel sorunlarda düzelme sağlar. 

Ameliyat cinsel yaşamın sonu mudur?
Hayır. Açık prostat ameliyatı olanların hemen hepsinde, kapalı prostat ameliyatı olanların da yaklaşık yarısında meni geri kaçar. Ama bu durum hastanın cinsel yaşantısına devam etmesini engellemez. Ancak prostat kanseri nedeniyle ameliyat olanlarda eğer sinir koruyucu teknik kullanılmamışsa sertleşme hiç olmaz. Sinir korunduğunda da erken dönemde sertleşme etkilenir ancak zamanla cinsel işlev düzelmeye başlar. İyileşme 1.5 yıla kadar sürebilir.

Kanser tedavisi görenlerde cinsel sorun nasıl tedavi edilir?
Sinirlerin korunduğu hastalarda sertleşmenin hızla düzelmesi için ameliyattan 15 gün sonra ağızdan PDE5 inhibitörleri denilen ilaçlara başlanır. Bunun amacı öncelikle ilişki sağlamak değil, penise giden kan akımını düzenlemek, penisin esneme yeteneğini korumaktır. Eğer bu tarz tedaviye başlanmazsa penisteki kaslar esnekliğini yitirir ve doku büzüşme eğilimine girer. Bu da ameliyattan sonra penis boylarının eskiye göre kısalmasına yol açar. 

Prostat kanseri ilaçları isteksizlik yapar mı?
Prostat kanseri nedeniyle ilaç kullananlarda erkeklik hormonu (testosteron) tamamen baskı altına alındığından, cinsel istek yok olur ve hastalar sertleşme sorunu yaşar.

Prostatla ortaya çıkan sertleşme bozukluğu nasıl tedavi edilir?
Sertleşme sorunu tedavisinde ilk adım ağızdan alınan ilaçlarla başlıyor. Yanıt alınmadığı taktirde penis içine ilaç enjeksiyonu veya vakum cihazıyla sertleşme sağlanıyor. Bunlar da başarılı olmazsa son çare penise protez takılır.  

Sertleşme sorunu tedavisi görenlerin idrar yolu şikayetleri için ek tedaviye gerek var mı?
Sertleşme sorunu nedeniyle ağızdan kullanılan PDE5 inhibitörü ilaçlar prostat tedavisinde kullanılabiliyor. Ayrıca prostat tedavisinde kullanılan alfa blokerler cinsel işlevde etkili olabiliyor. 

İyi huylu prostat büyümesi  isteksizlik yapar mı?
Yaşlanmayla birlikte idrar yolu şikâyetlerinin daha sık görülmesinin yanı sıra erkeklerde  erkeklik hormonu (testosteron) azalır. 40 yaşından sonra yılda ortalama yüzde 2 oranında erkeklik hormonu düşer. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik, meni miktarında azalma, göbek çevresinde yağlanma, zihinsel ve fiziksel yorgunluk, depresyon, uykusuzluk gibi şikâyetle  çıkar. Buna geç gelişen hipogonadizm denir. Testosteron eksikliğine bağlı olan bu durumun tespiti, sabah kanda testosteron düzeyinin ölçülmesiyle yapılabilir. Eksik olan hormonun yerine konulmasıyla bu şikâyetler yok edilebilir.

Testosteron eksikliği tedavisi kimlere zararlı?
Her yaşta testosteron tedavisi yapılabilir. Ama prostat veya meme kanseri olanlarla şiddetli idrar yapma zorluğu olan erkeklerde tedavi yapılmamalı. Uykuda nefes durması (uyku apnesi), kan sayımında kırmızı kan hücrelerinin çok arttığı kişilerde bu tedaviye dikkat edilmeli. 45 yaşın üzerindeki erkeklerde PSA ölçümü yapılmalı. Tedavi ağız yoluyla, cilde sürülen krem şeklinde veya iğne şeklinde olabilir. Üç ayda bir bazı kan tetkikleri yapılarak tedaviye gerektiği kadar devam edilebilir.

Bitkisel ilaçların yararı olabilir mi?
Bal kabağı, güney Afrika yıldız tohumu, Afrika eriği, saw palmetto, ısırgan otu, kaktüs çiçeği gibi birçok bitki kökenli ilacın rahatlatıcı etkisi var.  Ancak bitki kökenli ilaçlar tıbbi tedavi yerine geçmez.

Kolesterol prostatın düşmanı
İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Atuğ anlattı.

Şişmanlık prostat kanseri riskini artırıyor mu?
Şişman kişilerin veya diğer bir deyişle vucut kitle indeksi 32.5 ve yukarısında olanlarda prostat kanseri daha kötü seyrediyor. Vücut yağ kitlesinin içinde depolanan leptin gibi proteinler ve insülin benzeri hormonlar şişman hastalarda prostat kanserinin ilerlemesini artırıyor. Yapılan çalışmalar yüksek kolesterol seviyeleri ile prostat kanseri arasında da bağlantı olduğunu gösteriyor. Kötü kolesterolün yükselmesi, prostat kanserinin daha saldırgan ve hızlı seyretmesine yol açıyor. Ayrıca kolesterolün hücrede özellikle de prostat hücresinde birikmesi kanser hücrelerinin ilerlemesine yol açan sinyaller oluşturabiliyor.

Prostat kanseri önlenebilir mi?
Prostat kanserinin kesin nedeni bilinmediğinden günümüzde birçok vakada hastalığın oluşmasını engellemek mümkün değil. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar, diyet ve yaşam şekli değişiklikleriyle prostat kanseri riskinin azaltılabileceğini gösteriyor. 

Korunmak için nasıl beslenmek gerekir?
Domates, soya fasulyesi ve balık yağı prostat kanserinden koruyan üç önemli besin. Domates içinde bol miktarda likopen maddesi bulundurur. Bazı çalışmalar, likopen tabletlerinin düzenli alımının prostat kanseri riskini yüzde 15 oranında azalttığını gösterirken diğer çalışmalar ise domates tüketiminin kanser riskini yüzde 26 oranında azalttığını belirtiyor. Soya fasulyesi, vücutta östrojene benzer bir madde olan fitoöstrojen denen bitkisel maddeyi içerir. Soya fasulyesinin PSA seviyelerini düşürdüğü ve soya tüketimi yüksek olan toplumlarda prostat kanser oranlarının düşük olduğu biliniyor. Balık yağı omega- 3 yağ asidi açısından çok zengindir. Omega-3 yağ asitlerinin kalp hastalıkları ve kanser üzerinde koruyucu etkileri var. Omega-3 yağ asitleri en çok somon, ton balığı gibi soğuk deniz balıklarında bulunur. Maalesef ülkemiz sularındaki balıklar omega -3 yağ asitleri açısından fakirdir.

Vitamin ve mineral takviyelerinin koruyucu etkisi var mı?
Bazı çalışmalar, düzenli olarak alınan 50 miligram E vitamininin prostat kanseri riskini azalttığını söylese de etkisinin olmadığı yönünde de yayınlar var. Selenyumun da prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülüyor. Selenyum ve E vitamininin prostat kanseri üzerine olan etkileri SELECT denen bir çalışmayla araştırılıyor. Bu çalışmaya yaklaşık olarak 35 bin kişi alındı. Çalışmanın sonuçlarının önümüzdeki yıllarda neticelenmesi bekleniyor.

Sebze ve meyveden zengin beslenme koruyor mu?
Meyveler vücutta prostat kanseri riskini azalttığı bilinen D vitamininin üretimini artıyor. Brokoli ve Brüksel lahanasının prostat kanseri riskini azalttığı biliniyor. Bir de yeşil çayda bulunan bir madde kanser hücrelerinin gelişimini yavaşlatıyor. Ayrıca yeşil çayın kanser hücrelerinin saldırganlığını artıran polyamin maddesini azalttığı öne sürülüyor.

Düzenli sporla risk azaltılabilir mi?
Evet. Düzenli egzersiz kilo kaybına yol açar ve prostat kanseri riskini azaltır. Çalışmalarda egzersizin testesteron (erkeklik hormonu) seviyelerini azalttığı ve PSA seviyelerini düşürdüğü gösterilmiş.

BİTTİ

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9573029573020

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.