scorecardresearch.com

Selülitin çaresi basit: Düzenli keselenin

Selülitin çaresi basit: Düzenli keselenin

Kadınların tümünün selülitle karşılaşma olasılığı var. Özellikle uyluk ve basen bölgeleri selülit açısından riskli. Oturarak yapılan mesleklerde çalışanlarda da selülit fazla.

Güneşlenmek kâbusa dönüşebilir mi? Eğer selülitleriniz varsa, evet... Ancak selülitle mücadele etmek zor olmayabilir. Türkiye'de bir temizlik geleneği olan keselenmek, selülite karşı bire bir. Bol sebze ve meyve tüketmek, su içmek, strese girmemek de etikili oluyor
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

Selülit sadece görüntü sorunu değil. Olayın bir de psikolojik yönü var. Selüliti olduğu için istediği gibi giyinemeyen, alay edilme korkusu yaşayan, kendine saygısı azalan kadınlar bile var. Çünkü ne kadar ince ve düzgün bir vücudunuz olursa olsun, bacaklarınızda sırıtan selüliltler olduğu sürece sorun var demektir. Bu nedenle selülitle mücadele adı altında çok ciddi paralar kaybediliyor ve sonuçlar da yüz güldürmüyor.
Oysa sağlıklı beslenerek, egzersiz yaparak selülitin oluşumunu önlemek mümkün. Peki ya varolan selülitleri yok etmek için ne yapılabilir? Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Estetik Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Este 7 Birimi Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Karacalar, selülitle mücadele eden kadınlara öneriyor: Türk tipi keselenin, bol su için, sebze ve meyve ağırlık beslenin. Stresten uzak durun. Aynı pozisyonda uzun süre durmayın.

Selülit neden oluşur?
Halk arasında selülit yanlış biliniyor. Selülit, bölgesel yağ fazlalığının adı değildir. Doğrusu derideki portakal kabuğu görüntüsünün selülit olarak adlandırılmasındır. Portakal kabuğu dışında yatak şiltesine de benzetilir. Estetik sorun olarak görülen selülitin aslında sağlık açısından da konuşulması gerekir. Bedenizime verdiğimiz stres, hasar ve yılların birikiminin işaretidir. Özellikle uyluk ve kalçada selülit oluşumu çok kolaydır. Çünkü bu bölge metabolik hareketin en düşük olduğu yerdir. Ayrıca, özellikle bu bölgelerde yoğun olarak bulunan LPL adlı enzim yağın tutulmasına neden olur. Bu bölgelerede mikrodolaşımın bozulmasıyle birlikte selülit görülmeye başlar. Bedenimizi besleyen damarlar, örümcek ağı gibi tüm bedenimizi sarmış kapiller denilen mikro damarlardır. Günde 20 litre besleyici sıvı gözle görülmeyen bu damar ağlarından dışarıya sızar. 18 litresi ise geri emilir. Bu emilen miktarda çok küçük hücre artıkları bulunur. Kalan iki litreye ne olur? Bu geride kalan sıvı içinde damarlara tekrar giremeyen, özellikle protein gibi büyük maddeler yer alır. Bu, lenfatik dediğimiz ak kan damarları tarafından uzaklaştırılır. Mikro dolaşımın bozulması durumunda ise artıklar birikmeye başlar. Özellikle metabolizmanın daha kötü olduğu uyluk ve basen bölgelerinde doku yumuşak, pürüzsüz özelliğini yitirir ve şişer. Ancak dikey bantların olduğu yerler esnek değildir, deriyi çeker ve çukurlanmalara neden olur. Ortaya çıkan görüntü tepeler ve vadilerdir ki bu selülit olarak adlandırılır. Özetle bölgesel, yüzeyel yağ dokusunun kalınlaştığı, mikrodolaşımın da bozulduğu durumlarda selülit oluşur.

Hareket yoksa selülit kaçınılmaz
Kadınların tümü selülitle karşılaşır mı? Farkı yaratan nedir?
Kadınların tümünün selülitle karşılaşma olasılığı vardır. Çünkü özellikle uyluk ve basen bölgesi yüzeyel yağ tabakasında bulunan küçük yağ bölmeleri oluşturan dikey bantlar kadınlarda bulunur. Erkeklerde ise bu bantlar çapraz düzenlenmiştir. Bu nedenle erkekler selülite dirençlidir. Ek olarak kadınlarda düşük metabolik hareketlilik sorunun oluşmasına katkıda bulunur. Deri kalınlığı ve direnci de selülitin görülmesinde rol oynar. Sorun, altta devam etse de dirençli ve kalın deri selüliti göstermeyebilir. Ancak her kadın selülit adayı olmasına rağmen bantların bulunduğu yağ tabakasında mikro dolaşım iyi ise selülit gözükmez.

Selülit oluşumu açısından riskli meslek grupları var mı?
Aynı pozisyonda oturma gerektiren tüm meslek grupları risklidir. Sabit ve kötü oturma pozisyonu mikrodolaşımı bozar. Bir bakıma selülit meslek hastalığıdır.

Selülit oluşumunu hızlandıran davranışlar, beslenme şekilleri nelerdir?
Mikrodolaşımı aklımızda tutarsak, selülit oluşumunu hızlandıran nedenleri kolayca bulabiliriz. En önemli nokta stres olmasına rağmen, hareketsiz yaşam, dengesiz beslenme, alkol, sigara ilk akla gelenler arasındadır. Bunların etki mekanizmalarını kısaca açıklarsak; stresin damarlar üzerine büzücü etkisi vardır ve mikro dolaşımı bozar. Dengesiz beslenme yağ birikimini artırır, suyun tutulmasına neden olur. Sigara damarları büzerek mikro dolaşımı bozar, ayrıca bedenin antioksidan kapasitesini düşür.

Özellikle hangi yaşlarda selülit görülür?
Selülit her yaşta görülebilir. Ancak ileri yaşlarda selülitin tipi ve nedeni değişmeye başlar. İleri yaş selülitinin adı ikincil selülittir. Dokularda sarkmaya bağlı olarak meydana gelir.

Neden sadece kadınlarda görülüyor?
Kadınlarda yüzeyel yağ dokusundaki bantların dikey olması, metabolik hızlarının özellikle bazı bölgelerde düşük olması selüliti bir kadın sorunu yapıyor. Madalyonun bir de diğer tarafı var ki belki bu işin görünüm kısmından daha önemli. Çünkü selülite bağlı psikolojik sıkıntılar olaya eşlik edebiliyor. Kadınlar selülitleri yüzünden alay edilme korkusu, öz saygıda düşme, istenildiği gibi giyinememe gibi sorunlar yaşıyor. Selülit tedavisi için harcanan para ve zaman kaybının sıkıntısı da işin cabası.

Gevşemek de faydalı
Zayıflarda neden selülit oluyor?
Tüm beden zayıf olabilir, ancak basen-uyluk bölgesi düşük metabolik hız nedeniyle hâlâ yağ içerebilir. Bu, çok bölgesel yağ ile birlkte mikro dolaşımda bozuk ise selülit zayıflarda da görülebilir. Zayıflarda doku sarkmasına bağlı, deriyi tutan bantlardan çevre dokunun sarkması ile ikincil selülit oluşur.

Selülit oluşumunu önlemenin bir yolu var mı?
Önlemenin yolu, mikrodolaşımı artırmak ve korumaktır. Stresten uzak yaşam, gevşeyebilme, aynı pozisyonda oturmaktan kaçınma, dengeli beslenme, spor, alkol, sigara ve kafeinden uzak yaşam selüliti önler.

Selülite karşı nasıl bir beslenme, spor ve yaşam şekli öneriyorsunuz?
Beslenmede selüliti yok eden mucize bir gıda bulunmadığını söylemek doğru olur. Ancak pek çok gıda ya da gıda desteğinin dolaylı olarak bir etki taşıyacağını söyleyebiliriz. Yiyecek piramidine göre davranılması en doğru yaklaşım gibi görünüyor. Piramidin en geniş bölümünde sebze ve meyve ağırlıklı beslenme bulunduğuna göre, selülite karşı da sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek gerekir.
Yangıyı artıracak doymuş yağ içeren gıdalar, et, rafine şekeri fazla tüketmek sakıncalı. Vitamin desteği konusu da belirsiz. Ancak mantığı sağlam, kanıtlanmamış yaklaşımlar bulunuyor. Örneğin çinko mikro dolaşımda etki edebilir ve bu nedenle selülite yarar sağlayabilir.

Kese, toksinleri de atar
Kahve selülit yapar mı?
Bu, ilginç bir konu. Antiselülit kremlerin çoğunun içerisinde kahvenin etken maddelerinden kafein var. Ancak aynı kafein ağızdan çok miktarda alındığında farklı mekanizmalar ile selülit oluşumuna zemin hazırlayabilir. Adrenalin salınımını artırarak mikrodolaşıma zarar verir. Kafeinsiz kahve tercih edilmeli.

Selülitle mücadelede en etkin yöntem ne?
En etkin yöntem, Türk tarzı keselenmektir. Bu geleneksel uygulamaya gereken değer verilmemiş görünüyor.
Bugün Batı tıbbı kese benzeri işlemleri (deriyi fırçalama, derinin üstündeki ölü tabakanın soyulması vb. yöntemler) selülitte etkin mücadele yöntemi olarak görüyor. Keselemeyle deriden dökülen ölü hücrelerin altında hapsolmuş daha sağlıklı deri ortaya çıkar. Üstelik kese, dolaşımı artırır. Toksinlerin hem deriden hem de artmış dolaşım ile atılmasını kolaylaştırır.
***
Rahatlatıcı masaj, tedaviye yardımcı olur
Piyasada selüliti yok ettiğini vaat eden çok sayıda yöntem var. Yöntem seçerken nelere dikkat etmeli?
Yöntemlerin çoğunun bilimsel dayanağı yok. Özellikle bir yöntemle selülitin giderildiğini söylemek, çok boyutlu bir konuya dar bir pencereden bakmak gibidir. Yine de bu yöntemler geçici de olsa etki edebilir. Ancak bu etki dolaylı olup soruna doğrudan müdahale değildir. Örneğin, bedeni sarmalayan yöntemler, terlemeyle geçici bir etki sağlasa da mikro dolaşımı daha fazla bozabilir. Stresi azaltmak işlev gören yöntemler arasına konabilir.

Selülit kremleri gerçekten işe yarıyor mu?
Selülit sorununa yaklaşım bütüncül olmalı. Çünkü sorun çok boyutlu.
Pek çok yöntemin kullanımı gerekir. Bedene yapılan rahatlatıcı masaj bile stresi azaltarak dolaylı olarak selülitin tedavisine yardımcı olur.
Bu bakış açısıyla pek çok işlem ve yöntem geçici ve dolaylı etkilere sahiptir. Deriyi soyucu maddeleri içeren kremler dolaylı olarak etki gösterir. Çok konuşulan aminofilin içeren kremler ile ilgili firma çalışmaları dışında tarafsız bilimsel çalışma henüz bilinmiyor.

Güneşlenmek selülit oluşumunu etkiler mi?
Güneşlenmek selüliti yalancı olarak örtebilir. Deride oluşturduğu gerginlik ve renk koyulaşması selülüti daha az görünür kılar. Ancak güneşlenmek selüliliti artırır. Güneş hasarı derinin elastik liflerine zarar verir. Gevşeyen deriden selülit daha kolay görünür hale gelecektir. Sonuçta deri altında selülite neden olmuş bir hasar vardır ve bunun üzerine güneş hasarının eklenmesi sorunu derinleştirir.

Mezoterapi selüliti yok ediyor mu?
Mezoterapinin selülit üzerine etkisi sınırlı ve genellikle geçicidir.

Son zamanlarda karboksiterapi veya lipolizden söz ediliyor. Bunlar işe yarıyor mu?
Karboksiterapiyle ilgili hiçbir bilimsel kanıt sunulmamıştır.
Lipoliz ile yüzeyel yağ tabakasındaki yağın eritilerek selülitin azaltılması mümkündür. Ancak o da monoterapi dediğimiz tek boyutlu bir yaklaşımdır.
***
Suyu çiğ sebze ve meyvelerden almak, selüliti azaltıyor
Selülit türleri nelerdir?
Birincil ve ikincil selülit vardır. Birincil selülit tamamen mikro dolaşımın eşlik ettiği yüzeyel yağ tabakasındaki fazlalıkla birliktedir. Birincil selülitin evreleri vardır. En hafif evresi çimdik ya da basınç selülitidir. Bacak, bacak üstüne atıldığı zaman özellikle oluşan evredir. Evre ilerledikçe yatar durumda da görünmeye başlar. İkincil selülit ise yumuşak dokunun sarkmasıyla oluşur.

Her selülit tipi için uygulanan tedavi farklı mı?
Evet, tedavi farklılık gösterir. Önce selülitin tipi saptanmalı ardından evreleri belirlenmelidir. Diğer türlü kişi için zaman ve para kaybıdır.

Selülit gerçekten bitirilebilir mi yoksa varolan tedaviler görünümü düzeltmeye mi yönelik?
Selülit gerçekten bitebilir. Ancak ileri evrlerde daha iyi hale getirmeyi hedefleriz. Yaşam şekli değiştirilmedikçe selülitin nüks riski vardır.

Selülit nasıl tedavi edilir?
Selülit, bütüncül yaklaşımla tedavi edilir. Birinci basamak, selülitin tipinin ve evresinin belirlenmesidir. Ardından soruna yönelik tedavi seçenekleri birarada kullanılır. Yüzeyel yağ dokusu fazlalığı için niliposuction ya da lipoliz, selülit bantlarının kesilmesi, doku sarkması var ise selülit lift, mikro dolaşımı artıracak LPG ve lenfatik masaj, deri sıkılaştırıcı lazer, deri üstü için soyma işlemleri tedavi edici listede yer alır. Elbette koruyucu önlemleri almak gerekir; dengeli beslenme, hidrasyon, gevşeme teknikleri, yaşam tarzında değişiklikler, tonus artırıcı sporlar etkili olur.

Selülitle mücadelede çok su içilmesi gerektiği söylenir. Suyun fonksiyonu nedir?
Kısmen doğru bir öneri. Hidrasyon hali dediğimiz, bedeni nemli tutma durumu önemli. Hızla tüketilen suyun idrar söktürücü etkisi vardır, bedende kalmaz. Tuzu azaltmak önemlidir. Çünkü tuzun su tutucu özelliği vardır ve selüliti artırır. Alınan suyun birikimi selülite zemin hazırlar. İşlevi tamamlandıktan sonra idrarla atılmalıdır.
Önemli olan suyu işimize yarar şekilde almaktır. Özellikle çiğ sebze ve meyve içinde bulunun su yavaş ve sürekli salınımla bedenimize girer. Örneğin, domates yüzde 95 su içerir.
Birden ve fazla içilen suyun yararı olmaz.
Bedeni sulu tutmak, kanın akışkanlığını artırır, mikrodolaşıma katkıda bulunur ve idrarla atık maddelerin daha kolay atılmasını sağlar.

Pürüzsüz bir cilt için önerileriniz neler?
Dış etkilerin cilde yönelik olumsuzluklarını etkilerini azaltmak (güneş, ısı, rüzgâr, soğuk, kirli ortamlar vb.), iç etkilerin cilde yönelik olumsuz etkilerini azaltmak (yeterli hidrasyon ile beden nemininin korunması, stresle başa çıkabilme, yeterli ve nitelikli uyku, besin piramidine uygun beslenme, sigara ve alkolden kaçınma) bizim alabileceğimiz önlemler arasında yer alır. Profesyonel bakım konusunda, cildin gerektiği zaman nemlenmesini sağlayan ürün kullanımı, antioksidan kremler, soyucu meyve asidi, C vitamini ya da retinol içeren kremler, cilde oksijen veren kremler kullanılabilir.

Cilt bakımı yaparken nelere dikkat edilmeli?
Bu bakımı ev ve profesyonel bakım diye ikiye ayırabiliriz. Ev bakımının temelinde cilt temizliği ve cilt tipinize uygun, alerji yapmayan profesyonel bir yardımla belirlenecek kremler yer alır. Profesyonel bakımın evde yapılması doğru değil. Derinlemesine temizlik, medikal soyma ve dermatolojik yaklaşımları içeren karmaşık bir program bu.

YARIN: Cinsel estetik


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/8787698787690

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.