Hannibal maskesiyle iyi görüntü!

Hannibal maskesiyle iyi görüntü!
Hannibal maskesiyle iyi görüntü!

MR sırasınra Kuzuların Sessizliği nde Anthony Hopkins in taktığına benzer bir maske kullanılıyor.

MR cihazının kapsülüne yattım. Sanki fırına girmeye hazır bekliyorum. Tam başlıyor derken, görevli Hannibal Lecter'ınkine benzeyen bir maske getirip takıyor. "Kaçmayayım diye mi?" diyorum, "Hayır, daha iyi görüntü için" diyorlar!
Haber: FERHAN KAYA POROY - fkaya@doganburda.com.tr / Arşivi

Radyoloji bölümünün kapısındayız. Yanımda beni hiç bırakmayan Yasemin Hanım var. Kısacası burada check-up’a gelirken yanınızda size yardımcı olacak bir yakınınızın olmasına gerek yok. İlk durağımız batın ultrasonu. Ama öyle ‘ben geldim, hadi ultrason’ yok. Öncelikle bol miktarda su içmeniz gerekiyor. Ve tabii Yasemin Hanım elinde sularla geliyor. “Ferhan Hanım içmeye başlasanız iyi olur, hatta son şişeyi yürüyerek ya da ayakta içerseniz daha iyi olur. Böylece su mesaneye daha çabuk dolar” diyor. 15 dakika gibi bir sürede 3 küçük şişe suyu içiyorum ve hazır olduğumu söyleyince ultrasona giriyorum. Batın ultrasonu için pantolonunuzu, ayakkabılarınızı çıkarmaya gerek yok. Sadece üstünüzdekileri çıkarıyorsunuz. Size bir önlük veriyorlar, masaya uzanıyorsunuz. 

Pırlanta gibi böbrek taşı!
Doktorum Hakan Doğan ve radyoloji teknikeri İlkay Çolakoğlu işbaşında. Hakan Bey bir yandan ultarosunu yaparken bir yandan da bana açıklamalarda bulunuyor. Ultrasonun nasıl çalıştığı üzerine… Karın içindeki organları incelerken, “Güzel, çok iyi” diye bana olumlu sinyaller vermeyi de unutmuyor. Sonra böbreklere bakmak için beni yana döndürüyor. Sağ böbreği incelerken, “Böbreğinizde taş var mıydı” diyor! Taş mı? Bildiğim kadarıyla yoktu.. Ama burada bir taş görünüyor. Böbrekteki taşın parıl parıl parladığını söylüyor ve bana gösteriyor. Hakikaken taşım ultrasonda 1 karatlık bir pırlanta gibi parlıyor. Peki ne olacak? Hiçbir şey! Önemli bir durum yok. Gelecek yılki check-up’ta takip edilecek.
Yaklaşık 10 dakika içinde ultrasonumuz bitiyor. Oradan MR’ın yapılacağı bölüme doğru ilerliyoruz. MR beni korkutuyor. 1-Hayatımda hiç MR’a girmedim, 2-Her zamanki gibi aklımdaki soru: ‘Ya bir şey çıkarsa!’ Kaçış yok, artık kapıdayız. Radyoloji sorumlu teknikeri Özgür Aktaş ve radyoloji teknikeri Barış Zileli beni karşılıyor. Özgür Hanım bana ilk bilgileri veriyor. MR cihazını dev bir mıknatıs olarak tanımlayabiliriz. Bu nedenle içeriye girmeden önce üzerinizdeki tüm metalleri çıkarmanız gerekiyor. Bana uygulanacak MR sadece baş ve boyun bölgesini kapsayacağı için yine sadece üstümdekileri çıkarıp önlük giyiyorum. Altınızda pantolon, ayakkabı, eşofman, etek ne varsa kalabilir, bilginize… Ama ben yaklaşık 20 dakika o kapalı alanın içinde kalacağım için ayakkabılarımı çıkarmayı tercih ediyorum. Sanki uykuya dalacakmışım gibi rahat olursam içeride daha az stres yaşarım diye düşünüyorum. Herkesin söylediği bu MR cihazı çok özelmiş. Eski cihazlara oranla çok geniş olduğu gibi eski cihazların 40 dakikada yaptığı işi 17-18 dakikada yapabiliyormuş. 

Kötü bir şey mi var?
Özgür Hanım beni bilgilendiriyor. İçeride yaklaşık 17 dakika kalacaksınız. Biz sizi kameralar aracılığı ile görüyoruz ve duyuyoruz. Size kumanda odasından komutlar vererek işlemlerle ilgili bilgi vereceğiz, iyi olup olmadğınızı soracağız. Elime bir de küçük buton veriyor ve “Kendinizi çok kötü hisseder ve çıkmak isterseniz bu butona basın, sizi çıkarırız” diyor. Sonra beni uyarıyor; “İçeride garip sesler duyacaksanız. Hiç merak etmeyin, bunlar normal sesler. Hazır mısınız?” Tamam derken bu kez de ‘Kuzuların Sessizliği’ filminde insan yiyen Hannibal Lecter’a taktıkları cinsten bir kafes getirip takıyorlar yüzüme… “Bu ne, kaçmayayım diye mi?” diye soruyorum. “Hayır” diyor Özgür Hanım “Bu alacağımız görüntünün daha net olabilmesi için gerekli!” Biraz daha zaman geçip başlamazsa kaçacağım derken kapsülün dili beni içine çekiyor. İşlem başlıyor. Şimdi onlar beynimi görüyor! Acaba beynim nasıl görünüyor? Acaba olmaması gereken bir durumla karşılaştılar mı? Böyle arkası gelmez sorular zinciri halinde kendimi daha da sıkarken Özgür Hanım, “Doktorumuz üç dakikalık küçük bir işlem daha istedi demez mi?” O zaman paniğim iyice artıyor dayanamayıp soruyorum; ne o, bir şey mi var?
Yarın: Gerçekten birkaç saniyede anjiyo.

5 soruda MR
1.Manyetik rezonans görüntüleme (MR) nedir?
Vücudun herhangi bir bölgesinin kesitsel olarak görüntülenmesidir. MR cihazı dev bir mıknatıstan oluşmaktadır. İnceleme sırasında hasta cihaz masasına yatırılmakta ve dev mıknatısın içinde bulunan tünele masa ilerletilmektedir. Görüntülenmesi istenen bölgeye radyofrekans dalgaları verilip, alınan yanıt anten aracılığıyla toplanıp bilgisayarda görüntüye çevrilir.
2.MR çekimi sırasında ne yapmam gerekir?
İnceleme sırasında mutlaka hareketsiz durmanız gerekmektedir. Cihazın çalışmasına ait bazı sesler duyacaksınız. Bu sesler genellikle insan sağlığına zararsızdır ancak 3T gibi yüksek manyetik alanlarda işitmenin kulak tıkaçları ile korunması gerekmektedir. Personel inceleme sırasında sizi izleyecektir. Herhangi bir sıkıntınız olduğunda sizi duyabilir ve görebilir. İnceleme türüne göre bir organ veya vücut bölümünün incelenmesi 15-30 dakika sürmektedir.
3.MR en sık hangi durumlarda kullanılır?
Beyin, omurga, eklem (diz, omuz, dirsek ve ayak bileği), üst-alt karın bölgesi, kan damarları, kalp, meme ve vücudun diğer kısımlarının incelenmesinde kullanılır. MR tetkiki pek çok hastalığın görüntülenmesinde yardımcıdır ancak her hastalığın tanısı MR’ da konulamaz.
4.Nelere dikkat etmeliyim?
Cihaz güçlü bir mıknatıs olması nedeniyle ferromanyetik cisimleri etkiler. Bu nedenle ferromanyetik cisimlerin MR odasına sokulmaması gerekir. Güvenlik kurallarına uyulmaması yaşamsal tehlikeye yol açabileceği için vücudunuzda anevrizma klibi, kalp pili, kardiyovertör defibrilatör, elektronik ya da manyetik implant veya aygıt, nörostimulatör veya spinal kanal stimülatörü, kohlear veya işitme cihazı, insülin veya infüzyon pompası, yapay veya prostetik kalça, yapay kalp kapağı, stent gibi vücudunuzda bulunan metaller konusunda doktor ve teknisyenini bilgilendirmeniz gerekir.
5.MR incelemesi için ön hazırlık gerekir mi?
Hayır. Radyoloji doktorunuz özellikle istemediği sürece, aç kalmanıza gerek yoktur. İlaçlarınızı da alabilirsiniz. Bazı kozmetik ürünler küçük miktarlarda metal içerebileceği için makyaj yapmayınız.