2. Dünya Savaşı'ndan sonra ikinci kez savunulan tepe: Saur Magila

2. Dünya Savaşı'ndan sonra ikinci kez savunulan tepe: Saur Magila
2. Dünya Savaşı'ndan sonra ikinci kez savunulan tepe: Saur Magila
Donetsk Halk Cumhuriyeti'ndeki 9 Mayıs kutlamalarının en coşkulu geçtiği yerlerden Saur Magila tepesinde halka hem 9 Mayıs kutlamalarını hem de Ukrayna ile verilen savaşla ilgili düşüncelerini sorduk.
Haber: OKAY DEPREM / Arşivi

RADİKAL - 2. Dünya Savaşı’ndaki Alman işgaline karşı 1945 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) kazandığı zaferin 70. yıldönümünde Donetsk Halk Cumhuriyeti’ndeki (DNR) resmi geçide büyük önem verildi. Devlet başkanı Aleksandr Zaxarçenko, Halk Sovyeti (konseyi) başkanı Andrey Purgin ile başyardımcısı Denis Puşilin başta olmak tüm yöneticilerin katıldığı törende ilk defa DNR’in ulusal marşı çalındı. 1660 halk milisi ve polisin 'Ukrayna tarafından gelebilecek olası bir provokasyona karşı' güvenlik önlemleri aldığı tören Donetsk’in tarihindeki ilk askeri zafer geçidi oldu.

9 Mayıs kutlamalarının en coşkulu geçtiği yerlerden biri de 2014'de Ukrayna ile yaşanan savaşta büyük tahribat yaşayan Saur Magila tepesi oldu. Buradaki kutlamalara katılanlara hem 9 Mayıs kutlamalarını hem de Ukrayna ile verilen savaşla ilgili düşüncelerini sorduk. İşte yanıtları:

 

Sergey Nikolayeviç Skorik:



Burası bizler için önemi çok büyük yüksek bir nokta. 1941 ile 45 yılları arasındaki Büyük Anayurt Savaşı sırasında bizim Donbass’ımız uğruna burada çok sert muharebeler olmuştu. Ve geçtiğimiz yıl burası, yeniden canlanan Ukrayna Neo-Nazizminin güçlerine karşı Donbass’ı savunan DNR birlikleri arasındaki çok ciddi çarpışmalara sahne oldu. Burası bir sembol ve bu en yüksek noktayı elde tuttuğumuz müddetçe Donbass’ımızı ve cumhuriyetlerimizi de elde tutmuş oluruz. Burada şehit düşen çocuklar bu yüksek stratejik noktayı savunmuş oldular. Savaş açıkçası devam ediyor. Savaş günlerinde madende çalışıyordum. Buradaki çatışmaları gün gün basın organlarından ve internetten takip ettim. O dönem burada her gün çatışma oldu ve buradaki milisler için çok endişeleniyordum. Onlar hayatlarını adadılar. Bundan sonrasına gelecek olursak; bu savaş sadece Ukrayna’da bir iç savaş değil ancak aynı zamanda merkezinde ABD’nin yer aldığı dünya faşizmine karşı bir mücadele. Zafer için daha ne kadar bedel ödeyeceğiz bilmiyorum. Bizim değil ancak Kiev cuntasının başlattığı bu savaşı kazanmak zorundayız. Savaşı kazanmak demek, barışçı inşa dönemine geçmek, hayatı canlandırmak, yeni bir insan olmak, yeni bir cumhuriyet ve devlet demek. Rusya Federasyonu’nun bir parçası veya bağımsız Yeni Rusya devleti olup olmayacağımızı zaman gösterecek. Şu anda sırada bekleyen görev bundan sonraki savaşı kazanmak.

Mariya Vladimirovna Xarçinka:



Savaştan önce Saur Magila’ya gelirdik, hayatımızın en parlak anlarını burada yaşar; en güzel etkinlikleri burada düzenler ve kutlardık. Burası Snejnoe civarında en önemli ören yeri bizler için. Burada dedelerimiz savaştı; şimdi ise sadece acı ve hüznü ifade ediyor maalesef. Geçen yılki savaş sonrasında büyük bir boşluk hissettim içimde. Hayatımdan bir şey kopmuştu sanki. Bundan sonra geleceğe dair en büyük beklentim; her şeyin eskisi gibi olması tekrar. Yine de olmayacak biliyorum ancak gene de huzurun, sakinliğin ve barışın tesis edilmesini arzu ediyorum. İnsanlar burada yeniden iyi bir moral ile gelebilsinler. Çünkü henüz halen yaşananların etkisini üzerimizden atabilmiş değiliz. Şimdi üzüntü içinde ziyaret ediyoruz burayı hayatını kaybedenlerden dolayı. Eskiden ise sevinç ve kıvanç vardı buraya gelirken.




Denis Anatolyeviç: Burası benim için efsanevi bir tepe. Burayı zamanında dedelerimiz savundu. Aynı şekilde 2014 yılında da halk milisleri… Benim babaannem savaşa katılmış. Ben buradan 15 km. kadar uzaklıkta bulunan Snejnoye’de yaşıyorum. Geçen yılki savaş sırasında yaşadıklarımı kelimelerle dile getirmem zor. Çatışmaların hemen hemen hepsi oturduğumuz yerden görülüp duyulabiliyordu. Gece gündüz devam durmaksızın devam etti. Artık elbette Saur Magila çok daha fazla bir anlam ifade ediyor benim için. Çünkü 70 yıl önceki savaşa nazaran geçtiğimiz sene her şeye kendi gözlerimle şahit oldum. Bilhassa evimden yaşanan her şey gözlemlenebiliyordu. Büyük Anayurt Savaşı’nı elbette görmedim ancak tarihi biliyorum. Her şeyin başında barış istiyoruz. Donbass’ta yeniden istikrar ve refah görmeyi arzu ediyoruz.

Yelena Valeriyevna: Ben de bu arada Snejnoye’danım. Burası benim için büyük zaferin mekânıdır. Buraya daha önceden de her sene Mayıs ayında gelirdik. Geçen yılki savaş sırasında kısmen evimdeydim. Buradaki bombardıman bittikten sonra ilk işim buraya gelerek en yukarı kadar çıkıp ağlamak oldu. Bir daha böyle hadiselerin kesinlikle olmamasını temenni ediyoruz. Barış sadece kafalarda değil ancak somut olarak insanların elinde olabilsin. Tüm dünyaya barış diliyorum.

Tatyana Nikolayevna: Saur Magila’da çok sayıda asker savaştı ve çok fazlası can verdi. Burayı 2. Dünya Savaşı’nda o denli savundular ki Almanlar en sonunda buradan kaçmak zorunda kaldı. Benim de bu arada dedelerimden birisi savaşa katılmış burada. Yefim İvanoviç. Buradaki savaş çok çetin geçti. Hem dünya savaşında dedelerimiz hem de geçen yıl milislerimiz burayı sonuna kadar, adeta ölümüne savundular. 2014 yaz aylarında hepimiz çok korktu ve acı çektik. Snejnoye civarındaydık ve her şey duyuluyordu. Mermiler, toplar havada uçuşup duruyordu. Örneğin ben evde saklanıyordum. Savaş uçaklarını görüyordum ve gözlerimle bir uçağın Saur Magila’yı bombaladığını izledim. Çok korkunçtu ve inanılmaz kaygılandık. Atalarımız gibi çocuklarımızın da kazanacağına eminiz. Bakın ne kadar çok insan var bugün burada. Hem son 23-24 sene boyunca hem de Sovyetler döneminde bu kadar çok insan görmedim burada. Geleceğe dönük olarak sadece zafer diliyorum. Bizim çocukların mutlak olarak kazanmasını ve bir daha da savaş mavaş olmamasını, sürekli suretle barışın egemen olmasını bekliyorum.

Vsyevolod Albertoviç: Ben Torez kentindenim. Savaştan önce Saur Magila benim için büyük bir anıt ve kutsal bir yerdi. Hepimiz 9 Mayıs’larda, her sene buraya ziyarete gelirdik. Eskiden de buradaki anmalarda epey insan olurdu. Savaş sırasında nasıl olabilir ki; endişe, heyecan ve hüzün vardı… En başta korkunçtu şimdi ise az çok normal. Burası toplamda 2 savaş geçirmiş oldu. 2. seferde de senaryo neredeyse aynıydı sadece tepeye hâkim olmaya çalışanların konumları farklıydı. Yine de bir kez daha savaş ve gene Saur Magila savunulmuş oldu. Kuşkusuz çok insan öldü fakat en önemlisi tepeyi eninde sonunda ele geçirdiler. Beklenti namına her şeyden önce Saur Magila anıtının yeniden inşa edilip dikilmesini diliyorum. Siyaseten ise; sadece Ruble’nin geçmesini istiyorum. Hatta kısa vadede belki Rusya bizi alır diye düşünüyorum. Şu anda iş yok, maaşlar ödenmiyor; işletmeler çalışmıyor, yaşaması zor. Bir şekilde yaşamaya tutunuyoruz. En azından savaş yok şu anda. Savaşın olmadığı durumda her şey daha kolay.  

Aleksey Yuriyeviç:

Büyük Anayurt Savaşı sırasında çok kayda değer bir yerdi Saur Magila. O günden sonra bizim için her zaman çok önemli bir yer oldu ve genel olarak anıtsal bir mezarlık bizler için. Dedelerimiz burada öldüler. Örneğin tankçı olan büyük dedem Snejnoye dolaylarında şehit olmuş. Ukrayna ile bizim DNR kuvvetlerimiz çarpışırken, benim de zamanında birlikte askerlik yaptığım tam tamına 500 arkadaşım bu civardaki çatışmalarda yaşamını yitirdi. 1200 kişi gittiler, 700 kişi ancak dönebildi. Artık bu anıt park ve bu civar benim için çok daha değerli çünkü hem Büyük Vatanseverlik Savaşı’nı yaşadı, sabretti, büyük bedeller ödedi; hem de bu son, ikinci savaş da gerçekten eskiden yaşananları canlandırdı. Ümit ve temenni ediyoruz ki genç cumhuriyetimizde her şey iyi, güzel olabilsin. Savaş nihai olarak sona ersin ve barış, sükunet, düzen tekrar geri gelebilsin diye umut ediyorum.       

Tatyana Dimitriyevna: Saur Magila tüm hayatım boyunca özgürlüğü ve zaferi sembolize etti. Bizim için çok kutsal bir yer. Buraya henüz okul ve üniversite yıllarından itibaren gelirdim. Kızımı da bu bilinçle yetiştirdim. Burası geçen yaz bombalandığı sırada ben Rusya’daydım. Eskiden burayı tarihin bir parçası olarak algılıyorduk. Büyük Anayurt Savaşı’nda Kursk Bölgesi’nde bir dedem ölmüş, diğeri de sakat kalmış. Bu bir tarihti. Şimdi ise hayatımızın bir parçası. Ülkemizin, cumhuriyetimizin gerçek anlamda egemen, yetkili bir devlet olmasını isterim. Bizim insanlarımız çalışmayı sever. Ellerine silah almış olmalarına rağmen Donbass halkı çok dobra bir halktır, kalplerinde iyilik yatar. Yaşadığımız bu süreçte bizleri savunan ve canlarını veren sayısız erkeğimize teşekkür borçluyum. Bu insanlar bu kentleri, bu toprakları terk etmediler. Hakikaten burası bizim toprağımız. Bana bir Kievli internette şunları yazmıştı: “Ne için savaşıyorsunuz, orası bizim toprağımız?”. Ben de ona haklı olarak sordum ki, “O halde bizim toprağımız neresi?!..”

Valeriy Andreyeviç: Buraya açıkçası ilk defa geliyorum. Saur Magila benim için de çok şeyler ifade ediyor çünkü burada dedelerim savaştı. Büyük Anayurt Savaşı’nda toprağımızı savundular nasıl ki şimdi milisler yapıyorsa. Bu çok büyük anlamlar ifade ediyor. Bilhassa geçen yıl olanları yaşayınca… Yaşananlar çok onur ve kalp kırıcı. Snejnoye’de karşı eve top mermisi düştü, ölenler oldu. Burası eskiden benim için ne ise  şimdi de o. Savaş sürecinin tamamen bitmesini, artık daha fazla ateş açıp taramamalarını diliyorum. Bağımsız bir cumhuriyet de olsak, Rusya’ya da katılsak; asıl önemli olan barışın gelmesi, iş-gücün olması

Alla Patavova:

Snejnoye doğumluyum ancak şu anda geçici olarak Donetsk’te yaşıyorum. Saur Magila bizim için her zaman kutsal bir yer oldu. Buraya okul yıllarından itibaren her bayramda gelirdik Geçen seneki çatışmalar sırasında Snejnoye’de anne ve babamın yanındaydım. O günlerde, bizi hangi amaç uğruna öldürmek istediklerini sorup duruyordum kendi kendime. Samimi söylemek gerekirse, boyun eğmediğimiz için gurur duyuyorum. Şüphesiz burası bize artık çok daha fazla şey söylüyor. Şimdilerde ise, Donbass ikinci kere diz çökmediği için gururluyum. Çünkü ona boyun eğdirmek mümkün değil. Burası bizim anayurdumuz. Eskiden, burada büyüdüğüm için bir gurur vardı bende. Bir daha savaşın olmamasını ve barışçıl, insancıl yollarla bir çözüm yolu bulunmasını diliyorum. İnsanların yeniden ve çok daha iyi şartlarda yaşayabildikleri, insanların birbirlerine saygı duydukları bir toplum ve düzen istiyorum.

Svetlana Viktoryevna: Ben Torez kentinden geliyorum. 2014 yazında da oradaydım. Saur Magila benim için kutsal bir yerdir. Babam, Büyük Anayurt Savaşı’nın katılımcısıdır. 1927 doğumlu ve 1944’te cepheye katılmış. Birliğiyle Berlin’e kadar gidenlerden. Oradaki muharebe bittikten sonra da Mançurya’daki harbe gönderilmiş. Japonya’ya karşı kazanılan zaferin madalyaları var kendisinde. Öte yandan her iki dedem de savaşta ölmüşler. Tüm bunlardan dolayı işte burası benim için kutsal bir mekân. Babam başta olmak üzere tüm ailemiz zaferin yıldönümü günlerinde mutlaka her sene buraya gelir çiçekler bırakır, ölümsüz ateşe kadar tırmanırdık. Oğlumu da bu bilinçle yetiştirdim. Geçen yıl burası harap edilirken büyük bir acı duydum. Yine bize yakın bölgede 17 Temmuz’da Malezya uçağı düştü. Yaklaşık bir ay sonra da annem öldü. Kendisi 2. Dünya Savaşı çocuğuydu. 1933 doğumlu. Bu en sonki savaşı baştan beri anlayamadı, kaldıramadı. Bizler barışçıl insanlarız, hem o hem de ben öğretmendik. Bodrum katında saklanmamızı, bizi vurup, bombalamalarını bir türlü içine sindiremedi. Hasta bir kalbi vardı ve daha fazla dayanamadı. Bundan dolayı da bu savaş benim için kişisel, ailevi kayıp anlamına da geliyor. Saur Magila artık benim için barışın, adaletin ve müreffeh bir hayatın sembolüdür. Çünkü eğer burası düşseydi Donbass’ın tamamı da düşecekti. Donbassa yaşayacak; burada halk kaldığı, yaşadığı, insanlar çalıştığı ürettiği, çocuk sahibi oldukları ve onları yetiştirdikleri sürece yaşamayı sürdürecek. Bugünden geleceğe doğru herkes gibi ben de barışı hayal ediyorum. 70 yıl boyunca kimse ile savaşmamıştık. Donbass’ın çocuklarının barış içinde yaşayabilmelerini umut ediyorum. Burada her şeyin gene eskisi gibi olmasını, refah ve düzenin tekrar geri gelmesini; Rusya, Avrupa, Amerika, Fransa, İngiltere, Ukrayna, vs. herkesle barış içerisinde yaşamayı istiyoruz.            

Anna Velariyevna:



Ben de Snejnoya’dan geldim. Saur Magila savaştan önce benim için Büyük Anayurt Savaşı’nın hatırası, dedelerimizin gömülü olduğu yer demekti. Yine de,  70 sene önce dedelerimin verdiği mücadelenin sonuna kadar bilincinde değildik. Ancak şimdi anlıyoruz ne kadar zor olduğunu. Tabii ki artık buranın anlamı benim için çok daha büyük. 2014’ün yaz aylarındaki çatışmalarda büyük bir şok yaşadım. Zamanında birlikte yaşadığımız kardeşlerimiz nasıl olur da bizi anlamaz, nasıl olur da bizi öldürmeye teşebbüs ederlerdi. Bundan sonrası için ise; bir daha çocuklarımızı vurmasınlar, yeni kuşaklar tüm bu yaşananları unutmasın, kendilerini bu süreci yaşayanların yerine koyup, onları hissetsinler isterim.