ABD: Esad'ı göndermenin zamanı geldi

ABD: Esad'ı göndermenin zamanı geldi
ABD: Esad'ı göndermenin zamanı geldi
ABD Dışileri Bakanı Clinton: Suriye, Esad gitmedikçe hiç bir şekilde huzurlu, istikrarlı ve demokratik olamaz. Bizim açımızdan, uluslararası camia olarak belli bir plan çevresinde toplanmanın ve Suriye'den Esadı göndermenin zamanı geldi

Dilhun GENÇDAL

İSTANBUL - İstanbul'da düzenlenen "Terörizmle Mücadele Küresel Forumu"na katılan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, forum sonunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.
Clinton, burada yaptığı açıklamada, Suriye'de yaşananlara değinerek, "Amacımız, çabalarımızı attırarak suriye halkına destek vermek. Çünkü durumun aciliyeti ortada. Rejimin desteklediği şiddeti biz gözlemledik. Dün de Hama'da bunu gözlemledik. Bunu vicdanımıza sığdırmamız mümkün değil" dedi.

SURİYE HALKININ BEKLENTİLERİNE CEVAP VERMEMİZ GEREK

Beşar Esad'ın şidetini 2 katına çıkardığını söyleyen Clinton, "Suriye, Esad gitmedikçe hiç bir şekilde huzurlu, istikrarlı ve demokratik olamaz. Bizim açımızdan, uluslararası camia olarak belli bir plan çevresinde toplanmanın ve Suriye'den Esadı göndermenin zamanı geldi. Dün akşam zirvede bu kapsamda yapabileceğimiz ve birlikte atabileceğimiz bir takım adımları tartıştık. Buradaki bir takım ana bileşenleri ve prensipleri söylemek istiyorum. Öncelikle Suriye Hükümeti, Annan Planı'nın tüm altı noktasını uygulamalı. Bunun içerisinde gerçek bir ateşkes de olmalı ve her taraf buna saygı göstermeli. İkincisi Esad tarafından gösterilecek olan güç transferi ve Suriye'den ayrılması. Üçüncüsü de geçici temsili hükümetin müzakereler aracılığıyla oluşturulmasıdır. Bizler, bu kapsamda bu prensiplere son derece bağlıyız ve biz aynı zamanda adaletn takipçisi olmak ve Suriye halkının beklentilerine cevap vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Burada demokratik temsiliyete ve içermeci bir hükümete geçiş yapılmalı. Askeri güçler ve güvenlik üzerinde sivillerin kontrolü olmalı, bu süreç hukukun üstünlüğü ve eşitlik ilkesi kapsamında tüm Suriyelileri içerecek bir şekilde yaplandırılmalı. Hepimiz biliyoruz ki, Esad rejiminin savunucusu olan kişiler var hala. Çünkü, değişiklikten daha fazla korkuyorlar. Biz ısrarlı bir şekilde pozitif, içermeci ve demokratik geçiş yol haritası üzerinde konuşuyoruz. İnsanların bu noktaya gelmesini, bu vizyona sahip olmasını da sağlamamız lazım. Onları Esad rejiminden uzaklaştırmamız lazım ki, onlar da daha iyi br geleceğin kendileri için hayalini kurabilsinler, hem kendileri, hem Suriye için. Aynı zamanda uluslararası camiayı da bu planın ardında birleştirmemiz gerekiyor. Erişilebilir bir plan kapsamında Suriye içerisinde protesto yapanlar, ayaklananlar, ölenleri de kapsayacak şekilde evrensel insan haklarına ulaştırmamız gerekiyor. Dün akşam yaptığımız toplantıda bu kapsamda herhangi bir ülkeyle çalışabileceğimizi, BM'nin Güvenlik Konseyi üyelerinin hepsiyle çalışabileceğimizi ifade ettik. Bu türden bir toplantı Esad'ın ve kendi rejiminin sonlandırılması prensibine, demokratik bir Suriye'ye yönlenmesi prensibine hizmet ettiği sürece mümkün olacaktır. Bu kapsamda tüm uluslara bu türden yaptırımları uygulamaları, gereken boşlukları doldurmaları için destek vereceğiz. Aynı zamanda bu kapsamda birlikte çalışan ülkeler arasında koordinasyonun da sağlanması çok önemli. Bu anlamda bir uzmanlar toplantısı bekliyoruz ve sivil muhalefetin katılımıyla yine Türkiye 'de yapılacak bu toplantı. Gelecek hafta sonunda yapılmasını planlıyoruz. Ben Kofi Annan'la yarın görüşeceğim. Washington'da bir araya geleceğiz" diye konuştu.


KİMSE ÖLÜMLERİN DEVAM ETMESİNDEN MEMNUN DEĞİL


Hillary Clinton, Suriye konusunda uzman olan danışmanından yarın Moskova'ya gitmesini istediğini anlatarak, "Kendisi Rusya Hükümeti ile politik geçişi tartışacak. Kimse bu süreçte bu ölümlerin devam etmesinden memnun değil, herkes rahatsızlık duyuyor ve bir arada ilerlemeye kararlıyız ve bu taahhüdümüzü dün bir kez daha tekrarladık. Dışişleri Bakanınız ve ben, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile birlikte ülkelerimizi ilgilendiren konuları gözden geçirebildik. Bu kapsamda ekonomik ortaklıkları özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki geçiş sürecinde güçlendirmek de var. Türkiye'ye yaptığım her ziyarette tekrarlıyorum, ABD, Türkiye'nin PKK ile olan mücadelesinde Türkiye'nin yanındadır, desteklemektedir. Bu süreçte yaşanan uzun süreli şiddet Türkiye'de binlerce yaşamın kaybına neden olmuştur" dedi.


9 AY İÇİNDE ÇOK ÖNEMLİ GELİŞMELER KAYDETTİK


Davutoğlu ise, Terörizmle Mücadele Küresel Forumu'nun bakanlar toplantısını yaptıklarını hatırlatarak, "İlk toplantısını geçen yıl New York'ta Eylül ayında gerçekleştirmiştik. 9 ay içinde çok önemli gelişmeler kaydettik. Herşeyden önce mahiyeti itibariyle Terörizmle Mücadele Küresel Forumu, şiddete ve teröre varan her türlü aşırıcılıkla, sivil yöntemler kullanarak, mücadele etmenin, karşılıklı olarak uzmanlıklarımızı paylaşmanın önemli bir aracı halinde. 20'yi aşkın şu anda bu forumun üyesi" dedi. Terörizmle Mücadele Küresel Forumu bünyesinde ilk aşamada 3'ü bölgesel , 2'si tematik olmak üzere 5 çalışma grubunun oluşturulduğunu aktaran Davutoğlu, "Bunlardan bölgesel olanlar, Afrika Boynuzu Çalışma Grubu, Sahil Bölgesi Çalışma Grubu, Güneydoğu Asya Çalışma Grubu, tematik olanlar da Ceza Adaleti ve Hukukun Üstünlüğü Çalışma Grubu ile Şiddete Varan Aşırıcılıkla Mücadele Çalışma Grubu. Biz AB ile birlikte Afrika Boynuzu Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını yürütüyoruz" diye konuştu. Ahmet Davutoğlu, terörle mücadelede işbirliğinin önemine de işaret ederek, "PKK ile mücadelede uluslararası toplumdan dayanışma bekliyoruz. Bu konuda Türkiye'nin edindiği tecrübeler var" dedi. (dha)