'ABD, Mısır'da dehşete düştü Libya'yı vurdu'

'ABD, Mısır'da dehşete düştü Libya'yı vurdu'
'ABD, Mısır'da dehşete düştü Libya'yı vurdu'
Ortadoğu Konferansı'na konuşmacı olarak katılan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Dış İlişkiler Sorumlusu ve Siyasi Büro üyesi Ebu Ahmed Fuad, 'Arap Baharı' sürecinde yalnızca Tunus ve Mısır'da olanların 'devrim' olduğunu belirtti
Haber: MERVE GÜRSOY / Arşivi

Ortadoğu Konferansı’na konuşmacı olarak katılan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Dış İlişkiler Sorumlusu ve Siyasi Büro üyesi Ebu Ahmed Fuad, ‘Arap Baharı’ sürecinde yalnızca Tunus ve Mısır’da olanların ‘devrim’ olduğunu belirterek “Tahrir’de dehşete düşen ABD Libya’yı vurdu” dedi. Fuad, Türkiye ’nin Libya ve Suriye konusunda ABD’nin yanında tutum almasını da ‘Türkiye başka halklara karışmamalı’ diyerek eleştirdi.

Arap dünyasındaki gelişmeleri ele alırsak, daha önce yalnızca Mısır ve Tunus’u devrim olarak kabul ettiğinizi söylediniz. Rejimin değiştiğiLibya konusunda ne düşünüyorsunuz? Ebu Ahmed Fuad: Tunus ve Mısır’da hareket yerliydi, halktan gelmişti. Libya’da yaratılan durum tamamen suni, tamamen dış destekliydi. ABD, Tunus ve Mısır’da yaşananları sürpriz olarak değerlendirdi, bunların olacağını beklemiyordu. Dolayısıyla halktan böylesi hareketler gelebileceğini görünce halk hareketlerine karşılık kendince bir karşı saldırı hazırladı. Bu karşı saldırı tam da Libya’ya yapılan müdahaleydi. Mısır ve Tunus’daki halk hareketlerine Libya’yla yanıt verdi. Libya’dan sonra bütün Arap ülkelerinde kontrolü sağlayacak iletişim kurmaya başladılar. Müslüman Kardeşler’le de bu bağlamda direkt bir bağlantı kurdular. Biz Kaddafi’yi diktatör olarak kabul ediyoruz, o konuda bir sorun yok. Libya’nın zengin ve geniş olanaklarında, Libya halkını yokluk içinde yaşatmış ve halkın gelişimi için hiç bir şey yapmamıştır. Ancak, dış müdahaleye de kesinlikle olumlu bakmıyoruz. Mısır ve Tunus’da devrilen rejimleri, Bin Ali ve Mübarek’i destekleyen zaten ABD’nin kendisiydi. Dolayısıyla Libya’da gelinen noktayı asla kabul etmiyoruz. ABD’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da 2 hedefi var. Birincisi İsrail’in güçlü kalması, ikincisi de bölgedeki petrolü kontrol etmek. Bu yüzden yalnızca bu iki hedef doğrultusunda hareket ediyor ve bu hedefleri kaybetmemek adına geliştirdiği politikaları izliyor. Dolayısıyla ABD’nin bölgede toplumsal adalet, özgürlük ve gelişimi desteklediğine inanmıyorum.

Peki Türkiye’nin Arap Dünyasında olan gelişmelere karşı izlediği tutum hakkında ne düşünüyorsunuz? Libya’da müdahaleyi desteklemesi, Suriye’de de benzer politikalar izlemesi durumunu nasıl değerlendirirsiniz? Ebu Ahmed Fuad: Türkiye, ABD’yle aynı ilkede bir ülke. ABD’nin isteğini yapıyor, onların ilkelerini uyguluyor. Türkiye halkının başka halklara karışmaması gerektiğini düşünüyorum. Zaten, Türkiye’deki tüm halkın da hükümeti desteklediğini düşünmüyorum. Bence zaten onlar da dış müdahalelere karşılar.

Daha önce bir konuşmada dünyada yeni kutuplar oluşacağını, yeni kutuplaşmalar göreceğimizi söylediniz. Burada nasıl bir kutuplaşmadan bahsediyorsunuz, kastettiğiniz spesifik güçler var mı?
Ebu Ahmed Fuad: Dünya çapında kutuplaşmanın başlangıcındayız şu an. Kutuplar yeni yeni belirleniyor. Artık ABD ve Avrupa’nın dünyanın geleceğinde tek söz sahibi, tek karar mekanizması olması durumu geride kalmış gibi görünüyor. Uluslararası kuruluşlarda da bunu görebiliyoruz, bunlar eskisi gibi ABD himayesinde değil. Rusya ve Çin, Suriye’ye müdahaleyi veto etmişti gördüğümüz gibi. Şimdi Rusya ve Çin artık önemli konularda da söz sahibi olabiliyor ve karşı gelebiliyor. Bu iki ülkenin ekonomik duruşu da gitgide iyileşiyor. Bunlar yeni bir döneme girdiğimizi gösteriyor.

Buna yeni bir ‘Soğuk Savaş’ dönemi diyebilir miyiz?
Ebu Ahmed Fuad: Evet evet, buna yakın. Belki taraflar biraz daha farklı bu kez ama benzer bir durum var.