ABD sopayı erken salladı

ABD sopayı erken salladı
ABD sopayı erken salladı
Ruhani'yle beklenen bahara gölge düştü. ABD, İran'ın petrol satışını günlük 1 milyon varil düşürmeyi öngören tasarıyı geçirdi.

İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Dışişleri Bakanlığı için Washington’la gizli diplomasinin mimarı Muhammed Cevad Zahir’i seçmesi ABD ile ilişkilerde yumuşama beklentisine yol açarken Amerikan yönetimi ‘testi kırılmadan’ tedbirini aldı.
Temsilciler Meclisi, İran’ın tartışmalı nükleer programının para kaynağını kesmek için petrol ihracatını hedef alan yaptırımların sıkılaştırılmasını öngören yasa tasarısını 20 ret oyuna karşılık 400 evet ile kabul etti. Tasarıya göre İran’ın petrol ihracatının 2015’e kadar tamamen durdurulması yönünde belirlenen hedefe bağlı kalınacak ve satılan petrol miktarı 1 yıl içinde günde 1 milyon varil azaltılacak. İran’dan petrol ithal etmeye devam eden ülkeler yaptırıma tabi tutulacak. İran’ın yurtdışı hesaplarına erişimi kısıtlanacak. Diğer sanayi kollarında İran’la ticareti durdurmayan ülkeler ve madencilik ile inşaat sektörlerinde yapan her türlü ticari kuruluş kara listeye alınacak. Tasarı İran’ın petrol ihracatının hangi miktarda azaltılacağına dair kesin rakamlar veren ilk tasarı olma özelliği taşıyor.
Tasarının yasalaşması için Senato’da benzer tasarının geçmesi ve Başkan Barack Obama’nın onaylaması gerekiyor. Benzer tasarı Senato’ya eylülde sunulacak. ABD ve AB’nin mevcut yaptırımları sonucu İran’ın petrol satışı yarı yarıya düştü. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre İran mayısta günlük 1.25 milyon varil petrol satarken haziranda bu rakam 800 bine geriledi. 

Obama istemiyor ama...

Tasarı konusunda Kongre ve Obama yönetimi arasında fikir ayrılığı yaşanıyor. Üst düzey bir yetkili Beyaz Saray’ın yeni yaptırımlara temelde karşı olmadığını ama Ruhani’ye bir şans vermek istediğini söyledi. Ret oyu verenler de zamanlamanın yanlış olduğunu kaydetti. Ulusal İran- ABD Konseyi Başkanı Trita Parsi bu adımın ABD’nin uzun süredir yürüttüğü ‘iyi polis- kötü polis’ stratejisine ters düştüğünü belirtti. Demokrat Jim McDermott ise Ruhani’nin yemininden önce bu yaptırımlara aceleyle onay vermenin, iki ülke arasındaki gerginliği azaltma çabalarına zarar vereceğini vurguladı. Buna karşın Dışişleri Sözcüsü Marie Harf “Felç eden yaptırımların İran’a baskı yapmanın en önemli unsuru olduğuna inanıyoruz. Bu tasarıyla şu veya bu şekilde bir tavır almış değiliz” dedi. Tasarıyı gündeme getiren Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce ve Cumhuriyetçi vekil Eliot Engel ise ABD’nin ulusal güvenlik açısından İran’ın nükleer silah yapımını durdurmaktan başka bir önceliğinin olmadığını savundu. Royce “Yeni bir cumhurbaşkanları olabilir ama nükleer programlarını devam ettirmeye çalıştıklarına eminim. Ruhani’nin yetkileri dini lider Ayetullah Ali Hamaney kadar güçlü değil. Hamaney, ABD’ye güvenmiyor. Yaptırım kararları, İran’ın siyasi takvimine bağlı olmamalı” dedi.
İran Dışişleri Sözcüsü Abbas Arakçı ise ek yaptırımların ‘nükleer program meselesini daha karmaşık hale’ getireceği yanıtını verdi: “ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar başarısız bir politikanın ürünüdür. Bu politikada ısrar etmeleri şaşırtıcı ama biz duruşumuzu değiştirmeyeceğiz.” 

Türkiye ’yi kasar’
Türkiye’yi yakından ilgilendiren tasarıyla ilgili Reuters’a konuşan bir Türk yetkili “Türkiye, İran’dan alabileceği petrolün miktarını zaten azaltabileceği kadar azalttı. Bunu da ilgili taraflara iletti. Bundan sonraki yeni bir yaptırım Türkiye’nin işini zorlaştıracaktır. Ortaya çıkabilecek ihtiyacı karşılamak için bazı ülkelerle görüşüyoruz ama bu yeni kısıtlamayla telafi edilmesi hiç kolay değil” dedi. Türkiye’nin İran’dan petrol alımı yüzde 40 oranında azaltılarak günlük 180 bin varilden 110 bin varile düşürülmüştü. Türkiye geçen yıldan beri Libya, Suudi Arabistan, Irak ve Rusya’dan fazla petrol almak için uğraşıyor. ABD, İran’dan petrol alan Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’yi OPEC üyelerine yönlendirmişti. Bu dört ülke bu yılın ilk yarısında İran’dan petrol alımını beşte bir oranında azalttı. Güney Kore merkezli bir rafineri şirketi yetkilisi “Bunun ambargodan veya nota vermekten hiçbir farkı yok” diyerek petrol fiyatlarının ciddi oranda artacağını öne sürdü. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennady Gatilov ise ‘amacın nükleer programı bitirmek değil İran’ın ekonomisini darboğaza sokmak olduğunu’ söyledi.