ABD'de silah kullanımında yeni bir döneme giriliyor

ABD'de silah kullanımında yeni bir döneme giriliyor
ABD'de silah kullanımında yeni bir döneme giriliyor
ABD'de tabu olan ve temel bir hak gibi korunan 'silahlanma özgürlüğü', 20 çocuğun katledildiği olayın ardından tartışmaya açıldı.

WASHINGTON - ABD 'de geçtiğimiz hafta, Connecticut eyaletinin Newton kentindeki Sandy Hook İlkokulu'nda düzenlenen saldırı sonucu yaşları 6 ila 7 arasında değişen 20 çocuk ile 6 yetişkin hayatını kaybetti.

Bu tür katliam haberlerine neredeyse alışan ülke, ilk defa bu kadar fazla sayıda masum çocuğun, bedeninde birden fazla mermiyle katledilmesi karşısında sarsıldı. Yıllardır çözüm bulunamayan ve silah lobilerinin baskılarına takılan silah kullanımına sınırlama getirilmesi sorunu, Connecticut dramıyla bir dönüm noktasına geldi.

Şimdi ülkede, silah endüstrisi ve lobilere karşı birçok cepheden tepkiler gelmeye başlarken, eleştirilerin yoğunluğu silah kullanımına destek olan çevreleri dahi yeni bir pozisyon belirlemeye zorluyor.

MUHAFAZAKAR DEMOKRATLAR YÖN DEĞİŞTİRDİ
Silah kullanımında tartışmaların merkezindeki sorun ise, bireylerin neden yarı otomatik silahlara ihtiyaç duyduğu. Amerikan anayasasının ikinci maddesi, bireylerin silah alımı ve kullanımını bireysel özgürlükler kapsamına alıyor. ABD Kongresi'nde de 1994'ten bu yana büyük çaplı bir federal silah yasası kabul edilmiş değil. Belirli yarı otomatik silahlara yönelik yasağın süresi de 2004'te dolmuştu. Ancak artık, saniyede birçok mermi atan yarı otomatik silahların, bireylerin kendilerini koruma amaçlı silah taşıması mantığından çıkıp, katliamlara yol açtığı konusunda geniş bir fikir birliği mevcut.

ABD Kongresi'nde silah kullanımının sınırlanmasına yönelik yasalara karşıtlığıyla bilinen bazı milletvekilleri de artık bu konuda düzenleme yapılması gerektiğini açıkladı.

Örneğin, Demokrat Parti içerisinde silahlanma hakkının güçlü savunucularından ve güçlü silah lobisi Ulusal Tüfek Derneği'nin (NRA) en fazla desteklediği isimlerden olan West Virginia senatörü Joe Manchin ve Virginia senatörü Mark Warner, bu tür silahlara yönelik yeni düzenlemelere artık açık olduklarını belirterek, partileri içerisinde bu konuda daha fazla duyarlılık göstermeye başlayan ve sayıları giderek artan gruba katıldı. Daha önce, kendisini çevre konusundaki bir düzenlemeye tabancayla ateş eder şekilde gösteren bir reklam yayınlayacak kadar güçlü silah savunucusu olan Manchin, "Bu gencecik çocuklarımızın uğradığı korkunç katliam bizi değiştirdi" dedi. Warner da, Twitter üzerinden, Newtown katliamını "oyunun kurallarını değiştiren" bir gelişme olarak niteledi.

Bu konuda kararsız tutum sergileyen Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık lideri Nancy Pelosi, daha önceden silah yanlısı olan Senato'daki Demokrat Çoğunluk lideri Harry Reid ve Kentucky'den Demokrat milletvekili John Yarmuth da, görüşlerini değiştirenler kervanına katıldı. Yarmuth, "Son 6 yıl içerisinde silahlı şiddet konusunda büyük oranda sessiz kaldım ve şimdi bundan üzüntü duyuyorum" ifadesini kullandı.

Daha önceki yasağın hazırlayıcılarından olan Demokrat Parti California senatörü Dianne Feinstein, gelecek yıl Kongre'nin yeni yasama yılında konuyla ilgiil yeni bir yasa tasarısı sunacağını açıkladı.

CUMHURİYETÇİLER DE SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Şu ana kadar, Newtown'daki saldırıyı kınamak dışında sessiz bir tavır takınan Cumhuriyetçiler de sessizliklerini bozdu.

Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin, kapalı kapılar ardında düzenledikleri toplantıda silah konusunu ele aldıkları ve en azından bazılarının silah kontrolü konusunu tartışmaya istekli baktıkları belirtiliyor. Nitekim, Cumhuriyetçi üyelerin bazıları, artık silah kontrolü meselesini tartışmaya hazır olduklarını söylerken, bazıları sadece silahların değil, şiddet içeren video oyunları ve akıl sağlığıyla alakalı konuların da tartışılması gerektiğine dikkati çekiyor.

Olası silah kontrolü düzenlemesinde ilk adımı atması beklenen komite olan Senato Adalet Komitesi'nin kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Iowa senatörü Charles Grassley, özel komisyon kurulması önerisinde bulundu.

Senato'daki Demokrat Çoğunluk lideri olarak genel kurulun programının hazırlanmasından sorumlu olan Reid de, yasaların değiştirilmesi konusunda yakında verimli bir tartışma olacağını belirtti.

BEYAZ SARAY'IN NASIL BİR POLİTİKA İZLEYECEĞİ NET DEĞİL
Beyaz Saray, silah kullanımının kısıtlanmasına yönelik tutum ortaya koymuş olsa da, henüz bu konuda nasıl bir adım atacağı ve nasıl bir yön çizeceği belli değil.

Colorado'nun aksine, bu katliama sessiz kalamayan ve artık bu konuda düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten ABD Başkanı Barack Obama, kurmaylarıyla toplantı yaparak bir politika belirlemeye çalışıyor. Obama dün de, silah haklarının güçlü savunucusuyken trajediden sonra tavrını değiştiren Senatör Joe Manchin ile görüşme yaptı.

Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, Obama'nın, Senatör Feinstein'in Kongre gündemine getirmeyi planladığı, yarı otomatik silahlara yönelik yasağın yeniden yürürlüğe konulması yönündeki çabalara destek vereceğini açıkladı ve Obama'nın, silah fuarlarında insanların hiçbir geçmiş araştırması yapılmadan özel satıcılardan silah alabilmesine olanak veren yasal boşluğu gidermeye dönük her türlü düzenlemeyi de destekleyeceğini bildirdi.

Carney, Başkan Obama'nın, uzun zamandır silah kontrol tedbirlerine muhalefet eden bazı Kongre üyelerinin, şimdi bu konuda sağduyulu bir tavır içine girmeye başlamalarından cesaret aldığını belirtti.

Aslında, Obama'nın da bu sefer daha cesur adım atabilme imkanı var. Çünkü bir kez daha seçilmek gibi bir kaygısı bulunmuyor. Bunun yanında, önceki katliamların aksine bu kez halk daha tepkili ve yasaklar konusunda daha net tutum sergiliyor. Yine de Obama'nın bu hassas konunun üzerine ne kadar gideceği şimdilik net değil ama gelecek haftalarda daha somut adımlar atmaya niyetli görünüyor.

BİREYSEL TEPKİLER ARTTI
Bunun yanında, bireyler ve kurumlar da silah endüstrisine sırtını dönmeye başladı. Beyaz Saray'ın resim websitesinde oluşturulan dilekçe bölümünde de "Federal Silah Kontrol Yasası'nın oluşturulması" başlığı altındaki imzalar şu anda 2 bin 205'e ulaştı. 16 Ocak'a kadar 25 bin imzaya ulaşılması hedefleniyor.

Ülkede, silah kullanımının sınırlanmasına yönelik gösteriler başlarken, Amerikan medyasında çıkan haberler sonucunda, dernek ve şahısların tahvil ve fon planlarında silah şirketlerinden alım yapıp yapmadıklarını incelemeye ve bunları iptal etmeye yöneldiği belirtiliyor.

SİLAH LOBİLER SESSİZ
Önceki katliamlardan sonra silah kullanımına sınırlama getirilmemesi için etkin çalışmalara başlayan silah endüstrisi ve Ulusal Tüfek Derneği (NRA) gibi örgütler bu kez sessizliğe büründü.

NRA, katliamdan yaklaşık bir hafta sonra, medyanın baskılarının da etkisiyle açıklama yayımlayabildi. Açıklamada, NRA "korkunç ve mantıksız cinayetten şok olduklarını ve kalplerinin yaralı ve üzüntülü" olduğunu belirtti ama dikkat çekici nokta açıklamanın şu son cümlesi oldu: "NRA böyle bir durumun tekrar yaşanmamasına yardım etmek için anlamlı katkılar önermeye hazırdır."

NRA'in bu konuda hangi ne tür bir katkı sağlayacağı şimdilik belirsiz ama silah lobilerinin bu sessizliği, ancak Obama'nın bu konudaki politikasını açıklamasına kadar sürebilir. Sonrasında ise ülke siyaseti, bu konuda ciddi mücadelelere sahne olabilir. Çünkü yılda 3,2 milyar dolarlık silahın satıldığı ülkede, silah endüstrisinin Kongre üzerindeki ciddi etkisi yadsınamayacak durumda. NRA bu yılki seçim kampanyaları için 17 milyon dolar harcadı. Destekleği adayların çoğunluğu da Temsilciler Meclisi Çoğunluk lideri Eric Cantor dahil, Cumhuriyetçi Parti'dendi. Bunun yanında, NRA'ın 4 milyon civarındaki üyesi de Washington'da hayli aktif.

BAZI KESİMLER HALA SİLAHLARI SAVUNUYOR
Son gelişmelere rağmen ABD'de bazı kesimler ise silah kullanımını savunmayı sürdürüyor. Örneğin silahlara düşkünlüğüyle bilinen Teksas'ta, Vali Rick Perry, silah kontrolüne yönelik düzenlemelere hala karşı duruyor. Öğretmenlerin okullarda silah taşımasını destekleyenler arasında yer alan Perry, lisans sahibi olanların silah taşımasına sınırlama getirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçi Parti Teksas milletvekili Louie Gohmert de, halkın silah taşıyabilmesi hakkını savunmaya devam ediyor. Gohmert'in savunması ise şöyle: "Eğer okul yöneticisinin ofisinde M-4 silahı olsaydı o saldırganı daha çocukları öldürmeden etkisiz hale getirebilirdi."

Tüm bu veriler ışığında, ABD'de silah kullanımıyla ilgili yeni tartışmaların nereye varacağı ve kısıtlama yönünde düzenlemeler yapılıp yapılmayacağı şimdilik belirsiz. Kesin olan ise, son katliamın Amerikalılar için bir dönüm noktası olduğu ve ülkedeki derin sessizliği bozduğu. (aa)