ABD'nin Libya Büyükelçisi öldürüldü

ABD'nin Libya Büyükelçisi öldürüldü
ABD'nin Libya Büyükelçisi öldürüldü
İslam'a hakaret eden filmin protestosu sırasında bir grup ABD'nin Bingazi Konsolosluğu'na saldırdı. Elçi Stevens ve 3 diplomat öldü.

Hz. Muhammed’e hakaret eden ‘Müslümanların Masumiyeti’ adlı filme karşı düzenlenen protestolar Libya’da Amerikalı 4 diplomatın yaşamına mal oldu. 5 Amerikalı da yaralandı. Önceki gece Bingazi kentinde düzenlenen protestolar sırasında konsolosluğa roket atarlarla yapılan saldırılar sonucu ABD’nin Libya Büyükelçisi Christopher Stevens ve üç elçilik yetkilisi öldü. Libya yönetimi ABD’den özür diledi. Bingazi’deki olaylar, Mısır’ın başkenti Kahire’de ABD büyükelçiliğini ablukaya alan bir grubun elçiliğin duvarını aşıp bayrağını yakmasının ardından geldi. El Cezire’nin internet sitesi, Libya güvenlik güçlerine dayanarak kısa bir süreliğine Bingazi’ye gitmiş olan Stevens’ın, saldırganların çıkardığı yangın sırasında, yanındaki iki güvenlik görevlisiyle birlikte, dumandan zehirlenerek hayatını kaybettiğini yazdı. Reuters’a konuşan Libyalı bir yetkili ise olay sırasında konsolosluk binasında değil otomobilinde olan Stevens’ın daha güvenli bir yere doğru gittiği sırada arabasına roketler isabet ettiğini söyledi. Fotoğraflarda ise Libyalılar tarafından taşınan Stevens’ın vücudunda yanıklar olduğu görüldü. ABD’lilerin cenazeleri Almanya’daki Amerikan üssüne transfer edilmek üzere Bingazi’den uçakla Trablus’a götürüldü.

‘Ensaru’ş Şeria sorumlu’
Libya İçişleri Bakan Yardımcısı Venis eş Şerif, saldırının “Ensaru’ş Şeria” adlı grup tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Şerif, Ensaru’ş Şeria’ya bağlı 50 kişilik grubun konsolosluğa roket saldırısı düzenlediğini, ardından konsolosluktaki güvenlik güçleriyle saldırganlar arasında silahlı çatışma yaşandığını belirtti. Ancak Trablus’taki BBC muhabiri örgütün bu iddiaları yalanladığını belirtirken Libya’da Kaddafi’ye karşı isyan sürecinde pek çok grubun silahlandığını hatırlattı. BBC, “Ülkedeki silahlı milislerden bazıları köktendinci görüşlere sahip ve pek çok bölgeyi kontrol altında tutuyorlar” yorumunu yaptı. Libya’nın yeni Devlet Başkanı Muhammed Yusuf el Magarif ve Başbakan Abdurrahim el-Keib, saldırıdan dolayı ABD’den özür diledi. Magarif, Amerikan halkından ve tüm dünyadan özür dilerken saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını söyledi. Libya’nın Ankara Büyükelçisi Muktar “Saldırı eski İstihbarat şefi Senussi’nin Libya’ya iade edilmesine tepki olabilir” dedi. Libya Genelkurmay Başkanı Yusuf el Menguş, Türkiye ziyaretini yarıda keserek Trablus’a döndü. Libya BM Temsilci Yardımcısı İbrahim Dabbaşi ise saldırıda 10 Libyalı güvenlik görevlisinin de öldüğünü açıkladı.

1979’dan sonra öldürülen ilk büyükelçi
J. Christopher Stevens, kariyer diplomatı olarak Mayıs 2012’de ABD’nin Trablus Büyükelçisi olmuştu. Stevens, daha önce de iki kez bu ülkede hizmet vermişti. Stevens, Mart 2011 - Kasım 2011 arasında Libya Ulusal Geçiş Konseyi Özel Temsilcisi olarak görev yapmıştı. 5 Nisan 2011’de bir Yunan kargo gemisiyle Libya’ya gidip, Kasım ayına kadar burada kalmıştı. Misyonu geçiş konseyiyle güçlü ilişkiler kurmak ve Kaddafi rejimine karşı çarpışan grupların yapısını anlamaktı. Stevens, 2007 – 2009’de Büyükelçi Yardımcısı olarak Libya’da bulunmuştu. Mayıs 2012’de büyükelçilik görevine başlamadV an kısa bir süre önce ABD Dışişleri’nin hazırladığı bir videoda Stevens, “Libya halkının ayağa kalkıp haklarını talep etmeleri beni çok heyecanlandırmıştı. Şimdi başladığımız bu işe devam etmek, ABD ile Libya arasında güçlü bir bağ kurarak Libya halkının amaçlarına ulaşmasına yardım etmek üzere geri dönüyorum” demişti. Libya dışında Kudüs’te, Şam’da, Kahire’de ve Riyad’da görev yapan Stevens, Ortadoğu uzmanı olarak tanınıyordu. Washington’da da İran ve Yakın Doğu İlişkileri bürolarında görev yapan Stevens, Arapça ve Fransızca biliyordu. 1979’da Afganistan Büyükelçisi Adolph Dubs’in Sovyet işgali sırasında yaşanan bir rehine krizinde çıkan çatışmada öldürülmesinin ardından Stevens öldürülen ikinci Amerikan elçisi oldu.

ABD, Libya ile birlikte çalışacak
Tam da 11 Eylül’ün yıldönümüne ve 6 Kasım seçimleri öncesine denk gelen saldırı şok etkisi yaparken ABD Başkanı Barack Obama “Chris cesur bir elçiydi. Libya devrimi boyunca özveriyle hizmet etti. Tüm diplomatik misyonlarımızın güvenliğinin artırılmasını desteklemek için tüm gerekli kaynakların kullanılması emrini verdim” dedi. Obama dini inançlara hakaret edilmesine karşı olduğunu ancak böylesi bir anlamsız şiddeti kabul edemeyeceğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise “Stevens’ı küçük ve barbar bir grup öldürdü. Saldırıdan Libya halkı ve hükümeti sorumlu tutulamaz. Bu mücadele sırasında bazı Libyalılar yaralandı. Stevens’ın bedenini hastaneye Libyalılar taşıdı. Diğer Amerikalıları güvenli yerlere taşıyan da Libyalılardı” dedi. ABD ve Libya arasındaki ortak mücadeleden doğan dostluğun saldırının diğer kurbanı olmayacağını kaydeden Clinton, özgür ve istikrarlı bir Libya’nın hem Amerika’nın çıkarları hem de güvenliği için büyük önem taşıdığını söyledi. Clinton “Bu gerçeğe sırtımızı dönmeyeceğiz ve sorumlu olanlar yakalanıp adalet önüne çıkarılana kadar da rahat etmeyeceğiz. Hızla ve kararlı bir biçimde bu amaca ulaşmak için Libyalı yetkililerle işbirliği içinde olacağız” dedi.

Ciddi sonuç çıkmaz
ULUÇ ÖZÜLKER (Emekli Büyükelçi): Saldırının ABD’nin Ortadoğu politikasıyla doğrudan bir ilişkisi yok. Kaddafi düştükten sonra ciddi sıkıntılar ortaya çıktı. Seçim yapıldı, hükümet kuruldu ama gerçek bir iktidar yok. Eskiden ABD ile Kaddafi yakındı. ABD niçin bu tür bir saldırıya muhatap kaldı, bilinmiyor. Libya’yı ikiye ayırmak lazım: Bingazi ve Trablus. Tarihte hiçbir zaman dostluk olmadı aralarında. Ayaklanmalar ise Bingazi’deydi. ABD de en büyük destekçilerden biriydi. Yani ABD’ye karşı bir ceza verilmesi gibi bir durum mümkün değil. ABD’ye bir misilleme saldırı 11 Eylül günü yapıldı. Yani bu noktada kontrol edilemeyen güçler önemli. Yani Kaide ABD’ye Bingazi üzerinden ceza vermiş olabilir. Ama ABD’nin politikalarından köklü değişiklikler olmaz. ABD’deki seçimleri de doğrudan etkilemez. Elbette İslam karşıtlığı güçlenecek. Böyle olaylarda önceden istihbarat önemldi. Ama Libya’da bu pek mümkün değil. Çok ciddi sonuç gelmez saldırıdan.

Selefilere baskı artar
LEVENT BAŞTÜRK (SETA): ABD saldırıyı filme bağlıyor. Libya ise Kaddaficilerin bir eylemi olarak görüyor. Libya’nın böyle görmesi anlamlı çünkü bu, halkın Batı aleyhtarı gösterilmesine yol açabilir. Filme karşı Libya’da bir tepki olabilir, çünkü halk dindar. Ama bu dindarlığın karşılığı Batı karşıtlığı değil. Aksine Kaddafi’ye karşı operasyon nedeniyle Batı’ya müteşekkirler ama bir bedel istenmemesini de istemiyorlar. Saldırı marjinal bir gruba veya Kaddafi çevrelerine mal edilebilir. Ancak Hillary Clinton’ın “İşimiz bitmedi, dünya barışını etkileyecek gelişmeler olabilir” demesi spekülasyonlara açık bir durum olduğunu gösteriyor. ABD’deki seçimler üzerine bu durumun etkisi olabilir. Nitekim Mitt Romney Obama’yı terörizme karşı yumuşak olmakla suçlandı. Hillary’nin açıklaması Amerikan sağının hamlesine karşı bir hamle. Ancak rahatsızlık yaratan Selefilere karşı insansız uçaklarla düzenlenen operasyonlar genişletilebilir.

NATO
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen “Bu tür şiddet hiçbir zaman haklı olamaz” ifadesini kullanırken Libya’nın kınama kararı ve hükümetin tam işbirliği konusundaki söz vermesini memnuiyetle karşıladığını belirtti.
Britanya 
Britanya Dışişleri Bakanı William Hague saldırıyı şiddetle kınadığını, Libya devlet başkanının olayı kınamasını memnuniyetle karşıladığını, ülke olarak destek vermeye hazır olduklarını söyledi.
Vatikan 
Vatikan sözcüsü Federico Lombardi, ‘meşru olmayan kışkırtma ve alçaltmaların’, ‘trajik sonuçları’ olabileceğini; ‘gerilimi ve nefreti besleyeceğini’ ve ‘kabulü olmayan bir şiddetle’ sonuçlanabileceğini söyledi.
Almanya 
Hükümet sözcüsü Steffen Seibert “Hükümet güçlü ifadelerle Libya ve Mısır’da Amerikan diplomasi misyonuna saldırıları kınıyor. Diplomatik tesislere bu tür şiddet hiçbir zaman siyasi tartışma ve eylemin aracı olamaz” dedi.
Türkiye 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , ABD Başkanı Barack Obama’ya birer başsağlığı mesajı gönderdi. Mesajında olaydan duyduğu derin üzüntüyü ifade eden Gül, başsağlığı diledi ve saldırıyı lanetledi. Kılıçdaroğlu ise mesajında, “Tüm şiddet eylemlerini en sert şekilde kınadığımızı ve kabul edilemez böylesi saldırganlıklar karşısında dayanışma içerisinde olduğumuzu bilmenizi istiyorum” dedi.
Rusya
Rusya, büyükelçiliklere düzenlenen saldırıların ‘terörizmin manifestosu’ olduğunu, Kahire’deki ve Bingazi’deki olayları kaygılandırıcı bulduklarını ifade etti.
Afganistan Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı video kaldırılıncaya kadar You Tube’u kapatma kararı aldı. (TRABLUS - WASHINGTON / DIŞ HABERLER )