ABD'nin 'temel prensibi' dinlemek

ABD'nin 'temel prensibi' dinlemek
ABD'nin 'temel prensibi' dinlemek
NSA skandalına dair ifade veren Ulusal İstihbarat Kurumu Direktörü Clapper 'müttefikleri izlemenin istihbarat camiasında temel prensip olduğunu' savundu.

ABD üst üste patlayan telekulak skandalları karşısında müttefikleriyle gerilen ilişkilerini düzeltmeye çalışırken kendi içinde de yanıt aramaya koyuldu. Üst düzey istihbarat yetkilileri önceki gün Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin karşısında hesap verdi. Ulusal İstihbarat Kurumu Başkanı James Clapper, müttefikleri dinlemenin istihbarat camiasında yaygın bir faaliyet olduğunu’ ve bu ‘çift yönlü yolda’ müttefiklerin de kendilerini dinlediğini söyledi. Dinlemelerin odağındaki Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA) Başkanı Keith Alexander’ın “Biz kimseyi dinlemiyoruz. Asıl NATO üyeleri ülkelerini korumak ve askeri operasyonlara destek için ellerindeki kayıtları bizimle paylaşıyor” sözleri ise yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
NSA’e ne tür düzenlemeler getirileceğine dair bölünmüş olan Komite, istihbaratın başındaki 2 ismin ‘ifadesini aldı’. Önce Clapper, müttefikler de dahil 35 lideri dinlediklerine yönelik eleştirilere karşı kendi politikalarını savundu. İstihbarat dünyasında geçirdiği 50 yıl boyunca müttefiklere yönelik gerek istihbarat gerekse diğer kaynaklar kullanılarak yapılan takiplerin ‘temel prensip’ olduğunu öğrendiğini söyleyen Clapper, bunun görev olduğunu ve sadece meşru hedefleri dinlediklerini öne sürdü. 

Liderlere ‘tutarlılık testi’
Clapper, Komite Başkanı Mike Rogers’ın “Yabancı liderlerin niyetlerinin ne olduğu ABD’nin politikası için niye önemli?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Bu liderlerin neler söylediğinin, gerçekte neler düşündükleriyle uyuşup uyuşmadığını belirlemek için.” Rogers’ın müttefiklerin de ABD’yi dinleyip dinlemediği sorusuna Clapper’ın yanıtı ise “Kesinlikle evet” oldu. Clapper, hiçbir ülkenin bu tür faaliyetlerinin ABD’deki kadar denetime tabi olmadığını, muhtemel yanlışların da insan hatası ya teknik hatadan kaynaklandığını da ekledi.

‘Dinlemiyoruz, paylaşıyorlar’

Alexander ise Fransa, İspanya ve Almanya’daki vatandaş ve liderleri dinledikleri haberlerini kesin dille yalanladı. İstihbarat kayıtlarını NSA’in toplamadığını savunan Alexander “Onlar siyasi çıkarların korunması için NATO üyelerinin bizimle paylaştığı bilgiler” dedi. Bu arada bazı Komite üyeleri NSA’in ‘çok ileri gittiğinde’ ısrar etse de Rogers ‘faaliyetlere tamamen son verilirse çok önemli bir aracın çöpe atılmış olacağı’ uyarısı yaptı: “Hem FBI’dan terör saldırılarını önlemesini isteyip hem de onlara gerekli bilgileri sağlamamazlık edemeyiz.”
Öte yandan önceki gün NSA’in ‘yapabildikleri değil yapması gereken’ üzerinde yoğunlaşması gerektiğini söyleyen Başkan Barack Obama’nın son hamlesi ise New York’taki BM Genel Merkezi’ne yönelik dinlemelerin kısıtlanması emrini vermek oldu. Bir yetkili, ‘artık belli BM hedeflerini dinlemekten vazgeçen Beyaz Saray’ın bu kararı birkaç hafta önce aldığını’ söyledi. Alman Der Spiegel dergisi 2012 yazında NSA’in BM’nin video konferans sistemine girdiğini ve erişilen konuşmaların sayısının 3 hafta içinde 12’den 458’e çıktığını yazmıştı.

Alman heyeti Washington’da

Öte yandan ABD safından gelen adımlar Avrupa açısından ikna edici bulunmadı. Son 3 yıldır Obama’nın bilgisi dahilinde dinlendiği ortaya çıkan Almanya Başbakanı Angela Merkel, dış politika danışmanını ve istihbarat koordinatörünü daha detaylı bilgi almak için Washington’a gönderdi. Zyaretinin amacının ‘karşılıklı güvenin yeniden sağlanması’ olduğu belirtildi.

Putin dinlemeyi reddetti

Bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg’da eylüldeki G-20 zirvesine katılan liderleri verdiği hediyelik eşyalar arasındaki USB ve cep telefonu kablosuyla dinlediği iddialarını reddetti. Kremlin sözcüsü, NSA’e gönderme yaparak “Bu iddia, şu anda tüm dünyada tartışılan ABD ve Avrupa arasındaki sorunların üstünü örtmeyi hedefliyor” dedi