Adeviyye kan gölü

Adeviyye kan gölü
Adeviyye kan gölü
Askeri darbeden beri en kanlı günlerinden birini yaşayan Mısır'da güvenlik güçlerinin Mursi yanlılarına müdahalesi sonucunda 210 kişi öldü.

Mısır, Müslüman Kardeşler kökenli cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz’da devrilmesinden sonra en kanlı günlerinden birini yaşadı. Başta başkent Kahire ve İskenderiye’de olmak üzere farklı kentlerde sokağa inen Mursi yanlılarına güvenlik güçlerinin, gerçek mermi ile müdahale ettiği iddia edilen eylemlerde, AA’ya göre ülke çapında 210 kişi öldü. Kahire’deki Adeviyye Meydanı’nda önceki gece protestolarla başlayıp dün de süren çatışmalarda 5000 kişi yaralandı. BBC ise hastane kaynaklarına dayandırdığı haberinde 100’den fazla kişinin öldüğünü, 1000’in üzerinde yaralı olduğunu belirtti. Müslüman Kardeşler 120 kişinin öldüğünü açıkladı. Reuters muhabiri sadece bir hastanede 36 ceset saydığını söyledi. A.A’ya konuşan Sağlık Bakanlığı yetkilisi Halid Hatib ise “Adeviyye çevresinde 60 kişi öldü, 320 kişi yaralandı” dedi.
Başsavcı Hişam Berekat’ın acil soruşturma kararı aldığı olaylar, Mursi hakkında 2011’de hapishaneden kaçarken Hamas ile işbirliği yaptığı iddiasıyla tutuklama emri çıkarılıp soruşturma başlatılması ve darbeci Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Sisi’nin yeni ültimatomunun ardından geldi. ‘Terörle mücadelede orduya yetki verilmesi için halka meydana çıkma’ çağrısı yapan Mursi, 1 Temmuz’da Mursi’ye verdiği gibi önceki gün de Müslüman Kardeşler’e geçiş sürecine katılmaları için 48 saat süre verdi. Sisi’nin 48 saat sonra şiddet ve teröre karşı mücadele stratejisinin değişeceğini açıklaması İhvan’ın Adeviyye’deki oturma eylemine müdahalenin işareti olarak yorumlanmıştı.
Nitekim dün sabah İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim’in Adeviyye’deki eylemleri ‘kanuna uygun sona erdireceklerini’ söylemesiyle gerilim iyice tırmandı. Çatışmaların bazı eylemcilerin bir ana yolu trafiğe kapamasından sonra güvenlik güçlerinin müdahalesiyle başladığı belirtilirken, İçişleri Bakanlığı sözcüsü Hani Abdullatif sadece göz yaşartıcı gazla müdahalede bulunulduğunu savundu. İhvan’ı barışçıl eylemleri bozmakla suçlayan Abdullatif, göstericileri uzaklaştırmak isteyen güvenlik güçlerine taş ve av tüfekleriyle saldırılması üzerine müdahale yapıldığını öne sürdü.

 

İhvan: Askerler hedef gözetti

İhvan sözcüsü Ahmed Arif ise İçişleri Bakanlığı’nın, göstericilerin 6 Ekim Köprüsü’nde gösteri düzenleyip yolu trafiğe kapattığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu. “Göstericiler Adeviyye Meydanı’ndaki aşırı yoğunluk nedeniyle 6 Ekim Köprüsü’ne ulaştı. Aksi bir durum söz konusu değil” dedi. Sözcü Cihad Haddad da askerleri hedef gözeterek ateş etmekle suçladı. Haddad, “Yaralamak için değil öldürmek için ateş ediyorlar” diye konuştu. İhvan yetkilisi Saad Hüseyni, kendisinin de protestocuları cami çevresinden uzaklaştırmaya çalıştığını anlatıp “Beş saat boyunca gençleri meydandan çekilmeleri için ikna etmeye çalıştım ama başaramadım. Kanla bedel ödediklerini ve çekilmeyeceklerini söylüyorlar” dedi.
Liberal ve sol eğilimli partilerin yer aldığı muhalif Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) lideri Abdulgaffar Şükür ise şiddeti kınarken, “Saldırılar, Baltacıların Mursi destekçilerine saldırması ya da başka bir senaryo neticesinde gerçekleşmiş olabilir. Henüz net değil. Yorum yapmadan önce resmi açıklamayı beklemeliyiz” diye konuştu.

‘Kapsamlı operasyon yolda’

Ancak İçişleri Bakanı İbrahim’in akşam yaptığı son açıklama gerilimin artacağı endişesi yarattı. İbrahim, güvenlik güçlerinin hiç ateş açmadığı savunmasını yineleyip İhvan’ı ‘ölüler üzerinden siyaset yapmakla’ suçlarken, “Gösterileri bitirmek için kapsamlı operasyon başlatacağız. Meydandakileri uyarıyoruz, meydanı zorla boşaltmak istemiyoruz” dedi.
Adeviyye’deki sahra hastanesi sözcüsü Yusuf Talat da “Sabah namazından sonraki üç saatte ölü sayısı korkunç şekilde arttı” derken, yaralılar nedeniyle sahra hastanesinin “dolup taştığını”, artık daha fazla yaralı kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtip şunları anlattı: “Tıbbi personel ve malzeme yetersizliği sebebiyle çalışmalarımızı durdurduk. Sağlık Bakanlığı yardım çağrımızı görmezden geldi. Mısır medyası gerçekleri yansıtmıyor. Meydanda kelimenin tam anlamıyla insani felaket yaşanıyor.” Tıbbi personel sıkıntısı nedeniyle bazı göstericilerin sahra hastanesinde görev alması dikkat çekerken, sahra hastanesinin yetersiz kalması üzerine Adeviyye Camisi’nin konferans salonları da hastaneye çevrildi. 

‘Baltacılar av tüfeği kullandı’

Eylemci Ahmed Muhammed Ali, Baltacıların av tüfekli saldırılarına maruz kaldıklarını söyledi. Polise ait zırhlı araçların üzerlerine sürüldüğünü ve bazı kişilerin ezildiğini aktaran Ali, çevredeki yüksek binalarda bulunan keskin nişancıların da üzerlerine eşzamanlı ateş açtığını iddia etti.

Çelİk: Bu bİr katliamdır


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ‘katliam’ nitelemesi yaparken “Darbeciler insanlık suçu işleyip demokrasiyi ve sivil hükümeti, masum insanların kanıyla boğmaya çalışıyor. Buna ‘dur’ diyemeyenler, tarih önünde aynı oranda suçlu olacak” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Tüm tarafları ve orduyu itidalli davranmaya, ve şiddeti sonlandırmaya davet ediyoruz” açıklaması yaptı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu “Darbenin iğrenç yüzünü Mısır’da da açıkça görüyoruz. Dünya tek vücut olmalı” yorumu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu BM’nin konu hakkında bildiri yayımlaması gerektiğini vurgularken MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır “Ordunun sivil halka ateş açması da kabul edilemez” dedi.

Dünyadan kınama yağdı: Şiddet değil diyalog vakti


Mısır’daki olaylar, dünya çapında tepki topladı. Britanya Dışişleri Bakanı William Hague “Yetkilileri, barışçıl protesto hakkına saygıya ve şiddete son vermeye çağırıyorum. Şimdi çatışma değil diyalog zamanı” dedi. Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, şiddetten endişe duyduğunu açıklarken, Mısır’ın geleceğinin diyalogla şekillendirilebileceğini vurguladı. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt de, “Çok sayıda can kaybından dehşete düştüm. Güvenlik güçleri sorumluluktan kaçamaz” dedi. AB Dış İlişkiler Temsilcisi Catherine Ashton da, “Can kayıplarından derin esef duydum. Sorumlu geçici makamlara barışçıl gösterileri güvenceye almaları çağrısında bulunuyorum” açıklaması yaptı. İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu da, Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi ile telefonda görüşüp can kayıplarına dair derin endişesini dile getirdi. İhsanoğlu, Mursi’nin serbest bırakılmasının, diyalog ortamı için fırsat oluşturabileceğini kaydetti.