'Af Putin'in imaj çalışması'

'Af Putin'in imaj çalışması'
'Af Putin'in imaj çalışması'
Pussy Riot grubunun üyeleri Alyokhina ve Tolokonnikova, Rusya lideri Putin'in affıyla serbest bırakıldı. Alyokhina, "Bu Putin'in bir halkla ilişkiler çalışması" derken, Tolokonnikova ise Rus cezaevi sistemini eleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin aleyhinde başkent Moskova’daki bir katedralde Mart 2012’de yaptıkları protesto gösterisi nedeniyle ‘dine nefretten kaynaklanan holiganlık’ suçlamasıyla Ağustos 2012’de 2 yıl hapis cezasına çarptırılan Pussy Riot punk müzik grubunun üyeleri dün serbest bırakıldı. Volga Nehri üzerindeki Nijni Novgorod kentindeki cezaevinden tahliye edilen Maria Alyokhina ile Sibirya’daki Krasnoyarsk kentinde tutulduğu hapishaneden salıverilen Nadezda Tolokonnikova ilk açıklamalarında Putin’e yüklendi. 

‘Putin’i başımızdan defet’ 

Alyokhina ve Tolokonnikova, Kurtarıcı İsa Katedrali’nde mini etek ve maskeyle bir video çekerken, ‘Aziz Meryem, Putin’i başımızdan defet!’ sözlerini içeren şarkılarında da Ortodoks Kilisesi’nin Putin’e verdiği desteği eleştirmişlerdi. Grubun diğer üyesi Yekatarina Samutseviç de aynı suçtan hapis cezası alsa da geçen ekimde açtığı temyiz davası sonucu serbest bırakılmıştı. Samutseviç’in cezası, şarkıyı grupla birlikte söylemediği için ertelenmişti. Putin’in anayasanın kabulünün 20. yıldönümü vesilesiyle ilan ettiği ve geçen hafta parlamentonun alt kanadı Duma’da onaylanan af kapsamında ise Alyokhina ve Tolokonnikova’nın tahliyesi gündeme geldi. Alyokhina ve Tolokonnikova, hem küçük çocukları bulunduğu hem de holiganlıkla suçlandıkları için aftan yararlanma şansını elde etti. 

‘İmkân olsa affı reddederdim’ 
Ancak en az 20 bin mahkûmu kapsaması beklenen ‘Putin affı’nın, şubatta Soçi’de düzenlenecek Kış Olimpiyatları öncesinde uluslararası toplumda Moskova’ya insan hakları sicili konusunda artan eleştirileri yatıştırmayı amaçladığı yorumları da ağır basıyor. Nitekim hırsızlık, karapara aklama ve vergi kaçırma suçlarından 10 yıldır hapiste olan enerji devi Yukos’un eski patronu Mihail Hodorkovski de cuma günü ‘baş düşmanı’ Putin’in af kararnamesiyle serbest kalmıştı.
25 yaşındaki Alyokhina da, Dozhd kanalına verdiği demeçte ‘hapisten salıverilip yaşananları öğrenince çok şoke olduğunu’ anlatırken, Putin’in Soçi Olimpiyatları sebebiyle bu affı ilan ettiği imasında bulundu. Alyokina, “Bu affın insani saiklerle ilan edildiğini düşünmüyorum. Bu sadece bir halkla ilişkiler gösterisi. Devlet Başkanı hakkındaki fikirlerim değişmedi” eleştirisini yaparken, ‘eğer affı reddetme imkânı olsa cezasını biteceği Mart 2014’e kadar hapiste kalmayı tercih edeceğini’ de söyledi. Aftan ülkedeki mahkûmların sadece yüzde 10’unun yararlanabildiğine dikkat çeken Alyokhina, ‘küçük çocukları bulunan annelerin’ af kapsamında olmasına atıfla da ‘çok az sayıda annenin tahliye edildiğini’ savundu. Alyokhina yetkililerinin, cezaevi arkadaşlarıyla vedalaşmasına izin vermemesinden de şikâyet ederken, gelecek planlarını da şöyle anlattı: “Hayatımı insan haklarını savunmaya adayacağım. Artık hiçbir şeyden korkmuyorum.” 

‘Devleti içeriden gördüm’ 
Tolokonnikova’nın hedefinde de Putin vardı. Ülkenin hapishane sistemini eleştiren Tolokonnikova “Rusya ceza kolonisi modeli üzerine inşa edilmiş. O yüzden de Rusya’yı değiştirmek için ceza kolonilerini değiştirmek çok önemli. Bu ülkenin asıl yüzü ceza sömürgeleri ve hapishaneler” ifadelerini kullandı. Krasnoyarsk’tan önce tutulduğu ve hapishane şartlarını protesto için yaptığı açlık grevi sonucunda transfer edildiği Mordovya’daki ceza kolonisine atıf yapan Tolokonnikova, “Mahkûmlar insan gibi muamele görmeli çöplermiş gibi değil” dedi. Tolokonnikova, 1 yıl 10 aylık cezaevi ‘deneyiminden’ faydalanıp grup arkadaşı Alyokhina ile birlikte mahkûm hakları projeleri üzerine çalışacaklarını ve bu alanda faaliyet gösterecek bir örgüt kurmayı plandıklarını da söyledi: “Hapishanede geçirdiğim zamanı, boşa gitmiş bir zaman olarak görmüyorum. İnsan hakları çalışmalarına gerçek anlamıyla odaklanabilmemi sağlayacak benzersiz bir deneyim kazandım. Daha olgunlaştım, devleti içeriden gördüm, bu totalitarizm aygıtını gerçek haliyle gördüm. Totaliter bir devlet olan Rusya’da özgür olmak ve olmamak arasında çok ince bir çizgi var.”