Alman savcı: İnsanlar 'devletin sağ gözü kör mü?' sorusunu soruyor

Alman savcı: İnsanlar 'devletin sağ gözü kör mü?' sorusunu soruyor
Alman savcı: İnsanlar 'devletin sağ gözü kör mü?' sorusunu soruyor
Almanya'daki aşırı sağcı örgütün cinayetlerini soruşturan Başsavcı Range: "Cinayetlerin ortaya çıkması Almanya'nın 11 Eylül'üdür

HANNOVER - Almanya Federal Başsavcısı Harald Range, Almanya'da aşırı sağcı örgüt NSU tarafından işlenen cinayetlerin ortaya çıkmasını "Almanya'nın 11 Eylül;ü" olarak tanımladı. Range, Alman devletinin cinayetlere başka bir açıdan bakarak uzun süre doğruyu göremediğini ifade etti.

Başsavcısı Range, Almanya'nın Hannover kentinde faaliyet gösteren Alman-Türk Ağı'nın geleneksel bilgilendirme konferansına konuşmacı olarak katıldı. Almanya'da 2000-2008 arasında 8'i Türk, 1 Yunanlı ve 1 Alman kadın polisin öldürülmesi ile ilgili olarak "Nasyonalsosyalist Yeraltı" (NSU) adlı aşırı sağcı örgütün eylemlerini soruşturan Başsavcı Range, "aşırı sağcılık" konusunun çok dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Range, NSU tehlikesinin geç fark edilmesi konusunda gösterilen tepkileri haklı buluduğunu ve "Alman devletinin cinayetlere başka bir açıdan bakarak uzun süre doğruyu göremediğini" ifade etti.
Aşırı sağ tehlikesinden tüm toplumun ve siyasetçilerin sorumlu olduğunu savunan Range, "Aşırı sağcıların terörü hepimiz için özellikle güvenlik ve yargı için büyük tehlike arz etmektedir. Toplumumuz Kasım 2011'den beri, aşırı sağcılar tarafından işlendiği ortaya çıkan cinayetlere odaklandı. Cinayetlerin aşırı sağcılar tarafından işlendiğinin ortaya çıkması Almanya'nın 11 Eylül'üdür. Sadece cinayetler değil, Köln'de yaşanan bombalama olayları ve kundaklamalar da bu konuya dahildir. İnsanlar emniyet güçlerinin ve devletin sağ gözü kör mü sorusunu sormakta ve NSU'nun oluşturmuş olduğu ağın daha da derin olduğunu düşünmektedir" diye konuştu.
Devletin söz konusu olayda parmağı olduğuna ilişkin ellerinde bir delil bulunmadığını belirten Başsavcı, "Soruşturma süresince şeffaflık çok önemli olacaktır ve gereken hassasiyet gösterilecektir" dedi.
Türk ve Alman medyasına konuyla ilgili açıklamalarda bulunarak göçmen vatandaşların kaygılarını bir nebze olsun azaltmayı amaçladığını kaydeden Range, "Savcılık olarak bu dava için üç binden fazla delil incelendi. Bunun yanı sıra 10'dan fazla hâkim ile birlikte yedi aydır soruşturma üzerinde çalışmaktayız. Elde ettiğimiz bilgiler ve araştırmalar sonucunda Adalet Bakanlığı'na bir öneri paketi sunmayı hedefliyoruz" dedi.
Harald Range, son dönemlerde işlenen suçlarda internetin önemine dikkati çekerek, aşırı sağcıların internet üzerinden örgütlendiklerini ve farklı ülkelerden çalışmalarını sürdürebildiklerini dile getirdi.


-"Faili meçhuller aydınlatılsın"-

Türkiye 'nin Hannover Başkonsolosu Tunca Özçuhadar da, aşırı sağcılığın Almanya'da endişe verici bir hal aldığına dikkat çekti. Özçuhadar, şunları kaydetti:
"İnsanların farklı din, dil ve ırklara sahip oldukları için öldürülmeleri kabul edilir gibi değildir. Belki bazı failler bulundu fakat cinayetler hakkında sorumlu olanların tamamen bulunduğu söylenemez. Beklentimiz, işlenen cinayetlerin şeffaf ve hızlı bir şekilde aydınlatılması, hatta geçmişte faili meçhul kalan olayların tekrar gündeme getirilmesidir" dedi.
Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarına ve camilere saldırıların sürdüğünü hatırlatan Başkonsolos, "Bu yılın ilk 6 ayında görev bölgemiz olan Aşağı Saksonya, Saksonya Anhalt ve Bremen'de 11 saldırı meydana gelmiştir. Alman devletinden sadece NSU'nun işlediği cinayetleri aydınlatmasını değil, bundan sonrası için de güvenliğimizi sağlayacak adımlar atmasını beklemekteyiz" şeklinde konuştu. (aa)