Almanya NPD'ye kilit vurabilir

Almanya NPD'ye kilit vurabilir
Almanya NPD'ye kilit vurabilir

Aşırı sağcı ve ırkçı NPD üyeleri mitinglerinde Yabancılar defolsun sloganları atarken, Vatanınıza güle güle yazılı pankartlar taşıyor.

Haber: HALİT ÇELİKBUDAK / Arşivi

FRANKFURT - Almanya, tarihi bir kararın arefesinde. Siyasetçiler, Nasyonal Demokrat Parti ’nin (NPD) kapatılması için harekete geçti. 16 eyaletin içişleri bakanları bugün yapacakları toplantıda 2649 belge, 1000 sayfayı aşkın raporu içeren başvuru dilekçesini görüşecek. Yarın da eyalet başbakanları Berlin’de Eyaletler Meclisi’nde bir araya gelip bu başvuruyu görüştükten sonra düğmeye basacak. Ülke tarihinde iki siyasi parti yasaklandı. 1952’de aşırı sağcı Sosyalist İmparatorluk Partisi (SRP) ve 1956’da da Alman Komünist Partisi (DKP) yasaklanıp kapatıldı. Bir partinin yasaklanması için tutumunun sadece Alman Anayasası’na aykırı olması yetmiyor. Tarihindeki Hitler faşizmi yüzünden ülkede parti kapatmalar çok sıkı kurallara bağlanmış durumda. NPD üyeleri ve yandaşları ırkçı ve yabancı düşmanı olduklarını gizlemiyor. NPD üyeleri ve yandaşları sokaklara dökülüp “Türkler defolsun” ve “Yabancılar defolsun” sloganları atıp üzerinde“Vatanınıza güle güle” yazılı toplama kamplarına gönderilen Yahudileri anımsatan fotoğraflar olan pankartlarla mitingler yapıyor.

Düşmanımızı biz besliyoruz
Göçmenler, devletten yılda 1.3 milyon euro yardım alan ırkçı bir partinin hukuk devletinde yeri olmamasını istiyor. Göçmenler ödedikleri vergilerin kendilerini aşağılayan böyle bir partiye aktarılmasını içlerine sindiremiyor. “Kendi paramızla kendimize düşman besler durumdayız” diyorlar.
2001’de Başbakan Gerhard Schröder döneminde de NPD’nin kapatılması için harekete geçilmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi, 18 Mart 2003’te bu talebi reddetti. Gerekçe olarak da NPD yönetiminde Alman istihbaratının elemanları olduğunun ortaya çıkması gösterildi. Partinin anayasaya aykırı olup olmaması incelenmedi bile... Şimdi ikinci hamle yapılacak. 2003’teki hataya düşmemek için içişleri bakanları NPD’nin içindeki tüm ajanların geçen nisan ayında geri çekildiğini açıkladı. Başvuruya yarınki toplantıda son hali verildikten sonra 2013’ün başlarında da eyaletlerin hükümetleri Anayasa Mahkemesi’ne resmen başvuracak.

2003’ten ders aldık

Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, “2003’teki karardan alınan dersler ışığında tüm hazırlığımızı yaptık” derken şu hatırlatmayı da yapıyor: “NPD Karlsruhe’deki Federal Anayasa Mahkemesi’nde açılacak davayı kaybetmesi halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidebilir.”
Parti yasaklanınca her şey ortadan kalkmıyor tabii.. Emekli bir istihbaratçı şöyle demişti: “Tecrübelerimize göre, aşırı sağcı bir örgüt yasaklandığında üyelerin üçte biri eskisi gibi bu işin peşine düşmüyor. Üçte biri yeniden örgütlenmek için uğraşıyor. Geri kalan üçte biri de bu görüşten kopup uzaklaşıyor.”

10 Almandan biri ırkçı
Geçen yıl ortaya çıkan Neonazi cinayet çetesi dolayısıyla kamuoyunda ırkçılığa ilişkin farkındalık arttı. Irkçılığın medyada tartışılması ve cinayetlerin kınanmasına rağmen aşırı sağcı görüşlerin yaygınlaştığı da durumun başka boyutu. Sosyal Demokrat Parti’ye yakınlığıyla bilinen Friedrich-Ebert Vakfı’nın kısa süre önce yaptığı ‘Merkezin Dönüşümü’ adlı araştırmada, ırkçı fikirleri savunan Almanların oranının 2 yıl öncesine göre yüzde 8.2’den yüzde 9’a yükseldiği ortaya çıktı. Yani neredeyse 10 Almandan biri ırkçı...
Friedrich “NPD’nin yasaklanması seçimlere katılamaması anlamına gelir. Dolayısıyla devletin sağladığı finansmandan da faydalanamaz. Fakat bu yasak neonazi örgütlenmeleri ya da yabancı düşmanı düşünce yapısını etkilemez. Toplumumuzun bazı kesimlerindeki aşırı sağcı ve yabancı düşmanı düşünce yapısını yok etmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” diyor.