Amerikan askeri cephede

Amerikan askeri cephede
Amerikan askeri cephede

Suriye den kaçan halk Asi Nehri ni yüzerek ya da sallarla geçerek Türkiye ye geliyor.

ABD'nin Suriyeli mülteciler konusunda yardım için Ür-dün'e 150 asker yolladığı ortaya çıktı. Askerlerin bir görevi de Şam'ın kimyasal silahlarını kontrol altına almak.

Amerikan New York Times gazetesi, ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden olan Ürdün’e gizlice 150 kişilik özel birlik gönderdiğini iddia etti. Başkent Amman’ın kuzeyinde Suriye sınırına 55 km. mesafedeki Ürdün ordusuna ait üste konuşlanan özel eğitimli askerler, mülteci akışının kontrolünü sağlamakla görevli. Komutanlığını üst düzey ABD’li bir subayın yaptığı birlikler, üste Ürdün askerlerine 180 bin civarındaki sığınmacılara nasıl davranacakları konusunda eğitim veriyor.
Birlikler aynı zamanda, sınırdaki çatışmaların Ürdün topraklarına sıçramasını önlemekle de görevli. Bu sebeple askerler, Türkiye-Suriye sınırındaki çatışmanın benzerinin yaşanmaması için önlem alıyor. Haberde, Washington’ın Suriye’deki silahlı güçlerin Ürdün’de kaos çıkarmasını istemediği vurgulandı. Ağustosta Suriye askerlerinin Ürdün´e geçmeye çalışan ailelere ateş açması sonucu çıkan çatışmada iki kişi yaralanmıştı.
Ancak çatışma bölgesine en yakın ABD askeri varlığı konumundaki birlik, diğer senaryolar için de hazırlık yapıyor. Gazeteye konuşan bir Pentagon yetkilisi, birliğin gönderilme nedenlerinden birini “Şam’ın kimyasal silahları üzerindeki etkisini yitirme olasılığına karşılık hazırlıklı olma” olarak açıkladı. Birlikler, kimyasal silahların güvenli bölgeye taşınması ve terör örgütlerinin eline geçmesini önlemek için gerekli hazırlığı şimdiden yapıyor. Haberde, ABD ve Ürdün’ün sınırın Suriye tarafında tampon bölge oluşturma ihtimalini de görüştükleri ancak bu fikre şimdilik sıcak bakılmadığı belirtildi.
Gazetenin Pentagon ve Ürdün’ün Washington Büyükelçiliği’nden bilgi alma talebi yanıtsız kaldı. Ürdünlü yetkililer de açıklama yapmaktan kaçındı. Kısa bir süre önce Fransa da sığınmacılara yardım için Ürdün-Suriye sınırına asker göndermişti.

Vekiller, Riyad el Esad’la görüşmüş 
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun yeni yasama yılındaki ilk toplantısı Hatay’daki Apaydın kampı tartışmasına sahne oldu. Suriyeli sığınmacıların kaldığı çadırkentlere ilişkin alt komisyon raporunun ele alındığı toplantıda MHP ’li üye Atilla Kaya, komisyonun Apaydın kampını ziyareti sırasında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Komutanı Riyad el Esad ile görüştüklerini söyledi. El Esad’dan ÖSO komutanı olup olmadığı sorusuna yanıt alamadığını aktaran Kaya, kamp ziyareti ile ilgili “Askeri eğitim olmadığı açık ve net, ancak lojistik bir merkez olduğu izlenimini veriyor” dedi. CHP ’li üyeleri komisyon raporunda Esad’dan tek cümle bahsedilmemesini eleştirdi. CHP’li Hurşit Güneş ise, Türkiye’nin, kampın aleni şekilde ortaya çıkmasından sıkıntı duyduğunu, askeri kimlikli kişilerin Türkiye’de bulunmalarının TBMM’nin iznine tabi olduğunu söyledi. Güneş “Türkiye, Esad’ın komutan olmadığını söylerse, dünyaya rezil olur. Lütfen bu raporu açıklamayın” dedi. AK Parti ’li Mehmet Metiner de, kampta askerlerin, üst düzey bürokratların yaşadığını herkesin bildiğini söyledi. “Orası askeri eğitim kampı değil. Bu gerçeklik ortaya çıkmıştır. Esad’ın ziyaret sırasında orada olmasını çok anlamlı buluyorum. Demek ki ‘bizimkiler orayı temizlemeden’ olduğu gibi bırakmışlar” dedi. Komisyon Başkanı Sefer Üstün’ün “55 derece sıcakta silahlı eğitim olmaz” sözlerine BDP ’li Ertuğrul Kürkçü itiraz etti: “TSK yapabiliyor. Onlar neden yapamasın.” {ANKARA/RADİKAL}


‘Suudi ve Türklerle çalışabiliriz’ 
Son günlerde dış politikaya ağırlık verip Suriyeli muhalifleri silahlandırmayı vaat eden ABD’nin Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney, önceki gün başkan seçilirse Suudiler ve Türklerle birlikte çalışabileceğini söyledi. CNN’e konuk olan Romney, ‘muhalefete silah desteği’ sözüne ilişkin “Bu silahların teröristlerin ya da El Kaide’nin eline geçmemesini nasıl sağlayacaksınız?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Suriye konusuyla çok yakın ilgili olan bölgedeki dostlarımızla, özellikle Suudiler ve Türklerle çalışabiliriz. Suriye içerisinde aklı başında, ılımlı, El Kaide ya da cihatçı bir gruba ait olmayan kesimleri saptamak için onlarla çalışabiliriz. Bu kesimleri bir araya getirip onlara belki fon sağlayabiliriz. Diğer destek türleri arasında silah olabilir, böylece kendilerini savunabilirler. Silahlar Türkler veya Suudiler’den gelebilir. Kilit nokta, sadece işlerin iyi gitmesini ummak yerine İran’ın Suriye’de büyük rol oynadığını fark etmek.”
Chavez’den Esad’a destek
Öte yandan Venezüella lideri Hugo Chavez de, Esad’a destek çıktı. Muhalifleri terörist olarak niteleyen Chavez, “Nasıl meşru iktidar olan Esad’ı desteklemem? Teröriste mi destek verelim?” dedi.