Amerikan ordusunda bir Türk kadın!

New York'a dil eğitimi için giden Nilay Yurt, arkadaş önerisiyle Amerikan ordusuna katılarak görevine Frederick'de başladı.

NEW YORK- New York’a 2008 yılında yerleşen ressam ve şair İzmir’li Nilay Yurt, hayallerini gerçekleştirmek için kısa bir süre Amerikan restoranlarında garsonluk yaptı, dil eğitimi için okula gitti. Arkadaşının önerisiyle Amerikan askeri olmaya karar veren Yurt, geçtiğimiz yıl orduya katılmak için başvurdu. Başvurusu kabul edilen Yurt, 10 haftalık temel eğitim ve 12 haftalık ‘Tıbbi Lojistik’ mesleki eğitimi tamamlayıp Maryland eyaletinin Frederick kentindeki askeri üste görevine başladı.
Yaklaşık bir yıldır Amerikan ordusunda görev yapan Yurt, "Birçok Türkiye hayranı oluştu etrafımda. Tatil için ya da görevli olarak Türkiye’ye gitmek isteyen bir sürü kişi var" dedi.

Nilay Yurt, Amerikan ordusundan uzun uğraşlar sonucunda aldığı özel izinle askerlik hayatını ANKA’ya değerlendirdi.

BENİ SÜSLENMEYİ SEVEN BİRİNİN SADELEŞMESİ DÜŞÜNDÜRDÜ
Yurt, hayallerini gerçekleştirmek için geldiği ABD’de kendisini Amerikan ordusunda asker olarak bulmasının öyküsünü şöyle anlattı:

"Eşimin Amerika’da yaşaması sebebiyle 2008’de New York’a geldim. Geldikten bir yıl sonra Orduya katılmaya karar verdim. Türkiye’de yarım kalan eğitimimi tamamlamayı ve burada geçerli bir meslek edinmeyi planlıyordum. Resim yapmaya, şiir yazmaya devam edip, resim sergileri açmak istiyordum. Evde oturup çocuk bakacak yapıda biri değilim. Amerikan ordusu eğitim için inanılmaz rakamlarda ödenekler sağlıyor. Ayrıca askerliğiniz süresince seçeceğiniz ikinci mesleğinizin de eğitimini veriyor. Dünyanın her yerine seyahat edebilme fırsatı sağlıyor. Tüm ailenizi kapsayan tam teşekküllü sağlık sigortası yapıyor, daha akıl almaz bir sürü sosyal haklar da çabası. Ayrıca çok saygın bir iş bence. İzmir’de bir Amerikan üssünde çalışan çok yakın bir arkadaşım "Neden orduya katılmayı denemiyorsun" dedi. Green kartım vardı, vatandaş değildim henüz. Buna hakkım olduğunu bilmiyordum. Katı kurallarla yaşamak, askeri disiplin, benim gibi makyaj yapmayı, süslenmeyi seven birinin bu kadar sadeleşmesi düşündürdü beni biraz tabii. ’Bıkar mıyım’ dedim ama en güzel tarafı, akşam işten çıkınca özgür olmanız. Makyaj da yapabilirsiniz, kocaman halka küpeler de takabilirsiniz. Böylelikle karar verdim katılmaya. Biraz da yapı olarak, inatçılığım, gözü karalığım, dayanıklılığım eklenince sonuç bu oldu işte."

İZMİRLİ VE İZMİR AŞIĞI
Türkiye’yi çok özlediğini dile getiren Nilay Yurt, 1976 İzmit doğumlu, Nevşehir’li bir baba ve İzmit’li bir annenin 3’ncü çocuğu ve tek kızı. Babasının işi nedeniyle 13 yaşındayken İzmir Karşıyaka’ya yerleşmişler. Yurt, "Gururla İzmir’liyim diyorum soranlara, çünkü İzmir’e aşığım ve İzmir’de büyüdüm. Babam ve erkek kardeşlerim halen İzmir’de yaşıyorlar. İlkokulu İzmit’te bitirdim, ortaokul, lise ve üniversite eğitimlerim sırasında İzmir’deydim. Üniversiteyi yarıda bıraktım. İzmir’de bir kamu kurumunda, müşteri hizmetleri servisinde 14 yıl hizmet verdim. İzmir’i sadece özlemiyorum, burnumun direği sizlıyor adı geçince, resimlerini görünce İzmir aklıma gelince içim bir fena oluyor" dedi.

KAFAMA KOYARSAM YAPARIM
İnatçı kişiliğe sahip olduğunu belirten Yurt, "Annemi geçen Aralık ayında kaybettik. O sırada askeri eğitimdeydim. Uzun süredir tansiyon ve kalple ilgili hastalıkları vardı. Daha fazla dayanamadı ve beni bırakıp gitti. Annem gerçek bir mucizeydi, tanıdığım en mücadeleci kişiydi. İnanılmaz, akıl almaz sağlık sorunlarıyla yıllarca hayatta kalmayı başardı, hayata bağlıydı ve asla vazgeçmedi ama vücudu daha fazla dayanamadı. Ben de onun kızıyım, onun kadar inatçı ve dayanıklıyım. Eğer birşey yapmayı kafama koyarsam, yaparım, Yılmam. annem gibi" diye konuştu.

İLK ŞİİR KİTABI "PULSUZ MEKTUP" 2007’DE YAYIMLANDI
Şair bir dedenin torunu ve ressam bir babanın kızı aynı olan Nilay Yurt, yağlı boya resimler yapıyor ve şiir yazıyor. Asker de olsa ilk fırsatta çalışmalarının yer aldığı bir resim sergisi açmayı planlıyor. Yurt, "Önümüzdeki yıllarda bir resim sergisi açmak da planlarım arasında. Çocukluğumdan beri şiir ve hikayeler yazarım, 2007 yılında ilk şiir kitabım ‘Pulsuz Mektup’ yayımlandı, hala tamamlanmayı bekleyen yazılarım var, vakitsizlikten elim değmiyor" dedi.

AMERİKAN ORDUSUNDA KADIN VE ERKEK ARASINDA FARK YOK
Orduda kadın olmakla erkek olmak arasında hiçbir fark yok belirten Yurt, "Aslında Amerikan ordusunda erkek asker sayısı tabii ki daha fazla ama bayan askerlerin sayısı da küçümsenecek gibi değil. Erkek ya da bayan olmak fark etmiyor çünkü eğitim görürken, kim olduğunuz önemli değil, herkes, kadın erkek birilikte, birebir aynı eğitimi görüyor, sen bayansın daha yumuşak davranalım demiyorlar ama bunun yanında herkes eşit haklara sahip. Biraz zorlu bir eğitimden geçiyoruz, zaman zaman çok zorlandığım oldu tabii ki. Özellikle biz bayanların kolları erkeklere göre daha zayıftır ya! O yüzden başlarda özellikle şınav çekerken çok zorlanıyordum, ama şimdi o eğitimlerden sonra zor diye bir şey kalmadı" diye konuştu.

AMERİKAN ORDUSUNDA TÜRKİYE HAYRANLIĞI OLUŞTURDUM
Amerikan ordusunda Türkiye hayranlığı başlattığını belirten Yurt, "Türk olmam onlara göre çok sıra dışı, çünkü çok alıştıkları bir şey değil Türklerin Amerikan ordusuna katılması, hele ki Türk bayanların. Bizimle ilgili çok az şey biliyorlar, bizi yeterince tanımıyorlar. Ben o yüzden şaşırtıyorum onları. Biz Türkleri ve Türkiye’yi böyle bilmiyorduk diyorlar. Daha bir yıldır ordudayım, şimdiden bir sürü Türkiye hayranı oluştu etrafımda. Tatil için ya da görevli olarak Türkiye’ye gitmek isteyen bir sürü kişi var" dedi.

KADIN ASKER OLMAK DIŞARIDAN GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ KORKUNÇ DEĞİL
Kadın asker olmanın görüldüğü gibi korkunç olmadığını savunan Yurt, "Eğer ABD’de yaşayan Türk kadınlarının bir meslekleri yoksa ve iş arıyorlarsa, Amerikan ordusuna katılmalarını öneririm, bundan iyi bir fırsat olamaz. Sadece biraz disipline edilmiş profesyonel bir iş gibi düşünmeliler bunu. İngilizcesi yeterli olmayanlar için ordunun İngilizce okuluna gidebilirler askeri eğitimden önce. Masrafları yine ordu tarafından karşılanıyor. Evinizden, her ne eğitimi olursa olsun, ayrılır ayrılmaz maaşınız işlemeye başlıyor. İngilizcenizi yeterli seviyeye getirip sonra eğitim kampına gönderiyorlar. Sonra da yüzlerce seçeneğin içinden seçtiğiniz mesleğin eğitimini alıyorsunuz. Aşçılıktan pilotluğa kadar, veterinerlikten tercümanlığa kadar yüzlerce meslek seçeneği var. Sonsuza kadar orduda kalmak zorunda da değiller. Birkaç yıllık sözleşme imzalayıp sonra ordudan ayrılıp, sivil olarak eğitimini aldıkları mesleğe devam edebilirler, ya da emekli olana kadar orduda kalabilirler. Asker olmak dışarıdan göründüğü kadar korkunç değil. Başlarda eğitim kampında biraz zorlanabilirler alışık olmadıkları için, ama etraflarında kendileri gibi bir sürü bayan olduğunu görünce daha kolay gelmeye başlar" diye konuştu.

SAVAŞ EĞİTİMİ ALDIM HER AN HER YERDE GÖREVE HAZIRIM
Henüz bir savaşa katılmadığını belirten Yurt, "Öncelikle asker sonra Medikal Lojistik Uzmanı olarak çalışıyorum ama önümüzdeki yıl tercüman olarak mesleğimi değiştirmeyi planlıyorum. Bu güne kadar her hangi bir savaş veya operasyona katılmış değilim ama bu görev 7/24 bir görev ve her an her yerde görevlendirilebiliriz. Sonuçta bunun eğitimini aldık. Ben bir an önce bana görev verilsin istiyorum hatta gönüllü bile olabilirim. Amerikan Ordusunda askerlik sözleşme usulü. Şimdilik 4 yıllık bir sözleşmem var ve 4 yıldan sonra kalıp kalmamak konusunda karar vermedim henüz ama kalırsam subay olmayı planlıyorum. Askeri eğitimlerim 3 ay önce bitti, göreve yeni başladım, şimdiye kadar her şey çok iyi gitti, eğer fikrimi değiştirecek bir şey olmazsa muhtemelen kalırım" dedi.

ASKERLİĞİMİN HER GÜNÜ BİR ANIYLA DOLU
Orduda geçen her günün çeşitli anılarla dolu olduğunu belirten Yurt, unutamadığı bir anısını şöyle anlattı:
"Eğitim kampındayken her gün postadan gelen mektupları, kutuları dağıtıyorlardı. Eğitimin bir parçası olarak da tatlı olan her şey yasaktı. Bir de gelen her zarfa ya da kutuya göre şınav çekme cezası veriliyordu. Normal zarf ise 10 sınav, kutuysa büyüklüğüne göre ve içinden ne çıktığına göre, 20-30 şınav, bazen kutulardan yiyecek bir şeyler çıkıyordu. O zaman kime geldiyse yemesine izin veriyorlardı ama hep birlikte sınav çekerek ödüyorduk. Eğitimin bitmesine bir hafta kalmıştı ve o gün birtakım yeterlilik testlerinden geçmiştik. Çavuşlardan biri yiyecek yasaklarının kalktığını söyledi. Öğle yemeğinde kim ne isterse yedi, akşam üzeri mektuplar dağıtılıyordu yine. Beni çağırdılar. Baktım çavuşun elinde bir kutu, bana gelmiş. Kutuyu açtım, içinden birbirinden güzel çikolatalar çıkmaz mı, bu durumu bilen bir arkadaşım muziplik olsun diye göndermiş. Herkes birbirine baktı, kimseden çıt çıkmıyordu. Normalde yasaklar kalktığı için yememe izin vermeleri gerekiyordu ama tadına bile bakamadık" dedi.

TÜRKİYE’DE DE ASKER OLMAYI İSTERDİM
Türkiye’de asker olmayı hiç düşünmediğini belirten Yurt, "Türkiye’de asker olmayı ve oradaki gönüllü askerlik hakkında pek bilgim yok. Zorunlu askerliğin dışında, astsubayların ve subayların nasıl eğitimler alıp hangi koşullarda çalıştıklarını bilmiyorum. Buradaki sosyal haklar varsa ve burada yaptığım askerlik gibiyse Türkiye’de asker olmayı isterdim sanırım" dedi.(anka)


    ETİKETLER:

    Cunda