Annan: Suriye takvime uymalı!

Annan: Suriye takvime uymalı!
Annan: Suriye takvime uymalı!

Annan helikopterle Hatay'dan Kilis'e gidip geri döndü.

Suriye'de iç huzursuzluğun diplomatik yollardan çözümü için Hatay-Pekin-Moskova-Şam hattında kritik saatler yaşandı. Hatay'daki temaslarını sürdüren BM-Arap Birliği özel temsilcisi Kofi Annan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ortak açıklama yaptı

BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye'deki askeri faaliyetlerde azalma beklerken, tam tersine artış gördüklerini ancak Türkiye 'ye sığınanların sayısındaki ani artışı hiç kimsenin hiçbir şeyle açıklayamayacağını söyleyerek, gerek Suriye yönetimi gerekse muhalefete şiddeti durdurma çağrısı yaptı.


BM Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriyeli sığınmacıların Türkiye’deki kamplarını ziyaret ettikten sonra, 9 bin kişinin öldüğü Suriye’de durumun giderek kötüleştiğini belirten Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte Hatay’da basın toplantısı düzenledi.

Ateşkes için verilen sürenin bittiği gün olan bugün yapacağı açıklama ve değerlendirmeleri merakla beklenen Annan, gezdiği kamplarda çocuklarla birlikte gelen ailelerin öyküsünü dinlemenin biraz üzücü olduğunu belirterek özetle şöyle dedi:

"Plana uygun olarak bu sabah saat 06.00’da şiddetin durması gerekiyordu. BM Güvenlik Konseyi bu çağrısını sürdürecek. 12 Nisan sabaha kadar durmasını bekliyoruz. Muhalif güçler de bu planı uygulayacağını söyledi. Plan masadan kalkarsa elimizde hiç bir alternatif yok. Şu dakikalarda belli kentlerde şiddet devam ediyor. Plan uygulanmıyor ama uygulanmayacağı anlamına gelmiyor. Ayın 12’sine kadar tüm şiddet durmalı. Çin, planın arkasında duruyor. Kendileri de çağrı yaptı, tavrını sürdürüyor.

Dün sınırda yaşanan trajik olaydan üzüntü duyuyoruz. Özellikle sınırlarda tansiyonun yükselmesini istemiyoruz."

BURASI GÖRDÜĞÜM EN İYİ KAMPLARDAN BİRİ
Sığınmacıların aileleri ile de bir araya geme şansı bulduğunu belirten Annan, “Umarım ki bu insanlar çok uzun süre burada kalmazlar, durum düzelir evlerine geri dönebilirler ama bizleri nelerin beklediğini şu anda bilemiyoruz. Umarım ki cesaret ve sabırla yapmış olduğumuz bütün bu çalışmalar en kısa zamanda meyvesini verir” diye konuştu.

Annan, herkesin barış için çalışmakta olduğunu söyleyerek, “Ama henüz o noktadan uzaktayız” dedi.

Türk hükümetinin çalışmalarının kendilerini memnun ettiğini ifade eden Annan, son dönemde Suriye'den Türkiye'ye gelenlerin sayısında büyük artış olduğunu ve bunun kaygı verici bir durum olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

“Aynı şekilde Suriye'deki askeri faaliyetlerde de bir azalma beklerken tam tersine bir artış görmekteyiz. Sınırı geçip Türkiye'ye sığınanların sayısındaki bu ani artışı hiç kimse, hiçbir şeyle açıklayamaz. Dolayısıyla biz çabalarımızı devam ettirmek durumundayız. Bu şiddeti durdurmak, insanların evlerini terk etmelerine neden olacak koşulları engellemeliyiz. Bu insanlara aynı zamanda insani yardım götürmeliyiz ve Suriye'nin geleceğini tartışmak için de tüm tarafları masaya oturtmalıyız.”
Annan, herkesin ilk önceliğinin Suriye halkının can güvenliği olduğunu belirterek, “Artık bu durum çok uzadı, şiddetin durması silahların susması lazım. Askerlerin kışlalarına geri çekilmesi lazım” dedi.

Suriye yönetiminin kendisine şiddetin durdurulması da dahil belli taahhütler verdiğini hatırlatan Annan, şöyle konuştu:

“Artık onlar da tüm şiddetin durdurulması yönünde adım atmalılar. Her türlü şiddetten bahsediyorum. 12 Nisan sabah saat 06.00'ya kadar bütün silahların susmuş olması ve bu tür faaliyetlerin durmuş olması lazım. Ben bir kez daha Suriye hükümetine ve Suriyeli taraflara şiddeti durdurmaları çağrısında bulunmak istiyorum. Şiddetin durdurulması için de hiçbir şekilde ortaya bir ön koşul koymamalarını istiyorum. Bu Suriye halkı ve Suriye için çok önemli.”

Kofi Annan bugün ilerleyen saatlerde BM Güvenlik Konseyi'nin bu konuyu ele alacağını söyleyerek, “Şu anda her şey için gerekli ön koşul şiddetin durdurulması. Şiddet durduktan sonra da herkesin masaya dönüp, müzakereye oturması lazım. Tüm çabamız bu yönde. Suriye yönetimi başta olmak üzere muhalefet ve tüm taraflara bir kez daha şiddeti durdurma çağrısı yapıyorum” diye konuştu.

Beşir Atalay da planı benimsediklerini, ancak Suriye’nin tutumundan kuşku duyduklarını, oyalama taktiği uygulandığını belirtti. Atalay , “Gerek Suriye yönetiminin kötü sicili, gerek halen yaptıkları, öncelikle muhaliflerin faaliyetlerini durdurmasına yönelik açıklamaları iyimser olmamızı güçleştirmektedir. Tabii bu misyon içinde Suriye yönetiminin gerekli işbirliğini sergilemediği takdirde BM Güvenlik Konseyi'nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ve Suriye'deki katliama 'dur' demesi kaçınılmaz zorunluluk halini alacaktır” dedi.