Aynen Chavez: Yankee defol!

Aynen Chavez: Yankee defol!
Aynen Chavez: Yankee defol!
Venezüella lideri Maduro, 'sağcı muhalefetle işbirliği yapıp ülke ekonomisi ve elektrik ağını sabote ettikleri' savıyla 3 Amerikalı diplomatı sınırdışı ediyor.

Venezüella’nın efsane lideri Hugo Chavez’in ‘Amerikan hegemonyasına karşı mücadele’ idealini paylaştığı ve marttaki ölümünden önce halefi ilan ettiği Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ‘sağcı rakipleriyle bir olmakla’ suçladığı Washington’a ‘cezayı kesti.’ Maduro, ‘muhalefetle işbirliği yapıp ekonomiyi sabote etmeye çalıştıkları’ iddiasıyla ülkedeki en üst düzey ABD ’li diplomat ile 2 yetkilinin daha sınırdışı edilmesi emri verdi. Uzun yıllardır gerilimli bir grafiğe sahip Washington-Caracas hattını daha da ısıtacak bu kararını televizyonda canlı yayında duyuran Maduro, diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 48 saat süre tanıdığını belirtip “Yankee evine dön, Venezüella’dan defol!” dedi.
Maduro, maslahatgüzar Kelly Keiderling ile ABD misyonunun siyasi işler bölümünde görevli Elizabeth Hunderland ve David Mutt’u, eylülde ülkenin yüzde 70’inin karanlığa gömülmesine yol açan elektrik şebekesine yönelik sabotajda yer almak ve Venezüella şirketlerine üretimi azaltmaları için rüşvet vermekle suçladı. Maduro, diplomatların ‘düşmanca, müdahaleci ve yasadışı davranışlarına’ ilişkin ‘yeterli kanıtları’ olduğunu savundu: “Diplomatlar, aşırı sağcı muhalefetle buluştu. Amaçları rakiplerimi finanse etmek ve ekonomi ile elektrik ağına yönelik sabotaj eylemlerini teşvik etmekti. Başkan Barack Obama yönetiminin eylemlerinin hiçbir önemi yok. Emperyal bir hükümetin parasıyla buraya gelip şirketlerinin üretimini durdurmayı ve tüm Venezüella’nın elektriğini kesmeyi denemesine izin vermeyeceğiz.”

ABD: Bilgilendirilmedik

Sınırdışı kararı Maduro ile ABD’nin ilk ‘karşılaşması’ değil. Martta ‘Vene-züella’yı istikrarsızlaştırma projeleri yürüttükleri’ gerekçesiyle ABD’li iki askeri ataşenin sınırdışı edilmesi emri veren Maduro, mayısta da ‘kendisine yönelik suikast planları’ olduğunu açıklayıp bundan eski ABD Dışişleri Bakan yardımcıları Roger Noriega ile Otto Reich’ı sorumlu tutmuştu. Maduro geçen hafta da, yine bir ‘suikast girişimi planı nedeniyle New York’taki BM Genel Kurulu’na katılamadığını’ duyurmuştu. Bilgi kaynağının ifşa olmaması için detay vermeyeceğini belirten Maduro yine Reich ve Noriega’yı suçlamıştı. 20 Eylül’de ise bu kez ABD, Çin’i ziyaret edecek Maduro’nun hava sahasını kullanmasına izin vermemişti. Maduro, “Büyük densizlik” yorumu yapmıştı.
Washington’dan bir açıklama gelmezken, Venezüella’daki ABD misyonu ise kendilerine resmi bir bildirimde bulunulmadığını açıkladı.

ABD: Bilgilendirilmedik

Bu arada Venezüella ve ABD, 2010’dan beri birbirlerinin başkentlerinde büyükelçi bulundurmuyor. Zira Chavez, ABD’nin atamak istediği Larry Palmer’ın ülkeye girişine, ‘diplomasi kurallarını bozup yönetime saygı göstermediği’ gerekçesiyle izin vermeyip “ABD göze alıyorsa ilişkileri kessin” çıkışı yapmıştı. Palmer’ın ‘Küba’nın Venezüella ordusu üzerinde etkisinin arttığı ve askerlerin moralinin bozuk olduğu’ gibi demçlerine kızan Chavez, Washington’a düşünür ve dilbilimci Noam Chomsky, yönetmen Oliver Stone veya aktör Sean Penn gibi ‘ABD’li dostları’ndan birini atamasını önermişti. ABD ise karşılıklılık esası uyarınca tatil için ülkesine giden Venezüella Büyükelçisi Bernardo Alvarez Herrera’nın vizesini iptal ederek pratikte sınırdışı etmişti.
Öte yandan ABD ile bu son krize yol açan elektrik kesintileri aslında Venezüella’da sıklıkla yaşanıyor. Ancak kesintilerden başkent Caracas nadir etkileniyordu. Eylüldeki kesintide ise Caracas’ta trafik kilitlenirken, metro ulaşımı da kısmen durmuştu. Enerji Bakanlığı, iletim hatlarındaki sorunları gerekçe gösterirken, Maduro yine muhalefeti suçlayıp “Her şey, aşırı sağcıların ülkemizin elektriğine darbe vurma planına devam ettiğine işaret ediyor” demişti. Muhalefet ise kesintilerin sebebi olarak altyapı eksikliği ve kötü yönetimi gösteriyor.