Bologna'nın işgalci öğrencileri: Taksim'den ilham aldık

Bologna'nın işgalci öğrencileri: Taksim'den ilham aldık
Bologna'nın işgalci öğrencileri: Taksim'den ilham aldık
İtalya'da büyük gösteriler düzenleyen ve Bologna'daki bir yurt binasını işgal ederek, Gezi Parkı eylemlerine göndermeyle 'Taksim' adını veren İtalyan öğrenciler, eylemlerinde Gezi protestolarından ilham aldıklarını söylüyorlar.
Haber: ORKİDE İZCİ - izciorkide@hotmail.com / Arşivi

İtalya’da geçtiğimiz hafta büyük gösteriler düzenleyen ve Bologna’daki bir binayı işgal ederek, Gezi Parkı eylemlerine göndermeyle ‘Taksim’ adını veren İtalyan öğrenciler, Taksim Meydanı ile kendi gösterilerini yaptıkları meydanın ‘kardeş’ olduğunu, eylemlerinde Gezi protestolarından ilham aldıklarını söylüyorlar.

İtalya’da öğrenci olan Orkide İzci Bologna’da gösterileri organize eden gruplardan CUA (üniversite otonom kollektifi) üyelerinden Niccolo ile Radikal için konuştu.

Adını 'Taksim' koydular



BOLOGNA - Avrupa’nın en eski üniversitesine sahip olan Bologna sol siyasi geleneğinden ötürü ‘La città rossa’ (Kızıl şehir) olarak da biliniyor. Üniversite’nin bu küçük ortaçağ şehriyle bütünleşen öğrencileri de Bologna’nın kızıl geleneğini hala devam ettiriyorlar. Politik anlamda çok aktif olan öğrenciler yolunda gitmeyen birşeyler olduğu zaman oluşturdukları kollektifler aracılığıyla hemen müdahale edip haklarını talep etmeyi çok iyi biliyorlar. Son zamanlarda kısa sürelerle değişen İtalyan hükümetlerinin izlediği politikaları (özellikle eğitim sistemi alanında) protesto etmek için sokağa çıkıp seslerini daha yüksek duyurmaya başladılar. Seslerini duyurdukları alan ise öğrencilerin meydanı olan son zamanlarda Bologna Belediyesi’nin müdahale edip kültürel dokusunu değiştirmek istediği ‘Piazza Verdi’. Piazza Verdi, Bologna Üniversitesi’nin birçok fakültesini, kütüphanesini barındıran Via Zamboni’nin tam ortasında bulunmakta. Öğrenciler genelde burada buluşuyorlar, müzik yapıyorlar, yerlere oturup sohbet ediyorlar. Son zamanlarda bu buluşma noktası Bologna Belediyesi tarafından öğrencilerin burada kendilerini ifade etmelerine engellemeye çalıştı. 27 Mayıs’ta tam Gezi Parkı’ndaki olaylar yaşanmaya başlarken Piazza Verdi’de de öğrencilerin gösteri yapması ve megafonla konuşmaları yasaklandı ve polisle çatısıldı. Bu tesadüfle başlayan meydanların kardeşliği Haziran ayında öğrenci kollektifi CUA’nın meydana Gezi Parkı’na destek için bırakılan sembolik bir ağaçla ve Piazza Verdi’nin duvarlarından birine yazılan bir Nazım Hikmet şiiriyle devam etti. 15 Ekim’de Bologna Üniversitesi’nin başka şehir ve ülkelerden gelen öğrencileri için (100.000 öğrencinin yaklaşık 40.000’i Bologna dışından geliyor) sunduğu yurt ve evlerin azlığından şikayetçi olan öğrenciler (1462 yatak kapasitesi) terk edilmiş bir yurdu işgal ederek Bologna Şehri’nin ve Üniversite’nin bu problem çözmesi talep ediyor. Çözüm olarak da Bologna’da bulunan birçok terkedilmiş binanın öğrenci yurt ve evlerine çevrilmesini öneriyor. CUA (üniversite otonom kollektifi) üyelerinden Niccolo’ ile yaptığımız röportajda kendisi bu problemden ve Taksim Meydanı ile Piazza Verdi’nin ‘kardeşliğini’ anlatıyor.

Bu kardeşlik aslında herkes bilmese de 1977’lere dayanıyor. Taksim’deki 1 Mayıs olaylarının hemen öncesinde, Bologna’da polis tarafından vurulan sol görüşlü öğrenci Francesco Lorusso’nun ölümü Piazza Verdi’yi çatışmalara sürüklemiş.




- CUA nedir ?

- “CUA, Bologna Üniversitesi öğrencileri tarafından oluşturulmuş sol görüşlü otonom bir kollektif.”

- İşgal ettiğiniz yurdun adını Taksim koydunuz ama aslında Taksim’e olan desteğiniz daha eskiye dayanıyor. Bologna’nın meydanlarından Piazza Verdi’de Taksim için gösteri düzenleyerek bir de ağaç diktiniz, o gösteriyi bize biraz anlatır mısınız?
- “Türkiye ile önemli bir tesadüf yaşadık. Mayıs ayının sonlarına doğru Bologna Üniversitesi öğrencilerinin meydanı olan Piazza Verdi’de kollektif olarak bir toplantı düzenledik ama polis toplantıyı dağıtmak istedi ve meydana girişi kapattı. Polisle öğrenciler arasında çatışma yaşandı. Bologna’da bu olaylar yaşanırken Gezi Parkı’nda da ilk çadırlar kurulmaya başlanmıştı. Biz uluslararası hareketlere çok önem veriyoruz. İstanbul’dan gelen tüm haberleri takip ettik bu yüzden Taksim’e olan desteğimizi göstermek için ve polisle girilen çatışmadan sonra özgürlüğüne kavuşturduğumuz Piazza Verdi için bu meydana ağaç dikip adını özgürlük ağacı koyduk.”

- Polis neden izin vermedi toplanmanıza?
- “Bir süredir Piazza Verdi üzerinde oyunlar oynanıyor. Son yıllarda benzer olayları çok sık yaşadık. Kurumlar bu meydanı adeta çölleştirmeye ve öğrencilerin elinden almaya çalışıyor. Öğrenciler ise bu meydanın elllerinden alınmasına karşı çıkıyor. 27 Mayıs olayları Bologna Belediyesi’nin ellerini biraz olsun bu meydandan çekmesini sağladı, şimdi eskisi gibi olmasa da meydan biraz olsun özgürlüğüne kavuştu.”


- Diktiğiniz ağaç hala Piazza Verdi’de mi?
- “Hayır, Eylül Ayı’nda bir pazar sabahı sessiz sedasız bir şekilde kaldırıldı. Sessiz sedasız diyorum çünkü eğer bir kurum böyle bir karar aldıysa önceden onu resmi gazetede yayınlar ama bu sefer hiçbir bildiri yada duyuru yayınlanmadan ağaç kaldırıldı. Hiçbir kurum ve kuruluş bu olayı üzerine almayınca bir hafta sonra yine Piazza Verdi’de gösteri düzenlendi, protestolar üzerine Bologna Belediyesi ağacı kendisinin kaldırdığını itiraf etmek zorunda kaldı. Biz de bunun üzerine bir kampanya başlattık ve 15 Ekim gününü Piazza Verdi’den kaldırılan fotinya ağacının geri dönüşü olarak belirledik ve o gün terk edilmiş binayı işgal ederek yurda çevirdik.”

- Neden 15 Ekim?
- “Çünkü geçtiğimiz Eylül ayında Barcelona’da yapılan uluslararası bir toplantıda 15 Ekim ‘Dünya Hareket Günü’ olarak Kabul edildi.”

- Via Zanolini’deki binayı neden işgal ettiniz?
Hem meydandan sessizce kaldirilan fotinya ağacının geri döndüğünü ilan etmek hem de Bologna’daki öğrenci yurtlarının yetersizliğine şehrin ve Üniversite’nin dikkatini çekmek için bu terk edilmiş binayı işgal etmeye karar verdik ve burayı kendi aramızda bir yurda çevirdik. Bologna Üniversitesi’ne kayıtlı 100.000 öğrenci bulunmakta ve bunların 40.000’i Bologna dışından geliyor. Üniversitenin sağladığı yurtlar yetersiz olunca şehirdeki kira fiyatları çok yüksek oluyor. Bu yüzden hakkımızı aramak için kollektif olarak işgalde karar kıldık

- Bologna Üniversitesi’nin sağladığı toplam yatak kapasitesi ne kadar?
“Toplam 1462”.

- Önceden işgal ettiğiniz bu binada ne vardı?
- “Rahibeler tarafından işletilen bir yurt vardı ama bazı bürokratik problemler yüzünden (yurt sayılabilmesi için mesela her odanın içinde banyo bulunması gerekiyormuş) birkaç sene önce çok iyi şartlarda bulunduğu halde terk edilmiş. İyi şartlarda bulunan 35 tane oda var, bu birçok öğrenciye kira ödemeden sadece gider ve masrafları paylaşarak yaşama imkanı sağlayacak.”

- Yurdun ismini neden Taksim koydunuz?
- “Taksim’e olan desteğimizi sürdürdüğümüzü ve direnişimizi sembolik anlamda temsilen bu ismi verdik. Taksim bizim ilham kaynağımız oldu.”

- İşgale Bologna Belediyesi ve halk ne gibi bir tepki verdi?
- “Sağ görüşlü partiler beklediğimiz gibi karşıt görüş bildirdiler bunun dışında çevre halk çok iyi karşıladı. Bize yiyecek getiren komşulardan tutun da kahve getiren cafelere kadar. Polis de şimdiye kadar herhalde bir sinyal vermedi ama eğer müdahale olursa Taksim’deki gibi sonuna kadar direneceğiz.”

- Şu anda gördüğüm kadarıyla birçok öğrenci Taksim yurduna taşınmış, durum nasıl yurtta?
- “Evet bazı öğrenciler çoktan taşındılar bile, kapasite dolduğu zaman belki başka terkedilmiş binaları da işgal edip yurda çevirebiliriz. Tabii ki biz üniversitenin yurt problem tek başımıza çözemeyiz ama en azından bu şekilde Üniversite’ye baskı yapıp dikkatleri buraya çekiyoruz. İtalya’da başka şehirlerde özellikle Roma’da işgal edilen binlerce evler var ve bu evlerde ihtiyacı olan ve sayısı krizle artan öğrenciler, evsizler, göçmenler kalıyor.”

- Üniversite’de yurtlar dışında yolunda gitmeyen ne gibi sorunlar var? Dikkatleri çekmek istediğiniz başka alanlar var mı?
- “Evet, yemekhane ve kitap fiyatları da büyük bir problem teşkil ediyor. Bologna bir üniversite şehri olmasına rağmen birçok büyük şehrin yemekhane fiyatlarından daha yüksek fiyatları. Önümüzdeki günlerde yemekhaneyi de işgal etmeyi düşünüyoruz.”