Cenaze özelleştirilsin

Cenaze özelleştirilsin
Cenaze özelleştirilsin
İngiliz solu, liberal politikaların sarsılmaz savunucusu 'Demir Leydi' Thatcher'ın cenazesinin özelleştirilmesi için kampanya başlattı.

Britanya’nın ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher’ın önceki gün 87 yaşında ölmesinin ardından cenaze töreniyle ilgili ayrıntılar belli olurken, ‘Demir Leydi’nin mirası yeniden tartışmaya açıldı. Basında övgüler kadar yergiler de yer alırken sevmeyenleri ‘özelleştirme şampiyonu’ Thatcher’ın cenazesinin de özelleştirilmesi için kampanya başlattı.
Naaşı dün yılbaşından beri konakladığı Ritz otelinden alınan Thatcher için vasiyeti doğrultusunda devlet töreni yapılmayacak. Muhafazakâr Partili yetkililer devlet töreni istese de Thatcher’ın ‘gereksiz masraf olacağı’ gerekçesiyle bunu istemediği aktarıldı. Yine de 17 Nisan’daki törenin masraflarını devlet karşılayacak. Thatcher’a da Ana Kraliçe Elizabeth ve Prenses Diana’nın cenazelerine tanınan statü uygulanacak. Naaş top arabasıyla taşınacak ve törene kraliyet askerleri eşlik edecek.

Yakılacak! 

Thatcher’ın naaşı başbakanlık ve bakanlıkların önünden geçecek bir kortejle Aziz Paul Katedrali’ne getirilecek. Törene Kraliçe 2. Elizabeth ile eşi Edinburgh Dükü Philip katılacak. Ardından naaş aile üyelerinin katılacağı özel törenle yakılacak. Özelleştirme, piyasa ekonomisini desteklemesi ve işçi haklarını törpülemesi sebebiyle sol kesimlerin ‘sevmediği’ Thatcher’ın nasıl defnedileceği muhaliflerinin de bir numaralı gündemiydi. Muhalifleri ‘Thatcher’ın cenazesinin özelleştirilmesi’ için kampanya başlattı. Twitter’da açılan ‘#nostatefuneral (devlet cenazesine hayır)’ etiketini birkaç saat içinde on binlerce kişi paylaştı. Hedef şöyle açıklandı: “Thatcher’ın cenazesi, mirasına uygun şekilde son kullanıcılar ve diğer hissedarlara azami değerin sunulması adına özel sektör tarafından fonlanıp idare edilmeli. Bizler daha azını hak etmediğine ve bu benzersiz fırsatı yaratmanın, hükümetin masraflarını kısmak ve Barones Thatcher’ın savunuculuğunu yaptığı liberal ekonominin hikmetlerini ispatlamak için ideal bir yol olduğuna inanıyoruz.” 

Loach: İhale açalım 

Benzer bir öneri yönetmen Ken Loach’tan geldi: “Cenaze törenini ihaleye açalım. En düşük fiyatı verene bırakalım. O da bunu isterdi. Modern zamanların en bölücü ve zararlı başbakanıydı. Kitlesel işsizlik, fabrika kapatma, telef olmuş bir toplum - bütün bunlar onun mirası. Bir savaşçıydı ve düşmanı İngiliz işçi sınıfıydı.” Eski Başbakan Tony Blair’i ‘Thatcher destekçisi maymun’ diye niteleyen Loach, Thatcher’ın Güney Afrika’nın efsane lideri Nelson Mandela’ya da ‘terörist’ dediğini ve Şilili darbeci General Augusto Pinochet ile çay içtiğini anımsatıp “Böyle bir kişiye nasıl saygı gösteririz?” dedi. Respect Partisi vekili George Galloway de “Mandela’ya terörist demişti. Cehennemde yansın” mesajını attı.

Ada basınını giderken de böldü

Britanya basını adeta ‘Thatcher özel sayısı’ olarak okurlarıyla buluştu. Daily Mail ‘Britanya’yı kurtaran kadın’, Independent ‘Ülkeyi değiştiren kadın’, Daily Mirror ‘Bir ulusu bölen kadın’ ve Northern Eco ‘Sevilen, nefret edilen, asla unutulmayan’ başlığını attı. Financial Times ‘Büyük dönüştürücü’ başlığıyla “O kötüye giden bir ulusun başındaki devdi” yorumu yaptı. Scotsman ‘ekonomik açıdan pozitif ama politik olarak negatif’ yorumunu yaptığı Thatcher’ı ‘Ülkeyi bölen vatansever başbakan’ olarak tanımladı. Socialist Worker ise ’ Thatcher’ın kanlı mezar taşı fotoğrafının üzerine ‘Neşelenin’ başlığını attı. Gazetenin editörü Judith Orr da Brixton’daki sokak partisine katıldı. ‘Bir insanının ölümünü kutlamanın münasip olup olmadığı’ sorusuna Orr şu yanıtı verdi: “Çoğu kişi sevinçli. Brixton isyanları, ırkçılık ve sınıf ayrımcılığının sonucuydu. Milyonlarca işçi onu hâlâ hayatları yok eden bir figür olarak görüyor.”
Guardian’ın başyazısında şu değerlendirme yer aldı: “Kutuplaştırıcıydı. Bireyciliği ve ulus devleti göklere çıkartıyordu ama toplulukları bir arada tutan bağlara dair pek bir şey hissetmiyordu. Düzensizlikten nefret ediyordu ama tüm bunları besleyen sosyal ve kültürel kutuplaşma sürecini yöneten imparatoriçe kendisiydi. Müthiş önemli bir liderdi, birçok yönden de çok büyük bir kadındı. Mezarında dans edilmemeli ama devlet töreni olmaması da doğru. Mirası bölünme, bencillik, açgözlülük kültürü oldu. Tüm bunların toplamı ise özgürleştirdiğinden çok daha fazla insan ruhunu zincirledi.”
The Times ve Daily Telegraph ise övgüler yağdırdı. Times, ‘Thatcher’ın Britanya’nın kendine güvenini kaybettiği bir dönemde doğru seçimler yaptığını’ yazdı. Telegraph ise hakaretamiz yorumlar üzerine okuyucu yorumlarını kapattı. Sinn Fein’den Martin McGuinness “Ölümünü kutlama isteğine direnin. Barışçı değildi ama ölümünün zihinlerimizi zehirlemesine izin vermeyin” dedi.

Sokak partileriyle kutlama yapıldı

İskoçya ve Kuzey İrlanda’da Thatcher’ın ölümünü kutlayanlar ‘Cadıdan kurtulduk’ sloganı attı. 1980’lerde vergi artışı için pilot kent seçilen Glasgow’da 300 kişi sokak partisi verdi. 1981’de sokak isyanlarının merkezine dönüşen Londra’nın Brixton semtinde 100 kişi ‘Maggie öldü’ sloganı eşliğinde şampanya patlattı.