Cenevre-2'de Esad restleşmesi

Cenevre-2'de Esad restleşmesi
Cenevre-2'de Esad restleşmesi
Suriye krizine siyasi çözümün aranacağı Cenevre-2 Konferansı bugün İsviçre'nin Montrö kentinde başladı.

Suriye’de olayların başladığı Mart 2011’den bu yana rejim yetkilileri ile muhalefet temsilcilerinin ilk kez aynı masada bir araya gelmesi açısından önem taşıyan konferansın açılışı, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun’un konuşmasıyla yapıldı. 39 ülkenin dışişleri bakanlarının bir araya geldiği konferansta Türkiye ’yi ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil ediyor.
Ban’ın ardından Cenevre-2 sürecini başlatan ülkeler olarak ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov konuşmalarını yaptı.

KERRY: ESAD GEÇİCİ HÜKÜMETTE YER ALAMAZ

Kerry konuşmasında "Beşşar Esad’ın kurulacak geçici hükümette yer alması hiçbir şekilde söz konusu olamaz" yönündeki ABD tezini yineledi. Cenevre-1 konferansına atıf yapan Kerry, "Cenevre bildirisinin başarısını, bir adamın ve bir ailenin inatla iktidara yapışması engelledi" deyip şunları söyledi: "Burada gerçekçi konuşmalıyız. Bizi buraya getiren Suriye’de geçici hükümet kurulması konusundaki karşılıklı rıza oldu. Bu da taraflardan birinin itiraz ettiği birinin geçici hükümette yer alamayacağı anlamına gelir. Dolayısıyla bu da Esad’ın geçici hükümetin parçası olamayacağı anlamına gelir. Kendi halkına vahşice tepki veren bir insanın yönetim meşruiyetini yeniden kazanması mümkün değildir. Bu tahayyül bile edilemez" dedi.  

Kerry, Esad rejimini insan hakları ihlalleriyle de suçladı: "Bu devrim bir silahlı mücadele olarak başlamadı. Barışçıl bir şekilde başladı. Öğrencilerin eylemiyle başladı. Değişim talep eden yurttaşların meşru ve barışçıl gösterileriyle başladı. Ancak neredeyse hemen şiddetle karşılık buldu." Rejimin meşru ve barışçıl göstericilere artan bir şekilde daha büyük şiddetle karşılık verdiğini söyleyen Kerry, "Gerçek şu, bu insanlar silahlarla, tanklarla, toplarla, gazla, Scud füzeleriyle öldürüldü" derken, bu silahların muhalefetin elinde olmayan silahlar olduğunu kaydetti.

İşkence fotoğraflarına da değinen Kerry, "Son korkunç raporlar, Suriye’de sistematik işkenceleri, binlerce tutuklunun infaz edildiğini gösteriyor" dedi.

LAVROV: SURİYE'DE TERÖRLE MÜCADELE EDİLMELİ

Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise Suriye’nin iç diyalog sürecinin kolay ve hızlı olmayacağını vurguladı. Lavrov, “Rusya, tüm taraflarla krizin çözümü adına ortak çalışmaya hazır. Sözde birçok güç Cenevre-2’yi destekledi ama işe gelince konferansın başarısını istemiyorlar. Bizim ortak görevimiz Suriye’de yaşanan trajik çatışmaya son vermek. Bu ülkede yaşananların bölgenin diğer ülkelerine sıçramasına izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.

Suriye’de yapılması gerekenin ‘terörizmle mücadele’ olduğunu savunan Lavrov, “Konferansa katılan herkesi, Suriye hükümeti ve muhalefetin terörizmle mücadelede ortak hareket etmeleri yönünde yardıma çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. 

MUALLİM: ELLERİNDE SURİYELİLERİN KANI VAR

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ise Cenevre-2’ye ‘ellerinde Suriye halkının kanı olan bazı ülkelerin yer aldığı’ eleştirisi yaptı. Mualllim, “Elleri Suriye halkının kanına bulaştığı halde bazı ülkelerin temsilcilerinin bu salonda aynı masada oturuyor olması üzüntü verici. Bu insanlar bize demokrasi dersi veriyor, bize barış dersi veriyor, doğru ve yanlışı öğretiyor. Aslında Suriye’ye çamura batıran onlar” ifadelerini kullandı. Bu güçlerin tansiyonu yükseltip terörü körüklemek istediğini ifade eden Muallim, “Maalesef terörizm ithal eden değişik gruplar şu an bizimle aynı salonda bulunuyorlar. Benim ve Suriye halkı için Suriyelilerin kanı elinde olan bu grubun bizimle oturması utanç vericidir” dedi. Suriye’yi eskiden sömürenlerin bile aniden ülkenin dostu kesildiğini ve ülkeyi bölmeye çalıştıklarını söyleyen Muallim, “Şimdi de Suriye halkı ile beraber konferansa katılıyorlar. Militanlar Suriye halkı adına konuşacak gibi yapıyorlar ancak onlar vatan hainidir” ifadelerini kullandı.


 
Uluslararası topluma hitaben "Suriye’deki insani durumdan gerçekten de endişeleniyorsanız silahlı muhalefete desteği kesin” diye seslenen Muallim, muhalifleri de ‘uluslararası medyayı yalanlarla beslemekle’ suçladı. Muhalif hareketi ‘terörizm’ olarak niteleyen Muallim, ‘büyük Suriye devrimi’ adı altında sivillerin öldürüldüğünü savunup “Bu sadece Suriye ile sınırlı kalmayacak. Komşularımız işte bunu anlamıyor. Komşularımız ya sessiz kalıyorlar ya da teröristlerin yanında yer alıyorlar” diye konuştu.

ERDOĞAN'I ELEŞTİRDİ

Muallim, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ise ‘Suriye’de teröristleri desteklemekle’ itham edip “Komşunuzun evi yanarken, sizin eviniz güven içinde olamaz” ifadesini kullandı. Suriye’nin komşularının, muhaliflerin ülkede yaptıklarını “kutsadığını” savunan Muallim, “Suriye, özgür bir ülke olarak kendini uygun gördüğü biçimde korur” dedi.

Suriye’de gerçekleri göstermeleri için gazetecilere kapılarının açık olduğunu ifade eden Muallim, bunun sayısız örneği olduğunu, kapıları insani yardım kuruluşlarına da açtıklarını kaydetti.

BAN SÜRE KONUSUNDA UYARDI

Öte yandan Muallim, ‘devletlerin gizli biçimde terörizmi desteklerken, bunu açıkça söylemedikleri’ yorumu yapmasının ardından BM Genel Sekreteri Ban araya girerek süresini aştığı uyarısında bulundu. Bunun üzerine Muallim, “Konu Suriye, konuşmaya devam etmek istiyorum” deyip konuşmasını sürdürdü. ‘Konferansa katılma nedenlerinin Ortadoğu’da yıkımın önüne geçmek olduğunu’ vurgulayıp ülke dışına giden Suriyelilere evlerine dönme çağrısı yapan Muallim, ABD Dışişleri Bakanı Kerry’ye hitaben de, ‘Suriye halkından başka kimsenin Suriye hükümetine meşruiyet sağlamaya karar veremeyeceğini’ eleştirisi yaptı. Muallim, “Suriye’nin kaderini belirleyecek olan, Suriye halkıdır” dedi.

"MAALESEF YAPICI HAVA DAĞILDI"

Muallim’in konuşmasının sonunda ise Ban, Suriyeli bakanın süresini oldukça aştığını yineledi. Ban, Muallim'in konuşmasına atfen “Maalesef yapıcı hava dağıldı” değerlendirmesini yaptı.

SMDK BAŞKANI CARBA: CENEVRE-1 BİLDİRİSİ UYGULANMALI

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Ahmed Carba ise konuşmasında “Buraya Cenevre-1’de alınan geçiş hükümeti kurulması kararının uygulamaya konulması için geldik” vurgusu yaptı. Carba, SMDK’nın tezini yineleyip ‘Esad’ın iktidarda kalmasını müzakere etmeyeceklerini’ söyledi.



Cenevre-1 kararlarının uygulanacağı garanti altına alınmadan müzakerelere katılmalarının anlamsız olacağını savunan Carba, Esad yönetimine suçlamalar yöneltti.

"BİZİ SİLAHLANMAYA REJİM ZORLADI"

Muhalefetin silahlanmasından Şam’ı sorumlu tutup “Bizi buna Suriye rejimi zorladı” diyen SMDK Başkanı, Suriye’de son dönemde etkinlikleri artan Kaide bağlantılı grupların da ‘Esad rejimi tarafından sahneye çıkarıldığını’ savundu. Esad’ın savaş suçu işlediğini öne süren Carba, “Esad, dışardan savaşçılar ithal ederek ülkeyi terörize etti. Bu yolla da yaptıklarını terörle savaş adı altında meşrulaştırmaya çalışıyor” dedi. Carba, SMDK’nın hedefini de, ‘herkesin haklarına inanan çok kültürlü bir devlet yaratmak’ olarak açıkladı. 

REJİM-MUHALEFET MÜZAKERELERİ CUMA GÜNÜ

Açılış gününün ardından ise konferansa bir gün ara verilecek. Suriyeli tarafların asıl görüşmesi ise 24 Ocak cuma günü gerçekleştirilecek. Suriye rejimi yetkilileri ile muhalefet temsilcileri BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi El Ahdar El İbrahimi başkanlığında müzakerelere cuma günü başlayacak. Müzakerelerde muhalifleri Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nun (SMDK) Başkanı Ahmed Carba, rejimi ise Suriye Dışişleri Bakanı Dışişleri Bakanı Velid Muallim temsil ediyor.

REJİM YENİDEN MEŞRUİYET KAZANACAK

Ancak Katar’ın finanse ettiği bir araştırma ekibinin yayımladığı ‘rejimin işkence arşivi’ ve BM’nin İran’a yaptığı daveti geri çekmesiyle yaşanan diplomatik fiyaskonun gölgesinde gerçekleşen Cenevre-2’den beklentiler ise düşük. İran’ın katılmadığı görüşmelerden Suriye sorununun çözümüne yönelik somut bir gelişmenin çıkması beklenmiyor. Cenevre-2’den çözüm çıkabileceği ihtimalini ‘fazlaca iyimser’ bir yaklaşım olarak gören diplomatik kaynaklar, Haziran 2012’de düzenlenen Cenevre-1’in şartlarının teyit edileceğini, ateşkes, tutsak değişimi ve insani yardım koridorunun açılması çağrısının yapılacağını ancak buna karşın müzakerelerle Esad rejiminin yeniden meşruiyet kazanacağını kaydetti.