'Cezaevinin yıldızıydı'

'Cezaevinin yıldızıydı'
'Cezaevinin yıldızıydı'
NSU davası sanığı Zschaepe'ye mahkûmların film yıldızı gibi davrandığını anlatan cezaevi arkadaşı Monika "Bazıları ondan korkar bazıları ona tapardı" dedi.

Almanya ’nın Münih kentinde önceki gün başlayan Neonazi örgüt Nasyonal Sosyalist Yeraltı’nın (NSU) 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmesine ilişkin dava sanık avukatlarının reddi hâkim taleplerinin incelenmesi için 14 Mayıs’a ertelenirken, baş sanık Beate Zschaepe’nin cezaevi hayatı manşetlerdeydi. Duruşmada rahalığıyla tepki çeken ve kameralarla kurban yakınlarına sırtını dönüp sakız çiğnediği görülen Zschaepe ile aylarca yan yana hücrelerde kalan Monika M., Bild gazetesine NSU davasının baş sanığının Münih’teki Stadelheim Cezaevi’ndeki yaşamını anlattı.

Biri pasta, biri sigara getirirdi
Hırsızlık suçundan girdiği cezaevinden birkaç gün önce serbest bırakılan Monika M, mahkûmların Zschaepe’ye ‘film yıldızıymışçasına davrandığını’ iddia etti: “Mahkûmlar Zschaepe’ye küçük bir kraliçe gibi davranırdı çünkü bazıları ondan korkuyordu, diğerleri ise ona pop starmış gibi tapıyordu. Yabancı bir mahkûm ona pastalar yapardı. Sigaralarını da Yunan bir kadın mahkûm sağlardı.”
Monika M, Zschaepe’ye her gün birkaç tane mektup geldiğini de anlattı: “Zschaepe’ye evlilik teklifinde bulunan ve çıplak fotoğraflarını gönderen erkekler vardı. Evlenme teklifi aldığı bir mektubu bizlere de gösterdi. Bernau’daki cezaevinde yatan bir mahkûmdan geliyordu. Mahkûm, Zschaepe’nin masumiyetine inandığını ve onu çok sevdiğini söylemişti.”

Zayıflık gösteremem’ dedi
Cezaevinde mahkûm üniformasını sadece Zschaepe’nin giydiğini belirten Monika M, “Bana kendi eşyasına sahip olma izni olmadığı söylendi” derken, 121 no’lu hücresinde NSU’nun ölen üyeleri Mundlos ve Uwe Börnhardt’ın fotoğraflarının olduğunu aktardı. Monika M., savunmasına çalışması için dizüstü bilgisayar verilen Zschaepe’den ‘kurbanlara dair pişmanlık duyduğuna dair tek bir söz duymadığını’ vurguladı: “İşlediği suçlarla ilgili konuşmadık ama arkadaşları Mundlos ve Böhnhardt’ın intihar ettiğine inanmıyordu. Yargılamanın uzun olacağını söyleyip bu süreç için ‘asla zayıflık gösteremem’ demişti. Ancak bazen hücresinde tek başına kaldığında sessizce ağlardı.” Monika, Zschaepe’nin en çok Alman rock grubu Böhse Onkelz ve Bomberpilot adlı şarkısını sevdiğini de ekledi. (MÜNİH / BİLD)

Hukuk devletinin ihmali mahkemede onarılmaz !

Frankfurter Allgemeine Zeitung: Davanın herkesin beklentisini karşılamak gibi bir işlevi olamaz. Yargının görevi sanıkları doğrudan hapse göndermek değil suçlarını olabildiğince objektif ispat etmektir. Davanın usul açısından incelenmesi, elenip sık dokunması, yargılamanın adil olması içindir. Reddi hâkim talebinde bulunulması da nadir görülen bir şey değildir.
Berliner Zeitung: Mahkeme, iddianamenin içeriğini incelemekle yükümlüdür. Hukuk devletinin ihmallerini tamir edemez. Bu konuda daha fazla beklenti içine girenler, sadece kurban yakınlarının hayal kırıklığına uğramasına yol açar. En azından dava başladı. Türk gazetecilerin de hazır bulunduğu ve aşırı sağcıların rahatsızlık vermediği bir ortamda başladı. Sadece bu bile hayırlı bir haber!
Stuttgarter Zeitung: Mahkemedeki Türk kökenli adama kalsa savcılar Zschaepe’nin ‘suyunu çıkar-malı.’ Avukatların ilk gün psikolojik oyunlara başvurması nedeniyle bu duygu anlaşılır. Ama bu tür girişimlerin ahlaki değerlerle ilgisi yok. Hele kurban yakınlarının acısı düşünülürse...Bu açıdan yeni duruşmalar şunu gösterecek: Hukukçular adalet denen şeye ve kurbanlara gerçekten inanıyor mu, inanmıyor mu?” (BERLİN/DW)