Cihat isteyenlerin yeni adresi Suriye

Cihat isteyenlerin yeni adresi Suriye
Cihat isteyenlerin yeni adresi Suriye
Esad'a karşı sadece demokrasi isteyen Suriyeliler savaşmıyor. Cihat için ülkeye giden yabancı mücahitlerin sayısı da hızla artıyor.
Haber: MERVE ARKAN / Arşivi

Suriye’de Mart 2011’de Devlet Başkanı Beşşar Esad karşıtı sesler yükseldiğinde bunun bir mezhep savaşına dönüşme ihtimali baştan beri dillendiriliyordu. Korkulan oldu. Ortadoğu’da her zaman patlamaya hazır olan mezhep savaşının ateşi Suriye’yi de sardı. Elbette bu savaşın vazgeçilmez oyuncuları da çok geçmeden Suriye’de soluğu aldı: Yabancı savaşçılar, yani mücahitler. Kendileri için onlar birer devrim şehidi. Suriye’ye ölmeye gidiyorlar. Amaçları Beşşar Esad iktidarının devrilmesi.
Esad yönetiminin muhalefet içinde cihat yanlısı gruplar olduğu tezi uzun süre görmezden gelindi. Suriye muhalefetinin büyük bölümünün Sünni İslamcılar olduğu gerçeği, hatta Esad’ın Alevi olması nedeniyle yönetime karşı çıktıkları, olayların ilk başladığı dönemde uzun süre pek fazla gündeme getirilmedi. Hızla örgütlenen ve silahlı bir güce dönüşen muhalifler, sadece Batı basınında değil, Türkiye ’de de demokrasi için savaşan devrimciler olarak görüldü. Suriye nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Alevi inancına sahip Esad ailesinin Sünnileri kapsama yeteneği, yıllardır çok ince dengeler üzerinde toplumu mezhep çatışmasından uzak tutuyordu. O dengeler son bir yılda altüst oldu. 

‘Dinsiz Esad’ 
Suriye’deki savaş aslında Ortadoğu’da giderek kızışan Şii-Sünni mücadelesinin bir sonucu. Ülkede şu anda sayıları binlerle ifade edilen yabancı savaşçılar Esad ailesinin ‘dinsiz’ olduğuna ve bu nedenle devrilmesi gerektiğine inanıyor. Mücahitlerin saldırıları nedeniyle çok sayıda Şii ve Hıristiyan çareyi evlerinden, hatta ülkeden kaçmakta buluyor. Elbette bu durum aylardır muhalifleri ‘demokrasi savaşçısı’ olarak niteleyen Batılı ülkelerin pek hoşuna giden bir durum değil. Ama hedefe giden her yol mubah görülebilir. Tarih bunun örnekleriyle dolu.
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) içinde ya da ayrı olarak Suriyeli din kardeşleriyle savaşan mücahitlerin çoğu Fas’tan, Suudi Arabistan’dan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Mısır’dan, Libya’dan ve Tunus’tan gelmiş. Aralarında yıllardır bu tür savaşlara alışkın Çeçen ve Somalili mücahitler de var. Esad rejimini silahla devirmeye kararlı İslamcılar arasında özellikle Libyalıların sayısı dikkate değer. 

El Kaide’den çağrı 
Batı’dan daha fazla destek isteyen ÖSO içinde de bu konuda farklı görüşler var. Zaman zaman bazı ÖSO yetkilileri El Kaide’nin ülkede güçlenmesinden rahatsız olduklarını söylüyorlar. Çoğu devrim söylemine zarar verecek bu tür konulara fazla değinmemeyi tercih ediyor. Halep’teki ÖSO komutanlarından Ebu Ammar ise geçen hafta, Batı’nın kendilerine daha fazla silah yardımı yapmaması halinde El Kaide’yle işbirliği yapacaklarını söyledi.
El Kaide ve bağlantılı örgütlerin Suriye’deki etkisi de küçümsenemez boyutta. El Kaide lideri Eymen el Zevahiri, şubatta Irak, Ürdün, Lübnan ve Türkiye’deki üyelerine ve destekçilerine Suriyeli kardeşlerine destek olma çağrısı yapmıştı. Cihat yanlısı bazı siteler ise Suriye’de Esad’ın askerlerine karşı ölmeye gidecek gönüllü mücahitler arıyor. El Kaide’ye yakın Irak İslam Devleti örgütünden Ebu Bakri el Hüseyini ise, Dünya Cihat Ağı sitesinde, Suriyeli kardeşlerine selam göndererek “İslam devlerinin sınırları yoktur” diyor. Halep’in kuzeyindeki Azez’de haziranda bir askeri aracı hedef alan saldırının sorumluluğunu üstlenen Lübnan merkezli Fetih el İslam örgütü, saldırı sonrası yaptığı açıklamada “30 Alevi asker öldürüldü” ifadesini kullanmıştı. Örgütün lideri Abdülgani Cevher de nisanda Suriye’de savaşırken öldürüldü. Ülke çapında hükümet güçlerini hedef alan saldırılarla adını duyuran El Nursa Cephesi’nin internet sitesinde, Alevi oldukları gerekçesiyle kafaları kesilerek öldürülen Suriyelilerin görüntüleri pek de muhalefete destek çağrısı yapan ülkelerin hoşlanacağı cinsten değil. 

Türk mücahitler cephede 
Suriye’de savaşan mücahitler arasında kaç Türk’ün olduğu tam olarak bilinmiyor ama sayıları hiç de az değil. Son birkaç haftada Suriye ordusuyla çatışmalarda ölen Türklerle ilgili haberler basına yansıdı. El Kaide davasının avukatı Osman Karahan Halep’te çatışmalarda öldü. Daha sonra 2003’te İstanbul ’da 57 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların faillerinden Azad Ekinci’nin kardeşi Metin Ekinci’nin ölüm haberi geldi. El Kaide’nin Türkiye’deki liderlerinden Baki Yiğit’in ölüm haberi ise Türkiye’deki El Kaide örgütünün Suriye’de yapılanma içinde olduğu iddialarını güçlendirdi. Türk mücahitlerin Suriye’de ‘Ömer Faruk Tugayları’ adı altında örgütlendiği belirtiliyor. 

Suriye’de savaşanlar arasında ayrıca Batılı mücahitler de var. Bazıları istihbarat toplamak amacıyla savaşa katılıyor. Ama cihat için savaşanların sayısı da az değil. Geçen ay Türkiye’den Suriye’ye geçmeye çalışırken sınırda kaçırılan Hollandalı fotomuhabiri Jeroen Oerlemans ve İngiliz fotoğrafçı John Cantile, kendilerini kaçıran muhalifler arasında Londra aksanıyla İngilizce konuşanlar olduğunu söylemişti. Daily Telegraph’ın Halep’te ulaştığı bir İngiliz ise cihat için ölmeye hazır olduğunu belirtiyor. Sonradan Müslüman olduğunu anlatan Ebu Yakup, gerçek adını açıklamaktan kaçınıyor. Aylardır muhaliflerle beraber savaşan Ebu Yakup şöyle konuşuyor: “Suriye’de ölmek istiyorum. Hepimiz cenneti göreceğiz. Bu kaderimizde yazıyor.”