Çin'de değişime taze kan

Çin'de değişime taze kan
Çin'de değişime taze kan
ABD seçimleri büyük ses getirirken dünyanın öbür ucundaki ezeli rakibi Çin'de "Daha fazla kapitalizm" diyen Şi iktidara gelmeye hazırlanıyor.
Haber: MERVE ARKAN / Arşivi

Çin’de geçen perşembe başlayan ve bir hafta sürecek Çin Komünist Partisi (ÇKP) 18. Kongresi, ülkede büyük bir değişimin dönüm noktası. Bu değişime öncülük edecek isim ise, kongrede ÇKP genel sekreterliğini, gelecek martta da devlet başkanlığını yardımcısı olduğu Hu Cintao’dan devralacak Şi Cinping. Kendisi ÇKP içinde ‘kapitalizm ve sosyalizmin beraberliğini’ destekleyen kampın yükselen yıldızı.
Şi’nin yükseliş hikâyesi, Çin’in bundan sonra gideceği yön konusunda da ipucu veriyor. Zejiang’da ÇKP’nin liderlik koltuğuna oturduğu 2002’de Şi, özel şirketlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini sık sık dile getirmişti. Daha sonra parti okulunda verdiği derslerde Marksizmin sisteme daha fazla entegre edilmesini savundu. Yani sosyalizmin kapitalizmle dans ettiği sistemin sürdürücüsü olarak gayet parlak bir lider. Öte yandan Şi’nin liderliği ülkede ciddi bir yön değişikliğinin göstergesi olarak görülüyor. Şi, devlete bağlı büyük ölçekli şirket modeliyle pek de barışık bir isim değil. ABD ’yle ilişkileri geliştirmeyi amaçladığını sık sık söyleyen Şi’nin yükselişi Washington’da da heyecan yaratmış durumda. ABD’nin 2009-2011 yılları arasındaki Pekin Büyükelçisi Jon Huntsman, onun için “Bence reform duygusu genlerinde var. Piyasanın öneminin farkında ve bu yönde ilerleyecek” diyor. 

Zenginler Komünist Parti’ye 

Çin Devrimi’yle başlayan süreçte ÇKP içinde kapitalizm yanlıları ve sosyalistler arasındaki mücadele zaten hiç bitmedi. Sovyetler Birliği’nin çözülmesiyle kapitalizmin üstünlüğüne inanmış ÇKP’lilerin ağırlığı arttı. Yine de ülke Batı tarzı bir kapitalizm yerine kendine özgü bir sosyalizmi tercih etti, sermaye üzerindeki devlet egemenliğinden fazla ödün vermedi. Çin’den daha fazla kapitalizm isteyenler yeni dönemden umutlu. 18. Kongre’de de değişim fazlasıyla hissedildi. 2 bini aşkın delege arasında 30’a yakın büyük iş- adamı da var. 

‘Kızıllara’ darbe 

Şirketleri memnun eden bu gidişat, artan yoksulluktan bunalan halk arasında tepki yaratıyor. ÇKP içinde de değişimden rahatsız bir ‘sosyalist kanat’ var. Ancak son dönemde partideki bu iki kampın mücadelesi açısından ilginç gelişmeler yaşandı. ÇKP’nin parlak isimlerinden Bo Şilai’nin tasfiyesi ve eşinin İngiliz işadamı Neil Heywood’u öldürmekten müebbet hapse mahkûm edilmesi çok ses getirdi. Bo’nun siyasi kariyerinin sona ermesinde ÇKP’deki kamplaşmanın rolü olduğu söyleniyor. ÇKP yöneticilerinin partideki kızıl kanadın öncülerinden biri olarak tanınan Bo’nun yükselişinden rahatsız olduğu belirtiliyor.
IMF’ye göre Çin 2017’de dünyanın en büyük ekonomisi haline gelecek. ÇKP’deki rakiplerini şimdilik yenilgiye uğratmış görünen Şi’nin ülkeyi nasıl bir değişime götüreceği merakla bekleniyor.