Cumhuriyetçiler dış politikaya 'dışarıdan bakıyor'

Cumhuriyetçiler dış politikaya 'dışarıdan bakıyor'
Cumhuriyetçiler dış politikaya 'dışarıdan bakıyor'
Haber: ÇAĞIL M. KASAPOĞLU / Arşivi

ABD, 6 Kasım’daki başkanlık seçimleri için geri sayarken, Cumhuriyetçi Parti aday adayları ‘dış politika salvolarıyla’ oy avlama telaşına düştü. Teksas Valisi Rick Perry, Minnesota Temsilciler Meclisi üyesi Michele Bachmann ve eski Utah Valisi Jon Huntsman’ın havlu atmasıyla adayların sayısı dörde indi. Yarışa, favori gösterilen eski Massachusetts Valisi Mitt Romney’nin yanı sıra, Teksas Temsilciler Meclisi üyesi Ron Paul, eski Pennsylvania Senatörü Rick Santorum ve eski Temsilciler Meclisi sözcüsü Newt Gingrich devam ediyor. Cumhuriyetçilerin dış politika açılımları çoğu zaman ‘zihinleri zorlayacak’ yaratıcılıkta oldu. Bunun en renkli örneklerini ise gaflarıyla meşhur, eski Alaska Valisi Sarah Palin sergiledi. 

Trend, Palin’le başladı
2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti başkan adaylığına soyunan Palin’in dış politika vizyonu ‘öylesine geniş ti ki’, ‘Alaska’dan Rusya’yı görebildiğini’ ifade edip bunun dış politika değerlendirmesini güçlendirdiğini söylemişti. Palin, Kuzey Kore’yi de ‘ABD’nin müttefiki’ olarak nitelendirmişti. Cumhuriyetçilerin dış politika açılımları ‘ Ortadoğu ’ya barış getirme niyeti’ ile Nobel ödülü sahibi olan ABD Başkanı Barack Obama’yı eleştirmeye odaklı. Cumhuriyetçilerin çıkışları belki Oslo’da değer bulmaz ama 200’den fazla televizyon kanalını ‘zaplayıp’ gözleri adayların parlak dişlerine, jöleli saçlarına ve arkalarında patlatılan konfetilere takılan Amerikalıların dikkatini çektiği kesin.
Hedef El Kaide’ydi İran oldu
Cumhuriyetçilerin sağlam bir dış politika gündemleri olduğunu söylemek zor. ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi, El Kaide lideri Usame bin Ladin’in öldürülmesi, dış politika gündeminde yeni hedef arayışının önünü açtı. 2008 seçimlerinde Afganistan, Irak ve El Kaide hedef gösterilirken Cumhuriyetçilerin yeni hedefi ‘şeytanlaştırılan’ İran.

RICK PERRY

Türkiye ’yi eleştirdi, yarıştan çekildi

Haziran sonuna kadar devam edecek Cumhuriyetçi aday seçim sürecinde, dış politika açılımıyla oy toplamayı hedefleyip çuvallayan ilk isim Teksas Valisi Rick Perry oldu. Fox News’ta Bret Baier’in provokatif bir sorusuna ‘Türkiye’nin terörist İslamcılar tarafından yönetildiği ve NATO’dan çıkarılması gerektiği’ cevabını veren Perry, geri adım atmak bir yana ‘sözlerinin yanlış anlaşılmadığını’ savunup üstüne ‘Türk liderlerin töre cinayetlerine göz yumduğunu’ söyledi. Perry, ABD askerlerinin tamamının 2014’e kadar Afganistan’dan çekilmesi kararına da karşı çıkıyordu.

RICK SANTORUM

‘Terörle değil İslamla savaşıyoruz’

Eski Pennsylvania Senatörü Rick Santorum dış politika vizyonunu Obama’yı eleştirmek üzerine kurmuş gibi. Eski Devlet Başkanı George W. Bush dönemindeki dış politikadan dolayı Obama’nın özür dilemesini ‘ülkenin itibarını zayıflatan’ bir hareket olarak değerlendiren Santorum, ABD’nin İran, Mısır ve Libya’ya yönelik ‘farklı’ dış politika izlemesini de eleştiriyor. Santorum, Orta Amerika’daki sosyalistler ve radikal İslamcıların birlik olup ABD karşıtı eylem yapabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyor. Santorum, İran’ı kastederek söylediği “Biz terörizmle savaşmıyoruz. Radikal İslamcılara karşı mücadele ediyoruz” ve “Filistinliler yok. Batı Şeria’da yaşayan herkes İsraillidir” ifadeleriyle gözünü Yahudilerin oylarına dikti.

NEWT GINGRICH

‘İranlı bilim adamlarını öldürelim

Eski Temsilciler Meclisi sözcüsü Newt Gingrich, ‘devletçi’ bir dış siyasetten yana olduğunu ve sorunların siyasi müzakerelerle çözülmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Geçen yıl aralıkta “Gerçeği söyleyin: Filistinliler yaratılmış bir halktır” çıkışıyla dikkat çeken Gingrich, ‘ABD’nin uzun yıllar Kuzey Kore ve İran’la anlaşmaya varamamasını da bir başarısızlık’ olarak görüyor. Devletçiliği öne sürse de Gingrich’in ‘kanlı kelimelerle’ ABD oylarını toplamak istediği aşikâr. Geçen yıl kasım ayında, CBS televizyonuna konuşan Gingrich, İran’ın nükleer programını durdurmanın bir yolunun ‘İranlı bilim adamlarına yönelik suikastlar düzenlemek olduğunu’ ifade edip, bu fikri ortaya atan ilk Cumhuriyetçi aday olmuştu.

RON PAUL

‘İran’la Soğuk Savaş’a girelim’

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun Teksas’tan üyesi Ron Paul, en deneyimli isim olarak öne çıkıyor. Paul, ABD’nin İsrail’i yalnızlaştırdığını savunup ‘İran’ın bölgesel tehdidinden’ duyduğu endişeyi her fırsatta dile getiriyor. “İran tabii ki nükleer program istiyor, onlarla Sovyetler Birliği ile konuştuğumuz gibi konuşmalıyız”
sözüyle Soğuk Savaş dönemini hatırlatan Paul, ‘propagandaların ABD’yi İran’la çatışmaya sürükleyebileceğini’ savunuyor.

MITT ROMNEY

‘Patria O Muerte Venceremos’

Cumhuriyetçilerin favori ismi Mitt Romney’nin ‘ABD’yi ekonomik ve askeri bir süper güç’ olarak ön plana çıkarmayı hedefleyen dış politika çizgisi iki hatta özetleniyor. Birincisi, Amerikan halkının ‘algıda seçiciliğinden’ istifade edercesine “Cihat yanlılarını yenmek”, ikincisi ise büyüyen ekonomisi ile Romney’yi korkutan “Asya’ya rakip olmak”. Romney, ‘Çin’e ekonomik savaş’ ilane derken İran’a yönelik askeri bir operasyon seçeneğinin de masada olabileceği işaretini veriyor. Romney, Obama’nın İran politikasının da ABD’yi daha güvensiz hale getirdiğini savunuyor. Romney’in dış politika gafları da az değil. 2007’de Miami’de Küba kökenli ABD vatandaşı aktivistlere İspanyolca seslenip “Patria O Muerte, Venceremos” çağrısı yaptı. Ancak bu sloganın Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro’nun meşhur “Anavatan ya da ölüm, üstesinden gelmeliyiz” anlamına geldiğini tamamen unutmuştu. Romney, Obama döneminde yasaklanan ve El Kaide tutuklularının bulunduğu Guantanamo Cezaevi’nde sıkça uygulanan işkence yöntemi ‘waterboarding’in de tekrar uygulamaya konmasından yana.