Cunta cehennemi

Cunta cehennemi
Cunta cehennemi
Mısır'da cunta, Müslüman Kardeşler'in oturma eylemlerine kanlı bir müdahale gerçekleştirdi. Çok sayıda can alan müdahaleyle tüm ülke karıştı. 12 kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Mısır’da cuntanın Müslüman Kardeşler’in başkent Kahire’deki darbe karşıtı eylemlerini bitirmek için Ramazan Bayramı sonrasına bıraktığı müdahale çok kanlı bir şekilde geldi. Dün sabah Rabia el Adeviyye ve Nahda meydanlarına yapılan müdahale dehşet saçan görüntülere sahne oldu. Çadırlar yakılırken üç kişi yanarak can verdi. Yetkililere göre ülke genelinde 149 kişi öldü, 1403 kişi yaralandı. Müslüman Kardeşler ise ölü sayısını 300 ile 2200, yaralı sayısını da 5 bin ile 10 bin arasında verdi.
Çatışmalar ülke geneline yayılınca bir ay süreyle olağanüstü hal ilan edildi. Mısır devlet televizyonu, İhvan liderlerinin de aralarında olduğu 200 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Kahire’nin doğusundaki Adeviyye ve kentin merkezindeki Nahda meydanlarını kuşatan güvenlik güçleri operasyona şafak vakti çadırlar üzerine gaz bombaları atarak başladı. Büyük bir panik yaşanırken buldozerler ve zırhlı araçlar meydana çıkan yollara kurulmuş bariyerleri yıkmaya başladı. Göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar olurken otomatik silah sesleri duyuldu. 



Sahra hastanesi yakıldı

Kısa süre sonra İçişleri Bakanlığı Nahda’nın temizlendiğini belirtip çadırlarda silah ve patlayıcılar bulunduğunu öne sürerken Adeviyye’de direniş devam etti. Rabiatul Adeviyye’deki sahra hastanesi koordinatörü Dr. Ömer el-Faruk, emniyet güçlerinin, hastaneyi içindeki cesetlerle birlikte yaktıklarını öne sürdü
Göstericilerden Halid Ahmed baskın anını, “Gökten yağmur gibi gaz bombası yağdı. İnsanlar nefes alamayacak haldeydi. Kadınlar ve çocuklar vardı. İçeride ambulans yoktu. Bütün girişleri kapattılar” diye anlattı. Adeviyye’de müdahale sırasında Darbeyi Red ve Meşruiyete Destek Hareketi liderlerinden Salah Sultan, “Allahım yağmurlarını indir. Allahım rüzgârlarını gönder. Senden başka kimsemiz yok” diye dua ederken kalabalık “Allah bize yeter” sloganını attı. Reuters muhabiri yerde kurşun yarası almış onlarca insan gördüğünü aktardı. Çatışmalar Kahire Üniversitesi’nin bazı bölümlerine sıçrarken kent merkezindeki Mustafa Mahmud Meydanı’nda Mursi yanlıları ve karşıtları çatıştı. Ölenler ve yaralananlarla ilgili ise çelişkili rakamlar geldi. Sağlık Bakanlığı çatışmalarda 149 kişinin öldüğünü, 1403 kişinin yaralandığını açıkladı. Müslüman Kardeşler’den yetkililer ise kurban sayısı ile ilgili 300, 500, 800 ve 2200 şeklinde farklı rakamlar verdi.
Reuters muhabiri yakında bir hastanenin morgunda biri 12 yaşında bir çocuğa ait 29 ceset saydığını ve çoğunun başından vurulduğunu aktardı. Aynı hastanede bir hemşire ise 60 ceset saydığını söyledi. 

Ankara'dan katliama sert tepki


İhvan liderinin kızı katledildi

Başkent Kahire’de ölenler arasında Müslüman Kardeşler’in liderlerinden Muhammed Baltacı’nın 16 yaşındaki kızı Ayşe’nin de olduğu belirtildi. Annesi Ayşe’nin sırtından ve göğsünden vurulduğunu anlattı. Müslüman Kardeşler’in bazı liderlerinin tutuklandığı belirtildi ama isimler hakkında bilgi verilmedi. 

İçişleri: 43 polis öldürüldü

İçişleri Bakanlığı operasyonlar sırasında polisin göz yaşartıcı gaz dışında bir şey kullanmadığını iddia edip, göstericilerin saldırısı sonucu 43 polisin öldüğünü ve 210 polisin de yaralandığını açıkladı. İçişleri Bakan Yardımcısı Tümgeneral Abdulfettah Osman ise göstericileri dağıtan güvenlik birliklerinin ‘Çevik Kuvvet ile Özel Harekât’ olduğunu ve bunların ateşli silah taşımadığını savundu. Ancak bazı binaların çatılarından göstericilere ateş açan güvenlik görevlilerinin görüntüleri kameralara yansıdı. Geçen ay ki müdahalede de 121 kişi ölmüştü.

Çatışmalar yayıldı Baradey istifa etti


Müslüman Kardeşler, Kahire’deki kanlı müdahaleler üzerine ‘Adeviyye ve Nahda’da şehit, yaralı, çocuk ve kadınlara destek için Mısırlıların sokaklara dökülmesi’ çağrısı yaparken çok sayıda kentte gösteriler başladı. 21 polis merkezi basılırken, 7 kilise de yakıldı. Feyyum’da bir polis aracını yakıp iki karakola saldıran göstericilere yönelik müdahalede 37 kişi öldü. Beni Suveyf’te üç polis aracı ateşe verildi. Sevhac’ta bir, Minye’de iki kilise, Süveyş’te dini okul kundaklandı. Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz limanları 4 günlüğüne kapatıldı. Ülkede olayların kontrolden çıkması üzerine geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, ‘rejim ve emniyetin tehlikeye girmesi, kamu ve özel mülke zarar verilmesi, radikal gruplar ve cemaatler tarafından vatandaşlarının kanının akıtılması sebebiyle cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunun onayıyla dün saat 16.00’dan itibaren 1 ay süreyle olağanüstü hal ilan edildiğini’ açıkladı. Ayrıca Kahire, Giza, İskenderiye, İsmailiye, Beni Suveyf, Minye, Asyut, Sevhac, Buheyre, Süveyş, Kuzey Sina ve Güney Sina’da 19.00-06.00 arası sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ancak, birçok kentte yasağa uyulmadı. Gelişmeler üzerine geçici Cumhurbaşkan Yardımcısı Muhammed el Baradey istifa etti.

Gazeteciler hedefte


Mısır’daki çatışmalarda basın dünyası da 3 kurban verdi. Sky News’in deneyimli kameramanı 61 yaşındaki Mick Deane, Dubai merkezli Gulf News’in 26 yaşındaki muhabiri Habibe Ahmed Budülaziz ve Reuters’ın fotomuhabiri Esma Vaguih Adeviyye’de vurularak öldürüldü. Üç gazeteci de yaralandıktan sonra kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitiridi. AP’nin fotomuhabiri Halil Hamra ise biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu yaralandı. ABD’li gazeteci Mike Giglio gözaltında dayak yerken bazı gazeteciler bir süreliğine gözaltına alındı ya da kameralarına el konuldu.

‘Mısır, Suriye gibi olacak’


Müslüman Kardeşler liderlerinden Muhammed Baltacı: Bütün meydanlar devrim meydanlarına dönüşecek. Askeri darbeyi birkaç gün içinde sona erdireceğiz. General Abdulfettah Sisi polis ve askerin ellerini kana bulayarak suçuna ortak etmek istiyor. Emirlere itaat etmesinler çünkü bu ordu şerefini kaybetmiştir. Sisi kendisini darağacından kurtarmak için ülkeyi iç savaşa sürüklüyor. Böyle devam ederse Mısır da Suriye gibi olacak.
Ezher Şeyhi Ahmet el Tayyib: Adeviyye ve Nahda’da hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Gerçekleri açıklamak ve töhmet altında kalmamak için söylemek isterim ki, göstericilerin tahliye edilmesine yönelik yürütülen çalışmaları bu sabah basından öğrendik. Tüm tarafları itidalli olmaya, vatanın çıkarlarını korumaya davet ediyorum.
Selefi Nur Partisi: Şiddeti kınıyor, hükümetin bunu durdurmasını istiyoruz. Göstericilere de kilise ve devlet kurumlarına saldırıların durdurulması çağrısı yapıyoruz.
Temerrüd Hareketi: İhvan gençlerin kanını pazarlıyor. Darbe karşıtlarının düzenleyeceği yeni gösterilere engel olunması için halk komiteleri oluşturmalı. İhvan’ın muhtemel şiddet eylemlerine karşı alınacak önlemler çerçevesinde evlerinizi koruyun.
Ulusal Kurtuluş Cephesi liderlerinden George İshak: Mısırlıların kanının akıtılmasını kınıyoruz. Kan akıtılmasından yana değiliz ancak Mısır televizyonlarında gösterilen silah ve mermi sandıklarının ardından bu gösteriler barışçıl mı değil mi diye sormalıyız.
Güçlü Mısır Partisi: Şiddet daha fazla şiddeti doğurmaktan, daha fazla kanın akıtılmasından başka bir işe yaramaz. İnsanların ölmesi mevcut yönetimin sorumluluğundadır.
Eski Adalet Bakanı Ahmed Mekki: Mısır, Cezayir’in 1990’larda geçtiği süreçten geçme yolunda. Ancak meşruiyete yönelerek bundan kurtulabilir. Sandık tek başına yeterli değil. Meşruiyet ancak halk tarafından verilir.