Davutoğlu isyan etti

Davutoğlu isyan etti
Davutoğlu isyan etti
Haber: YAVUZ OĞHAN / Arşivi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “Amerika seyahatinden sonra Türkiye Suriye politikasında makas değiştirdi” eleştirilerini yanıtladı. Bakan Davutoğlu başından bu yana Türkiye’nin krizin diplomasi ve müzakere ile çözümüne katkı vermeye çalıştığını anlattı, son durumu ise şöyle özetledi: “Washington ziyareti ile Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye arasında Suriye politikasında senkronizasyon sağlanmıştır.”
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu İstanbul ’da bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Suriye krizinin başlamasından bu yana ülkelerin bu kriz karşısında aldıkları pozisyonu üç gruba ayırdı.
1. Dalgalı politika izleyenler
2. Esad’a destek verenler
3. İnsani, ahlaki ve vicdani değerlere bağlı politika üreterek krizi sonlandırmaya çalışanlar.
Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin başından beri “ahlaki ve vicdani değerlere bağlı” bir politika belirlediğini ve bunun dozunun inişli çıkışlı olması dışında ekseninin hiç değişmediğini söyledi. Bu eksende aktif bir politika izlediklerini anlatan Davutoğlu, “Önce Beşşar Esad’ı demokratik açılımlara ikna etmeye çalıştık, sonra uluslararası kamuoyunu harekete geçirip Esad’ı muhaliflerle masaya oturtmaya çalıştık, ardından rejimde eli kana bulaşmamış isimlerle geçiş hükümeti oluşturmayı denedik ve başından beri askeri çözüme karşı çıktık” dedi. Davutoğlu, İran ve Mısır ile başlattıkları girişimi, Putin’in Türkiye ziyaretinde gündeme getirdikleri çözümü de bu duruma örnek gösterdi.
Washington ziyaretinin ardından gündeme gelen ve Cenevre’de Suriyeli muhaliflerle Esad rejimini aynı masada buluşturmayı hedefleyen girişimi desteklediklerini de anlatan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Esad karşısındaki blog artık tavrını belirledi. 22 Mayıs’ta Amman’daki toplantıda Amerika, Mısır, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın da içinde bulunduğu 11 ülke Esad’sız bir geçiş hükümeti konusunda anlaştı. Bu anlaşma ile Cenevre’ye gidilecek. Detaylar konuşulacak ancak yine anlaşma olmazsa bu ülkeler Suriyeli muhaliflere desteklerini arttıracak” dedi.
Batı’nın muhaliflere yaklaşımında bugüne kadar El Nusra gibi El Kaide’ye yakın ve aşırı dinci gruplara karşı duyduğu güvensizlik vardı. Ahmet Davutoğlu “El Nusra’ya biz de karşıyız ama onu üreten bataklığı kurutmadan çözüme ulaşılamaz” dedi ve El Nusra gibi grupları büyüten bataklığı Esad’ın bilinçli olarak oluşturduğunu iddia etti. Davutoğlu Türkiye’nin bu görüşünün artık Batılı ülkelerce de paylaşıldığını vurguladı, Esad’ın masaya oturturulabilmesi için muhalif Suriyelilerle daha sıkı işbirliği oluşturulacağının yapılan son Amman toplantısında karar altına alındığını hatırlattı.
Peki Cenevre’den nasıl bir sonuç çıkarsa kriz biter? Dışişleri Bakanı Davutoğlu Türkiye’de ve çevre ülkelerde yüz binlerce Suriyeli mültecinin savaştan kaçtığını hatırlattı ve Cenevre müzakerelerinin başarılı sonucunun bu mültecilerin hareketleriyle birebir ilgili olduğunu söyledi. Davutoğlu “Mülteciler kendilerini güvende hissedip evlerine dönerse alınan sonuç başarılı olmuştur” ifadesini kullandı.
Cenevre’deki toplantının haziran ayında yapılması ve Suriyeli muhaliflerle Esad’ın belirlediği isimlerin Suriye’de bir geçiş hükümeti için müzakere etmeleri hedefleniyor. Bakan Davutoğlu bu toplantı öncesi bazı ülkelerin Suriye’de alana inerek Esad’a yardım ettiklerini ve Esad’ın elini güçlendirmeye çalıştıklarını da söyledi.
Amman’da yapılan toplantıdan çıkan bildiride İran’ın Esad’a destek vermesi, Hizbullah’ın rejime bağlı askerlerle savaşması eleştirilmiş bu duruma son verilmesi istenmişti.
Dışişleri Bakanı süreç içindeki en büyük yanılgılarınınsa “Esad ile ilgili olduğunu söyledi. Davutoğlu Esad’ın bu kadar gaddarlaşacağını hesaplayamadık” dedi.