Devrimcilikten savaş ağalığına

Devrimcilikten  savaş ağalığına
Devrimcilikten  savaş ağalığına
Telegraph ÖSO komutanlarının savaş ağasına dönüştüğünü yazdı. Gazeteye göre birliklerin yüzde 85'i rüşvet, haraç ve kaçakçılıkla para kırıyor.

Muhalif gruplar arasında derebeyliklere ayrılan Suriye ’nin kuzeyindeki ‘kurtarılmış’ bölgede Batılı ve Körfez ülkelerinin desteklediği Özgür Suriye Ordusu’na bağlı komutanların birer savaş ağasına dönüştüğü belirtildi. Muhalif komutanlarla konuşan Telegraph muhabiri Ruth Sherlock, ÖSO’nun giderek suç örgütüne dönüştüğünü not etti. Habere göre ÖSO’ya bağlı birliklerin yüzde 85’i rüşvet, haraç ve Türkiye sınırında petrol kaçakçılığı sayesinde milyonlarca doları cebe indiriyor. Haberde “Bir ÖSO komutanı son model arabasına yaslanmış, adamlarının kaçak petrol varillerini sınırdan içeri taşımasını izliyor. 3 yılda çiftçilikten komutanlığa yükseldi. Eskiden köyde sigara satardı, şimdi ise kaçakçılık rotasını denetim altında tutuyor” denildi. İdlib’e bağlı Cebel el Zaviye’de Ömer Muhtar Tugayı Komutanı Ahmet el Kuneytre “Rejimin düşmesini istemeyen bir sürü devrim lideri var çünkü ülkede karışıklık olması hoşlarına gidiyor. Savaşın prensleri haline geldiler. Kale gibi yerlerde yaşayıp lüks arabalar kullanıyorlar” dedi. Türkiye sınırından Halep’e kadar 34 kontrol noktasının bulunduğu, her kasaba ve köyün farklı bir komutanın elinde olduğu bölgede yaşanan kontrol kavgasının temelinde kaçakçılık yollarını elde tutma amacı yatıyor. Nitekim Rakka’da muhalif bir aktivist “3 yıl önce muhalifler rejime karşı savaşmak istiyordu. Ancak sonra ÖSO, sınırları ve petrolü kontrol altına almaya başladı. Halep, Deyr el Zor ve Humus’tan buraya sırf ‘ganimetleri’ paylaşmak için gelen muhalifler var” diye konuştu. Cisr el Şuğur’dan Mahmut ise değişimi şöyle anlattı: “Halkımıza özgürlük getiriyorduk. Ama nisanda iş değişti. Devrimle alakası olmayanlar silah satmak için geldi. Kendilerine ÖSO diyorlardı ama Esad’a karşı savaşla ilgilenmiyorlardı. Kontrol noktaları kurup para istemeye başladılar. Bizden de onlara katılanlar oldu.” Cisr el Şuğur’un Askeri Konsey’deki temsilcisi Ahmed Hamis’in yabancı bir sponsordan para ve silah yardımı aldıktan sonra çete kurduğunu söyleyen Mahmut “Adam da kaçırıyor. Esir aldıkları askerleri ailelerine satıyor” dedi. İki savaşçı Vadi Deyf’teki üste altı ay süren kuşatma sayesinde çok para kazandıklarını ve bu yüzden komutanların kuşatmanın bitmesini istemediğini aktardı. Kuşatma sırasında hem Körfez’den yardım aktı hem de üsteki askerlere yiyecek sevk etmeye çalışan rejimden rüşvet alınıyordu. Bir savaşçı ‘Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez’ sözünü hatırlatıp Şüheda Tugayı Komutanı Cemal Maruf dahil pek çok savaşçının bu sayede zenginleştiğini kaydetti.

Şam’a tam destek

Tahran’da Suriye Başbakanı Vail el Halki’yi ağırlayan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Şam’a desteği teyit etti. Ruhani ‘iç ve dış baskılar karşısında gösterdikleri direnişten dolayı’ Suriye’yi kutladı. Suriye lideri Beşşar Esad’ın selamını ileten Halki de Tahran’ı 5+1 ülkeleriyle vardığı tarihi anlaşmadan dolayı tebrik etti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de nükleer anlaşmadan rahatsız olan Körfez ülkeleriyle ilişkileri normalleştirmek için bölge turuna çıktı. Zarif, Kuveyt’in ardından Umman’a gidecek.