Diasporayı şoke eden karar

Diasporayı şoke eden karar
Diasporayı şoke eden karar

Laurent Leylekyan

Fransız mahkemesi Oran-Martz'a 'Soykırımı inkâr eden insanlık dışı figür' diyen Leylekyan'ı tazminata mahkûm etti.

Ermeni diasporası ve Türkiye ’nin dikkatle izlediği Fransa’daki Sırma Oran-Martz davası önceki gün sonuçlandı. Oran-Martz, diasporanın önde gelen ismi Laurent Leylekyan’a açtığı hakaret ve iftira davasını kazandı. Paris Asliye Hukuk Mahkemesi, Leylekyan’ı 2010’da France-Armenie dergisindeki makalesinde Oran-Martz’a hakaret ettiği gerekçesiyle 4 bin euro tazminat ve mahkeme masraflar için 4500 euro ödemeye mahkûm etti. Leylekyan suçu tekrarlarsa mahkemeye 2500 euro ceza ödeyecek.
2008’de Lyon-Villeurbane Belediye Meclisi için aday olan Oran-Martz, Belediye Başkanı Jean Paul Bret’in, kendisini seçim listesine almak için ‘Ermeni soykırımını tanımayı’ şart koşması üzerine ayrımcılık davası açmıştı. Leylekyan da bu dava yüzünden Oran-Martz’ı hedef alan bir yazı yazmıştı. Bilimkurgu filmine atfen ‘Martz Attaque’ (Çılgın Marslılar) başlığını atan Leylekyan, ‘soykırımı kabul etmeyen tüm Türklerin insanlığın utancı olduğunu ve toplumdan ayıklanmaları gerektiğini’ savunmuştu. Ayrıca Oran-Martz için ‘ Ankara ajanı, inkâr politikası sözcüsü ve insanlık dışı bir figür’ ifadelerini kullanmıştı. 24 Ocak’ta 6 saat süren ilk duruşmada hararetli tartışmalar yaşanmıştı. Leylekyan’ın tanıkları arasında 2001’deki ‘Ermeni soykırımını tanıma yasası’ raportörü François Rochebloine, “Osmanlı tarihçisiyim” dediği halde Türkçe, Osmanlıca ve Ermenice bilmeyen ‘eski doktor’ Yves Thernon ve Ermeni Kültür Derneği’nden Hilda Çoboyan vardı.

‘Babamı da hedef almıştı’

Yargıcın “Neye dayanarak ağır cümleler kurdunuz? Türk devletinin inkârı Oran-Martz’ı suçlama hakkını size verir mi?” sorusuna Leylekyan, “Oran’ın inkârcı olduğuna inanıyorum. 2006’da Lyon’daki Ermeni anıtına karşı mitinge katılması bunun kanıtı” demişti. Başkan ise “Oran-Martz 2 taraftan aşırılık yanlılarının gösteriyi manipüle etmesini onaylamadığı eylemden erken ayrıldığını söylüyor. Niye kendisinin yer almadığı fotoğrafları sunuyorsunuz?” demişti. Leylekyan ise makalesinin ‘ironik olduğunu ve fikir mücadelesi verdiğini’ savunmuştu. Oran-Martz ise ‘diyasporanın sırf Türk kökenli oldukları için kendilerini ilelebet, çocuklarını ise müstakbel suçlu’ olarak gördüğünü vurgulamıştı. Babası Baskın Oran’a atıf yapan Oran-Martz “Türkse inkârcı, inkârcıysa insan değildir mantığı ile hepimize saldırıyorlar. Buna tahammül edilemez. Leylekyan babamı da hedef almıştı” demişti. Oran-Martz’ın tanığı olarak ifade veren tarihçi Maxime Gauin ise ‘soykırım suçunun meclisler tarafından belirlenemeyeceğini’ vurgulamıştı.

‘Diasporayı şoke etti’

Nouvelles d’Armenie dergisi “Karar, Ermeni toplumunda şok etkisi yarattı. Oran muğlak, baştan savma ve çoğunlukla da konu dışı savlar ileri sürerken, Leylekyan sağlam ve inandırıcı tezler savundu. Oran, dava boyunca Ermeni soykırımını inkâr ettiğini gösteren kanıtları kendisi mahkemeye taşıdı” yorumunu yaptı.
Oran-Martz 2008’de ‘ siyasi ayrımcılık’ davasını kaybetmişti.

İki farklı tutum

Villeurbanne Belediye Meclisi seçiminde Sosyalist-Yeşiller’in listesinden aday olan Oran-Martz, liste başı aday Bret’le davalık olmuştu. Bret’in, ‘soykırımı tanıdığını’ alenen açıklamasını istemesi üzerine adaylıktan çekilen Oran-Martz, hiçbir adaya sorulmayan ‘soykırımı tanıyıp tanımadığı’ sorusunun kendisine sadece ‘Türk kökenli’ olduğu sorulmasının ‘politik ayrımcılık’ olduğu için gerekçesiyle dava açmıştı. Ancak mahkeme ‘2006 Lyon mitingine katılmasını ve Fransa’nın 2001’de soykırımı yasa ile resmen tanımasını’ gerekçe göstererek Bret’in ayrımcılık yapmadığı sonucuna varmıştı. Mahkeme ‘Bret’i yıprattığı ve dava açma hakkını usulsüz kullandığı’ gerekçesiyle Oran’ı 1500 euro para cezasına çarptırmıştı. Fransa’da Ermeni iddialarını kabul etmediği gerekçesiyle mahkûm olan ilk Türk olan Oran-Martz, hakkını AİHM’de arıyor.

İlk olarak tarihçi Gauin kazanmıştı

Sırma Oran-Martz’tan önce de Fransız tarihçi Maxime Gauin 2010’da kendisine hakaret eden Fransa’daki Devrimci Ermeni Federasyonu (Taşnak Sütyun) üyesi Movses Nişanyan’a karşı açtığı davayı kazanmıştı. Kendi sitesinde yayımladığı iki ayrı makaleyle, Oran-Martz’a ‘soykırımı tanıma’ baskısı yapan Bret’i sert dille eleştirmişti. Bunun üzerine Nişanyan, Gauin’i ‘Nazi, soykırım ortakçısı ve inkârcı’ olmakla suçlarken, katıldığı bir toplantıda Fransız tarihçi için “Tıpkı Yahudileri Auschwitz’e gönderenler gibi” ifadesini kullanmıştı. Gauin, Ermenilere ait sitelerde hakaretlere maruz kalırken, ölüm tehditleri de almıştı.
Lyon mahkemesi ise Gauin’i haklı bularak Nişanyan’ı 500 euro ödemeye mahkûm etmişti. Bu dava, Fransa’daki Türk derneklerinin, ‘soykırımı inkar ettikleri’ gerekçesiyle Ermeni diyaspora örgütlerinin hakaretlerine maruz kalmaları durumunda yargıya başvurmalarının yolunu açmıştı.
Gauin de ‘soykırımı kabul ya da inkâr bağlamında ifade özgürlüğü açısından 1930’dan bu yana ilk kez böyle bir karar alındığına’ vurgu yapmıştı: “İlk kez bir Daşnak üyesi Fransa’da yargılanıp ceza alıyor. En son 1930’larda Bağdat’ın Ermeni papazı, kendisini Sovyet ajanı olmakla suçlayan Ermeni Devrimci Federasyonu’na karşı açtığı davayı kazanmış. Bu kararla mahkeme bir şeyi reddetti. O da tarihin mahkemeler tarafından yapılması girişimini. Yani iki farklı tez arasında pozisyon almayı reddetti.”

Sırma Oran-Martz, hukuki zaferden memnun olduğunu söyledi: “İnsanlara doğuşları itibariyle ile hakaret eden Leylekyan’ın aldığı ceza umarım diğerlerine de örnek olur ve başkalarına hakaret etmeden önce düşünürler.” Oran-Martz’ın avukatı Charles Morel de “Artık kimse bu kadar rahat hakaret edemeyecek. Karar, Türk kökenli vatandaşların 2. sınıf olmadığını göstermesi açısından önemli” dedi.

 

 

Artık iki kere düşünsünler