Dışişleri Bakanlığı 'yeni jenerasyon' diplomatlar yetiştirecek

Dışişleri Bakanlığı 'yeni jenerasyon' diplomatlar yetiştirecek
Dışişleri Bakanlığı 'yeni jenerasyon' diplomatlar yetiştirecek
Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Naci Koru, Türkiye'nin yeni diplomasi anlayışını Hürriyet Daily News'tan Barçın Yinanç'a anlattı.
Haber: BARÇIN YİNANÇ / Arşivi

Geleceğin diplomatları nasıl olacak? Bölge dillerine çok büyük önem veriyoruz. İstiyoruz ki bölgeye gönderdiğimiz, Asya’ya, Afrika’ya gönderdiğimiz, Ortadoğu ’ya gönderdiğimiz memurlarımız buralara isteyerek gitsin. Özellikle İngilizce, Fransızca, Almanya dışında dillerin konuşulduğu ülkelere gönderdiğimiz diplomatların o ülkenin dilleri bilmemeleri durumunda orada görevlerini tam olarak yapmaları mümkün değil. Bu oran yükselsin istiyoruz. Orada büyükelçiden en alt memura kadar yerel dili, yerel kültürü bilecekler. Hem daha mutlu olacaklar hem de devletlerine daha iyi hizmet verecekler. Şu andaki büyükelçilerimizin yüzde 69’u görev yaptıkları ülkenin lisanını konuşmuyor. Hayalim bu oranı tersine çevirmek. 

Eskiden diplomat sayısının az tutulmasının sebebi yüksek kriterler miydi? 
Hayır. Zaten geçmişte Dışişleri’ne memur verecek üniversite sayısı da çok azdı. Ben 31 yıl önce girdiğimde 10 kişi girdik, bunun 8’i Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi mezunuydu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla birlikte teşkilat kanununu değiştirmek üzere kolları sıvadık. Dışişleri’nin kariyer memurları diğer bakanlıklarda görevli kariyer memurlarından daha az maaş alıyor, Dışişleri’nin cazibesi azalıyordu. Yeni yapılan değişiklikle, memurlarımız diğer memurlarla aynı maaşı almaya başladı. Savaşın ortasına gönderiyorduk, Batı’da çalışan bir memura verdiğimizden daha az para veriyorduk. Yeni yasa ile Afganistan, Pakistan, Irak gibi mahrumiyet bölgelerini, daha fazla teşvik ödeneği vererek daha cazip hale getirdik. Çocuklarını yabancı okullara göndermek zorunda olanların okul paralarının bir bölümünü biz vermeye başladık. ‘Sıla bileti’ uygulaması başlattık. 

Klasik standartların üstüne ne koyuyorsunuz? 
İş odaklı düşünce yapısı’ olmak zorunda. Biz işadamlarını da temsil ediyoruz. Odaklandığımız konu bazı bölgelerdeki misyonlarımızı oranın şartlarına uygun hale getirmek. Bir Arap ülkesi düşünün, orada görevli büyükelçi Arapça bilmiyor. Avrupa ’dan gelen ve bölgeyi bilmeyen yetkililerin etnik çalışması çok zor. Riyad’da Arapça bilmeyen büyükelçinin etkin olması mümkün değil. Bir prensle konuşamazsınız. Tercüman almak zorundasınız. Afrika’ya, İngilizce bilen ve Afrika’yı sevmeyen birini gönderirseniz işleriniz aksar. Yeni giren çalışanlarımıza, “Dil kursuna gidin, faturayı da bize gönderin” diyoruz.