'Dönerci cinayetleri' davası Türk gazetecilere kapalı

'Dönerci cinayetleri' davası Türk gazetecilere kapalı
'Dönerci cinayetleri' davası Türk gazetecilere kapalı
Almanya'da 8 Türk ve 1 Yunan'ın neo Nazilerce katledildiği seri cinayetlerle ilgili davada duruşma salonuna Türk medyasının alınmayacağı ortaya çıktı.

Radikal.com.tr - Almanya ’da 8 Türk ve 1 Yunan’ın neo Nazilerce katledildiği seri cinayetlerle ilgili davada duruşma salonuna Türk medyasının alınmayacağı ortaya çıktı. Konuyla ilgili olarak Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tarafından yapılan açıklamada 50 kişilik akreditasyon listesinin sırayla dağıtıldığı ve "diğerlerinden birkaç saat, hatta birkaç dakika önce başvuran medya organlarının akredite olduğu ancak hiçbir Türk medyasının duruşmayı salondan izleyemeyeceği belirtilerek, Bu büyük bir skandal" denildi.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Gürsel Köksal imzasıyla yapılan açıklama şöyle:

“Çok sayıda Türk'ün, Türk oldukları için, Yunanistan kökenli bir göçmenin de büyük bir olasılıkla Türk zannedildiği için öldürüldükleri seri cinayetlerle ilgili davanın görüleceği Münih Yüksek Bölge Mahkemesi duruşma salonunda Türk medyasına yer ayrılmadığını öğrendik.

Konuyla ilgili açıklamaya göre salonda medya için öngörülen 50 kişilik yer, davayı izlemek üzere başvuran medya kuruluşları ya da gazetecilere, başvuru sırasına göre dağıtıldı.

Eğer gerçekten söylendiği gibiyse, söz konusu 50 kişilik liste, acele edip, diğerlerinden birkaç gün, birkaç saat ve hatta birkaç dakika önce başvuran medya organı temsilcisi ve gazeteciden oluşuyor.

Ve bu listede tek bir Türk medya organı ya da gazeteci yer almıyor.

Bu büyük bir haksızlık, büyük bir skandal.

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın büyük bir skandal.

Böylece bu alçakça cinayetlerle ilgili bir yılı aşkın bir süredir devam eden soruşturmalar sırasında gün be gün karşılaştığımız skandallara bir yenisi daha eklenmiş oluyor.

Bu durumu protesto ediyoruz.

Başvuran her Türk medya organının ve Türk gazetecinin duruşmaları mahkeme salonunda izleyebilmesi için, gereken önlemlerin en kısa zamanda alınmasını talep ediyoruz. Salonun kapasitesinin sınırlı olması mazeretini kabul etmiyoruz. Bu duruma mutlaka çözüm bulunmalıdır. Bulunabilir de. Örneğin duruşmalar önceki benzer davalarda olduğu gibi daha büyük bir salonda yapılabilir. Süddeutsche Zeitung'dan meslektaşımız Hans Holzhaider'in bugünkü yazısında önerdiği (duruşmanın bir diğer mahkeme salonundan naklen izletilmesi) çözüm de düşünülebilir. Kuşkusuz, istenirse başka çözümler de bulunabilir."



Elbette bu talebimiz, davayı izlemek üzere başvuran ve kendilerine ret yanıtı verilen tüm meslektaşlarımız için de geçerlidir. İlgili herkesi mahkemeyi izlemek üzere tekrar başvuruda bulunmaya, kendilerine verilecek ret yanıtlarına itiraz etmeye davet ediyoruz.

Avrupa'daki Türk gazetecilerin örgütü ATGB üyelerini ve tüm meslektaşlarımızı, seri cinayetlerin sorumlusu ya da destekçisi olarak gösterilen kişilerin yargılanması sürecinde, Türkiye kamuoyunun ve Almanya'daki Türk toplumunun “ haber alma hakkının” gerçekleşmesi için bulunacak çözümün ya da yaşanacak çözümsüzlüğün tanığı olmak üzere, 17 Nisan'da Münih'te, mahkeme önünde buluşmaya çağırıyoruz...”