scorecardresearch.com

Dünyada da resmi dil, anadillere karşı

Dünyada da resmi dil, anadillere karşı

Güney Afrika'da 11 dilde eğitim mümkünken, kıtanın geri kalanında anadilin yerini Fransızca ve İngilizce eğitim alıyor.

Fransa'da anadilde eğitim veren okullar yerel yönetimlerce kuruluyor. İspanya anadilde eğitim hakkını 1978'de tanıdı. Afrika'da artık beyazların şikâyeti, 'Afrikaans' dilinin ihmal edilmesi.
Haber: EMRAH KESKİN / Arşivi

 

Kürt sorununun ‘kilit’lerinden biri olan anadilde eğitim talebi sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışmalara neden olan bir konu. BM Çocuk Fonu UNICEF ve Britanyalı düşünce kuruluşu Uluslararası Azınlık Hakları Grubu’nun 2009 tarihli araştırmasına göre dünya çapında okula gidemeyen 100 milyon çocuğun yüzde 50 ila yüzde 70 kadarı yaşadıkları ülkenin resmi dilinden farklı bir dil konuşuyor. Aynı rapora göre BM’nin 2015’e kadar dünyada her çocuğun temel eğitim alabilmesi hedefi, azınlıkların kendi dillerinde eğitim alma hakları genişletilmeden mümkün görünmüyor. Anadil okuryazarlığı, BM Eğitim ve Kültür Fonu UNESCO’nun deklare ettiği amaçları arasında. İki önemli uluslararası anlaşma; BM Yerel Halkların Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Konseyi Yerel ve Azınlık Dilleri Sözleşmesi taraf devletlere azınlık dillerinde eğitim imkânı sağlamalarını telkin ediyor. Uygulamalar tartışmalı ancak bir konu net: Anadilde eğitim sorununu çözmek bir gün, bir ay veya bir yılda başarılabilecek bir konu değil. En reformist hükümetler bile azınlık dillerindeki okulları organize etmekte, bu okullara kalifiye öğretmen bulmakta ve yetiştirmekte, kendi dillerinde eğitim almış nesillerin iş dünyasına katılımını sağlamakta büyük sorunlar yaşayabiliyor. Bu sorunları aşmak için kimi ülkeler çift dilli eğitime yönelirken, bazıları da ülkedeki yaygın dili azınlık okullarında zorunlu ders yapıyor, kimisi de öğrencilerin belli bir süre anadilde eğitimin ardından örgün eğitim sistemine katılmalarını öngörüyor. Örnek oluşturması açısından, anadilde eğitim konusunda dünyadaki uygulamalar, tartışmalar ve anlaşmazlıklara göz atmakta fayda var. 

İsveç, Norveç, Finlandiya
İskandinav ülkeleri Norveç, İsveç ve Finlandiya uzun yıllar ayrımcılığa uğrayan yerel Sami halkının kültürünü ve anadilde eğitim garantisini 1970’lerin sonunda verdi. 2 bin 500 yıldır İskandinavya topraklarında yaşayan Samiler 19. yüzyılın sonundan itibaren ekonomik olarak gelişen Norveç ve Finlandiya’dan baskı görmüşlerdi. Norveç hükümetinin 1920’de Norveç’te toprak almak isteyen herkese Norveççe bildiğini kanıtlaması zorunluluğu getirmesi, Samilerin ülkenin dört bir yanına dağılarak kültürlerini kaybetmelerine neden olmuştu. Özellikle 20. yüzyılın başından itibaren ‘Norveçleştirme’ Norveç’in resmi politikasıydı ve Samilere dair her iz birer birer siliniyordu. Samilerin kaderi 1979’da bir Sami köyünün yakınına kurulması planlanan hidroelektrik santralına yönelik protestolar sonrası değişti. Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine giden yüzlerce Sami, Norveç halkının ilgisini Sami haklarına çekmeyi başardı. Pasif direnişlerinin oluşturduğu kamuoyu sayesinde, Samiler 1980’lerde sivil haklarını kazanmaya başladı. Bugün Norveçli Samilerin kendi parlamentoları, bayrakları ve eğitim kurumları var. Samiler kendi dillerinde eğitim alabildikleri gibi, Norveç’te Sami dilinde eğitim yapan iki üniversite de var. Samiler Finlandiya ve İsveç’te de kendi dillerinde eğitim hakkına sahipler. 

Güney Afrika’da 11 dil
Apartheid rejiminin yıkılmasının ardından katılımcı bir kimliğe bürünen Güney Afrika Cumhuriyeti’nde de ağırlıklı eğitim dili İngilizce olmasına rağmen ülkede konuşulan 11 dilde de eğitim mümkün. Siyahların ikinci sınıf vatandaş sayıldığı Apartheid döneminde Güney Afrika’da ağırlıklı olarak beyaz nüfus tarafından konuşulan İngilizce ile Hollandacadan evrilen Afrikaans dilleri resmi olarak kabul görüyordu. Apartheid’ın sona ermesiyle 1994’te siyahların da katıldığı ilk seçimde işbaşına gelen Nelson Mandela’nın Afrika Ulusal Kongresi hükümeti, ülkenin en yaygın dili olan Zulu ve Mandela’nın anadili olan Xhosa dahil Afrika kökenli dilleri de resmi dil olarak kabul etti. Yerel dillerde eğitim imkânlarının artmasına rağmen ülkenin iş çevrelerinde ve yükseköğretim kurumlarında İngilizce en yaygın dil. Ancak şimdi de beyaz nüfus Afrikaans dilinin geri plana atılmasından şikâyetçi. Afrikaans dilinin en çok konuşulduğu Cape Town ve çevresinde bu dildeki eğitim yaygın olsa da, devletin ilgisinin yerel dillere yönelmesi nedeniyle ülkenin doğusunda Afrikaans dilinde eğitim yapan kurumlar kaderlerine terk edilmiş durumda. 

Diğer Afrika ülkeleri
Güney Afrika’nın aksine pek çok Afrika ülkesinde yerel dillerde eğitim imkânı yok. 521 yerel dilin konuşulduğu Nijerya’da İngilizce tek eğitim dili. Belli başlı yedi etnik grubun yaşadığı ve 62 dilin konuşulduğu Kenya’da da sadece ülkenin resmi dilleri Svahili ve İngilizcede eğitim veriliyor. 133 dilin konuşulduğu Sudan’da eğitim Arapça ve İngilizce. Ruanda’da da ülkenin yerel dili Kinyarwanda dilinde eğitim yapılmazken, dersler İngilizce ve Fransızca olarak işleniyor. 

İsrail’de Arapça
Nüfusun beşte birini Arapların oluşturduğu İsrail’de Arapça eğitim almak mümkün. Arapça eğitim yapan okullarda İbranice zorunlu ders iken, İbranice eğitim yapan okullarda Arapça seçmeli ders olarak veriliyor. Ülkede sadece beş okulda çift dilli eğitim yapılıyor. Tek Arapça eğitim veren üniversite ise ancak geçen sene kuruldu. Özel Nasıra Akademik Enstitüsü’nün şu an sadece 120 öğrencisi var. Eğitim dilinin İbranice ya da İngilizce olduğu bazı üniversitelerde Arap Dili Edebiyatı bölümleri de mevcut. Arapların yaygın biçimde ayrımcılığa uğradığı İsrail’de aşırı milliyetçiler “Yahudi devlette İbranice konuşulur” savıyla İbranicenin tek dil olması amacıyla Arapça yol tabelalarının kaldırılmasını ve ülkedeki bütün çocukların okulda İbranice öğrenmesini talep ediyorlar. 

ABD’de özel sınıflar var
ABD’nin Kaliforniya, Arizona, Massachusetts, Georgia ve New York eyaletlerinde İngilizce bilgisi yetersiz olan öğrenciler, derslerde geri kalmamaları ve İngilizcelerini geliştirmeleri için bir sene çift dilli eğitim yapan özel sınıflarda eğitim görebiliyor. Her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce insanın göçtüğü ABD’de anadil ve anadilde eğitim konusundaki ayrılıklar liberaller ve muhafazakârlar arasındaki tartışma konularından biri. Muhafazakârlar İngilizcenin resmi dil olarak ilanını talep ederken, liberaller eyalet bazında tanınan anadilde eğitimin federal yasalarla güvence altına alınmasını istiyor. Tartışmanın en yoğun yaşandığı eyaletlerden biri de evlerinde İngilizce konuşulmayan binlerce Latin Amerika kökenli ailenin olduğu Teksas. Çocuklar yeni tanıştıkları İngilizce’yle derslerden geri kalmamak derdinde. 

Çin ve Rusya geçmişin izinde
Mao Zedung döneminde Çin, Sovyetler Birliği’nin yerel diller konusundaki tavrını örnek alarak ülkedeki azınlıkların dillerine bir standart getirdi ve devlet bu dillerde ders kitapları hazırlayarak anadilde eğitimin önünü açtı. Yakın geçmişe kadar orijinal Çince kitapların yerel dillere çevrilmesiyle hazırlanan bu kitaplar 2000’li yıllardan beri azınlıkların gereksinimleri doğrultusunda hazırlanıyor. Rusya da bu konudaki Sovyet politikasını devam ettirerek yönetimi altındaki cumhuriyetlere kendi dillerinde eğitim hakkını tanımaya devam ediyor. 

Almanya ’da Türkçe-Sırpça
Türkiye ve eski Yugoslavya kökenli milyonlarca göçmenin yaşadığı Almanya’da okullarda Türkçe ve Sırpça dersleri yaygın olarak mevcut. Hatta lise çıkış sınavında seçilebilecek konular arasında bu iki dil de yer alıyor. Ancak resmi olarak eğitim verilen tek dil Almanca. 

Hindistan’da öğretmen yok
Hindistan’da öğretmen bulabilen okullar Hintçe, İngilizce ve bölgenin yerel dili olmak üzere üç dilli eğitim yapsa da, ülkenin çoğu bölgesinde İngilizce eğitim dili olarak ağırlığını koyuyor. 

Pakistan Hintçeye önyargılı
Sırasıyla 1957 ve 1972’de Hindistan’dan ayrılan Pakistan ve Bangladeş’te ise Hintçeye önyargı sürüyor. Resmi dilleri Urdu ve İngilizce olan Pakistan’da nüfusun yüzde 45’inin anadili olan Hintçe, eğitim dili olarak kabul edilmiyor. İlköğretim ve lise eğitimi sonrası yapılan çıkış sınavları sadece Urdu ve İngilizce olarak alınabiliyor. 

Bolivya’da 37 dilli eğitim
Tam 37 dili resmi dil olarak tanıyan Bolivya bu alandaki rekorun sahibi. Çift dilli eğitim Bolivya yasalarına 1994’teki eğitim reformuyla girmiş. Ancak bu küçük Latin Amerika ülkesinin taşraya öğretmen göndermekte zorlanması nedeniyle ülkede okuma yazma bilmeyenlerin çoğunluğu İspanyolca dışında diller konuşan yerli halk.
Guatemala’da ilk üç yıl
Guatemala’da, yerel halk arasından ülkenin resmi dili İspanyolcayı konuşamayanlar, ilkokul üçüncü sınıfa kadar kendi dillerinde eğitim görebiliyorlar. Üçüncü sınıftan sonra ise eğitim tamamen İspanyolca.

Fransa ’da yerele havale
Fransa’da da resmi eğitim dili Fransızca olarak kabul ediliyor. Korsikaca, Galca, Breton ve Occitan dillerinde eğitim veren okullar bu dillerin konuşulduğu bölgelerde yerel yönetim tarafından kuruluyor. Bu okullar Paris’ten para alamıyor. Fransız hükümeti bu okullarda verilen eğitimi tanısa da bu dört dilde öğrenim veren üniversitelerin sayısı sınırlı. Azınlık dillerini Fransızca eğitim veren okullarda ek ders olarak almak da mümkün. Fransa’daki hatırı sayılır Arap nüfusunun ise anadilde eğitim hakkı yok.

Kanada’da eğitim çift dilli
Kanada’da öğrenciler genelde ülkenin iki resmi dili olan İngilizce ve Fransızca eğitim görüyorlar. Kanada 2000’lerin başında yerel halkların dillerinin yaşatılması için özel programlar da hazırladı. British Columbia eyaleti, 2002’den beri Çince eğitim imkânı da sunuyor. 1995’teki referandumda Kanada’dan ayrılmayı yüzde 50.58’e karşı yüzde 49.32 oyla reddeden Quebec ise sadece Fransızcayı resmi dil olarak tanıyor ve ancak ebeveynlerden biri tüm eğitim hayatında İngilizce öğrenmişse öğrenciye çift dilli eğitim veriyor.

İspanya’da Bask dili Franco’dan sonra hatırlandı
İspanya, Franco diktatörlüğünün ardından hazırlanan 1978 anayasasında, Bask, Katalan, Galiçya ve Endülüs bölgelerindeki azınlıklara kendi dillerinde okullar kurma yetkisi verdi. Bu okullarda ülkenin resmi dili Kastilyan İspanyolca da zorunlu ders. 1812’de yazılan ilk İspanyol anayasasında özerklik verilen bu dört bölge, Franco zamanında tekrar Madrid’e bağlanmıştı. Kendisi de bir Galiçyalı olmasına rağmen Kastilyan İspanyolcayı tek resmi dil ilan eden Franco’nun döneminde Baskça, Katalanca ve diğer azınlık dilleri kamu alanında yasaklanmıştı.
Franco’nun 1975’teki ölümünün ardından Kral Juan Carlos’un çabalarıyla demokratikleşme sürecine giren İspanya’da özerklik tartışması tekrar alevlendi. Juan Carlos’un milletler birliği anlayışını benimseyen solcular ve tek millet düşüncesini savunan sağcılar arasında dengeyi kurmaya çalışması sonucu 1978 anayasası, çelişkili bir ifadeyle ülkeyi milletler ve bölgelerden oluşan bir millet olarak tanımladı. Kral’ın özerk bölgeleri tekrar tanımasının ayrılıkçı Bask örgütü ETA’yı cesaretlendirdiği iddiası 1981’de 200 askerle darbe girişiminde bulunan Albay Antonio Tejero’nun, baş gerekçelerindendi. Ancak İspanyol halkı Carlos’un arkasında durunca darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve demokratikleşme süreci devam etti. İspanya bugün 17 özerk bölge ve iki özerk şehirden oluşuyor. Anadilde eğitim hakkı Bask dilini yeniden canlandırdı. Bugün 65 yaş üstü Bask kökenli İspanyolların sadece yüzde 25’i Bask dilini konuşabiliyorken, 16 -24 yaş arasında bu oran yüzde 60’lara çıktı.

http://www.radikal.com.tr/102797710279775

YORUMLAR
(5 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Dünyada da resmi dil, anadillere karşı - ms@deniz

Tüm dünya'da eğemenler başka dilleri yok sayan bir yöntemle asmile etmişlerdir diğer dilleri. Ama bizim ülkemizde olduğu gibi bir çok ülkede de artık asimileye karşı ciddi direnişler kendini gösteriyor...

Olay budur - yekta_1

Meseleyi bataga surup bin turlu mazeret uyduranlara cevap iste, denenmis ornekleriyle, hemde tum dunyada. Biz haric!

İki İleri Bir Geri - kamkuli

İki ileri bir geri olsa bile yine de bir şeyler iyiye gider görünüyor güzel ülkemizde .Ana dilde eğitim yapılabilen ülkelerin bazıları ' ne ! ama nasıl olur'dedirtecek ülkeler.Bu ülkelerde bile ana dilde eğitim varken bizde hala söz edilmesinin bile şüpheyle karşılanması ne acı bir durum.İyiye gidiyor görüntüsü umarız rüya değildir....

Kilit Nokta - belki

Kürtçe eğitim Kürt sorununu çözer.

avustralya ve yeni zelanda - nevzenhan

avustralya ve yeni zelanda da yerlilerin yani avustralya aborjin ve yeni zelanda maorilerin anaokullarida bulunmakta, devletin resmi dili anyasayla avustralyada belirlenmemistir, yeniz elandada ise resmi uc dil vardir ingilizce, maori yerli dili ve bir ilk olan isaret dili (auslan).. devlet okullarinda egitim ingilizce verilir bunun yaninda herturlu ozel okula izin veriliyor..katolik, babtist, ortodoks, musluman, budist ogretiye dayanan ve istedikleri dilde (cince, turkce, italyanca vs. vs) ve ingilizce egitim veren kurumlar serbesttir..avustralya onumuzdeki 3 yil icerisinde bir referanduma gidecek..referandumun konusu avustralya yerlileriyle ilgili..3 yil once aborjinlere yapilan avustralya tarihindeki haksizliklardan dolayi ozur dilenmisti devlet olarak ve bu bircok aborjinin rehabilite olmasini, avustralya devletine yakinlasmasini saglamisti..simdi dusunulen ve oylanacak referandumda yapilacak olan degisiklik avustralyanin yerlilerinin kurucu unsur olarak taninmasini iceriyor yani..tipki bizde yapilan kavga gibi kurucu unsurun avustralyali ingilizler oldugundan (bizde turklerdir) vazgecilip anayasaya kurucu unsurun aborjin ve torres strait adalilarin oldugu eklenecek..bu neyi getirecek? egitim sisteminde koklu degisiklikleri yani aborjin nufusun cok oldugu yerlerde (eyalet ve eyaletlerdeki bolgelerde, sehirlerde) devlet okullarinda sadece aborjin dilinde egitim verilmesi imkani dogacak..simdi dusunun bakalim boyle bir referandumu (koklu degisikligi) hazirlayip sunacak (acaba varmidir boyle bir iktidar ve muhalefet tc de?) insanlara turkiyede nasil bir sekilde davranilirdi? fark burada iste!