Dünyanın gözü bu seçimde

Dünyanın gözü bu seçimde
Dünyanın gözü bu seçimde
Nefesler tutuldu ve ABD başkanlık seçimleri için geri sayım sona yaklaştı. Sonuçlar sadece ABD'yi değil tüm dünyayı etkileyecek.

DIŞ HABERLER - Tüm dünyanın merakla beklediği ABD seçimleri 6 Kasım Salı günü yapılacak. Bu yılki seçim kampanyası oldukça sert geçti. Bir yanda 2008’de ‘değişim’ ve ‘umut’ vaadiyle iktidara gelen ülkenin ilk siyah Başkanı Demokrat Barack Obama, diğer yanda ‘şahin politikalara dönüş’ vaadiyle muhafazakâr ABD’lilerin desteğini alan Cumhuriyetçi Mitt Romney. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) seçimlerle ilgili kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapora göre sonucu kestirmek zor.
ABD’nin 6 aya yayılan farklı ve karmaşık bir seçim sistemi var. Her parti ön seçim sürecinde önce kendi adayını belirliyor. Dört yılda bir kasımın ilk salı günü yapılan başkanlık seçimlerinde, doğrudan seçim yerine seçici kurul sistemi uygulanıyor. Her eyalet 538 üyeli seçici kurulu belirliyor, bu kurul da başkanı seçiyor.
Seçimlerin en dikkat çekici yönlerinden biri de katılımın çok düşük olması. Önceki yıllarda katılım oranı yüzde 50’lerde kaldı. Her vatandaş doğrudan seçmen olamıyor, oy kullanmak için seçmen kartı alması gerekiyor. Seçimlerde Obama ve Romney dışında da adaylar var, ancak ülkede yerleşmiş iki partili sistem nedeniyle bu adayların seçilme şansı yok. ABD’de başkanlık koltuğunun sahibi çok yakında belli olacak. Bakalım Obama 4 yıllık iktidarını sürdürebilecek mi? Ya da Romney 4 yıl sonra Cumhuriyetçileri iktidara taşıyabilecek mi?  (Radikal)

OBAMA DIŞ POLİTİKADA KAZANDI, EKONOMİDE KAYBETTİ

MEHMET YEGİN - REYHAN GÜNER*

USAK Amerika Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı çalışma sonucunda ortaya konan rapor çarpıcı veriler sunuyor. Rapora göre Amerikan halkı Başkan Barack Obama’yı dış politika ve terörle mücadelede başarılı bulurken, ekonomi ve sağlık reformu konularında yetersiz görüyor. Yarış, adayların arasında yüzde 1’in altında, oldukça küçük bir farkla sürerken; halihazırdaki seçim sistemi Obama’yı avantajlı kılıyor.

Obama’nın dış politika karnesi bir başarı ve başarısızlıklar karması olmasına rağmen halkın ne düşündüğüne bakılacak olursa daha olumlu bir imajın hâkim olduğu görülecektir. Amerikan halkı için bilhassa Bin Ladin Operasyonu büyük önem arz ediyor. Halk, ABD’nin diğer halklar nezdindeki imajının eskisinden daha iyi olduğunu düşünüyor ve Obama’nın asker çekme politikasını doğru buluyor. Obama’nın Amerikan halkının gözünde en çok dış politika açısından başarılı olduğu söylenebilir. Üstelik Gallup’a göre Obama, Libya’da ABD Büyükelçisi ve üç elçilik çalışanının hayatını kaybettiği olaylara rağmen dış politikada yüzde 53’e karşılık yüzde 38 olarak rakibinin önünde görülüyor.

Ancak ekonomi konusunda Obama’nın karnesi zayıflarla dolu. Amerikan bütçe açığı 16 trilyon doları aşmışken, işsizlik rakamları hala yüzde 7’nin altına düşmüş değil. Ekonomi konusunda başarısızlığı nedeni ile seçim kaybetmiş iki başkan olan Jimmy Carter ve George H. Bush ile karşılaştırıldığında Obama’nın daha başarısız bir performans sergilediği söylenebilir. Ancak Amerikan halkı Obama’yı bu iki başkandan daha çok seviyor olacak ki, halkın verdiği desteğe bakıldığı zaman her ikisinin de yüzde 30’larda seyretmesine karşın Obama’nın 50’yi bulduğu görülüyor. Bu iki tablo yan yana konduğu zaman Obama’nın seçilmesi ile ilgili bıçak sırtı bir resim ortaya çıkıyor.

Adaylar başa baş
Peki bu karmaşık seçim tablosunda ipi göğüsleyecek aday kim olacak? İşte bu sorunun cevabını vermek oldukça güç. Çünkü ulusal bazda yapılan kamuoyu yoklamalarında iki aday birbirlerine karşı yüzde 1’in altında bir farkla yarışı sürdürüyor. Daha net bir tablo ortaya koyan eyalet bazlı tabloda ise Obama’nın kazanmaya daha yakın olduğu söylenebilir.

Realclearpolitics’in verilerine dayanan tablomuza göre Obama bugünkü seçim tablosunda gözlemlenen muhtemel destek ile birlikte 221 seçici kurul üyesini kazanıyor görünüyorken, Romney ise 191 seçici kurul üyesinde kalıyor. Adayların kazanmaları için 270 üyeye ulaşmaları gerekirken geri kalan 126 üye seçim sonuçlarını belirleyecek. Obama’nın kritik eyaletler olan Ohio, Michigan ve Nevada’da önde olduğu düşünülürse 261’i yakalayabileceği öngörüler arasında. Bu tabloda Obama’nın seçimi kazanması için 9 üyeli Colorado’yu kazanması yeterken, Romney’nin bütün eyaletleri kazanması gerekiyor. Ancak Romney’nin geri kalan eyaletleri kazanamayacağını kesin bir biçimde söylemek de mümkün değil.

Seçimlerin Türk-Amerikan ilişkilerine olası etkisi
Türkiye ’de ise seçim sonrasında Türk-Amerikan ilişkilerinin nasıl etkileneceği merak konusu. Türk-Amerikan ilişkilerinde Obama-Erdoğan ikilisinin yakın koordinasyonu ve iki ülke yönetimlerinin birbirlerini sıkça ziyaret ettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Obama’nın kazanması durumunda Türk-Amerikan ilişkilerinin önünde engel olarak durabilecek Suriye meselesi, 2015’te Ermeni lobilerinin yapacakları faaliyetler ve Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri meseleleri daha kolay aşılacakmış gibi görülüyor. Romney’nin kazanması durumunda ise, dış politika ekibinin yüzde 70’inin Bush’un çalışanları olduğu, yine Bush benzeri tepeden bakma eğilimine sahip bir yönetimle karşı karşıya kalacağız. Bu tabloda, İran’la gerilen ilişkiler Türkiye’yi daha çok zora sokabileceği gibi, Romney’nin İsrail’le olan yakın ilişkisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin daha güçlü bir şekilde Türkiye’yi sıkıştıracağı bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz. Bu durumda ise, Türk-Amerikan ilişkilerinde sözü edilen bahar havasının devam etmesi daha zor bir olasılık gibi görülüyor.

*USAK Amerika Araştırmaları Merkezi

 

 

 

 

  

Başabaş giden seçim yarışında adayların kazanabileceği eyaletler 

 

 

 Başa baş giden seçim yarışında adayların kazanabileceği eyaletler