Erdoğan Arap dünyasıyla sınırları yıkıyor

Erdoğan Arap dünyasıyla sınırları yıkıyor
Erdoğan Arap dünyasıyla sınırları yıkıyor

Başbakan Erdoğan'a, Lübnan'da Arap Bankalar Birliği tarafından, 'Liderlik Ödülü' verildi.

Son dönemde arka arkaya Suriye, Libya, Ürdün ve Lübnan ile vizelerin kaldırıldığını belirten Başbakan Tayyip Erdoğan: AB 'Schengen' diyor. Tamam biz niye kendi aramızda bunun benzerini rahatlıkla yapamıyoruz?

 
Fevzi KIZILKOYUN


BEYRUT/DHA

Erdoğan, NATO'daki duruşunu Türkiye 'nin aleyhine kara propagandaya çevirmenin gayreti içinde olanlar bulunduğunu belirterek, “Türkiye'nin olduğu bir yerde, bize kimse inanmadığımız bir şeyi yaptıramaz” dedi. Erdoğan, Türkiye'nin ekseninin kaydığını söyleyenlerinde art niyetli olduğunu söyledi.

Erdoğan, Beyrut'ta kaldığı Inter Continantal Otel'de düzenlenen Arap Bankalar Birliği Konferansı'na katıldı. Birlik Başkanı Adnan Yunus'un elinden, ‘2010 Liderlik Ödülü'nü alan Erdoğan, bölgede Schengen tarzı yapılanma oluşturulması gerektiğini, bunun tüm bölgenin çıkarıda olduğunu kaydetti. Son dönemde arka arkaya Suriye, Libya, Ürdün ve Lübnan ile vizelerin kaldırıldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle dedi:

“Hiçbir zararını görmedik. Tam tersine bu vizelerin ne kadar anlamsız olduğunu net gördük. Vizeleri kaldırmadık halklarımız arasındaki 100 yıllık hasreti kaldırdık. Halklarımız kucaklaşıyor. İşadamlarımız serbestçe gidip geliyor. Bütün bölgenin insanları hep birlikte kazanıyoruz. AB ‘Schengen' diyor. Tamam biz niye kendi aramızda bunun benzerini rahatlıkla yapamıyoruz. Nedir bu anlamsızlık? Nedir bu korku, çekince? Bunu anlamak mümkün değil. Bütün bunlardan kimse gocunmasın, rahatsızlık duymasın. Kimse bu kucaklaşmayı, hasret gidermeyi farklı yerlere çekmeye çalışmasın. Biz bölgede barış, huzur, refah ve istikrar istiyoruz.”
Son dönemlerde bölgede gelişen ilişkilerin ardından eksen kayması tartışmalarının yaşanmasıyla ilgili olarakta Başbakan Erdoğan , Türkiye'nin Arap kardeşleri ile yakınlaşmasını farklı yerlere çekerek eksen kaydığı tartışmasını yürütenlerin art niyetli kampanya yürüttüğünü söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , şöyle devam etti:
“Aslında bizim dayanışmamızı çekemiyorlar, amaç başka. Sen Lübnan’a en modern tanklarla uçaklarla girecek. Çocuk, kadın, demeden okul, hastane demeden bombalayacaksın. Sonra da bizden susmamızı bekleyeceksin. Gazze’ye fosfor bombasıyla girecek okulda çilek tarlasındaki çocukları katledeceksin, Akdeniz’de devlet terörü uygulayacaksın, bebeklere mama götüren 9 kardeşimi katledeceksin sonra da bizden susmamızı bekleyeceksin. Susmayacağız. Var gücümüzle hakkı hukuku haykıracağız.”

“HAK YOKSA PARANIN ANLAMI DA YOK”
Paradan, ekonomik değerden önce hak ve hukukun geldiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Bankalar Birliği toplantısında bu işleri konuşmanın ne anlamı var?’ denilebileceğini bildirerek şöyle dedi:
“Hakkı hukuku egemen kılmadıktan sonra paranın pulun ne önemi var. Önce bunu halletmeliyiz. Eğer hak egemen olursa para değer ifade eder. Para değerini hakla kazanır. O zaman bir hukuk ilişkisi oluşturur. Biz bu coğrafyada korsanlık değil, adalet egemen olsun istiyoruz. Çocuklar öldürülmesin istiyoruz. Kimse bunu başka yerlere çekmesin.”

NATO’da ki duruşunu Türkiye’nin aleyhine kara propagandaya çevirmenin gayreti içinde olanların olduğunu savunan Başbakan Erdoğan şöyle konuştu: “Füze savunma sistemini istismar etmenin, bunu Türkiye'ye karşı kara propagandaya çekmenin mücadelesinde olanlar var. NATO zirvesinde herhangi bir ülkenin adının tehdit olarak telakki edildiğini duydunuz mu? Oraya bunu koydurmadık. Eğer Türkiye orada veto hakkı varsa, Türkiye'nin olduğu bir yerde, bize kimse inanmadığımız bir şeyi yaptıramaz. Füze savunma sistemiyle ilgili bölge ülkeleriyle her an istişarede bulunduk. Türkiye hem kendi çıkarlarını hem bölge çıkarlarını azami ölçüde koruyan bir ülke olmuştur. Barışın egemen olması için elinden gelen her türlü gayreti bu bölgede gösterecektir. Barış adını seslendirmeye devam edeceğiz.”
Dünyadaki ekonomik kriz ardından kendisinin “Kriz bizi teğet geçecek” dediğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, “O gün bu söylediklerime burun kıvıranlar sonra da ‘Başbakan haklıymış' dedi. Benim tezim, enflasyon faizin sebebi değildir. Tam aksine faiz, enflasyonun sebebidir. Faizi ne kadar yükseltirseniz enflasyonu o kadar yükseltirsiniz. Biz bunu yapıyoruz. Maliyetin en yüksek girdisi faizdir. Bunun bedelini de fakir öder. Dünyada da bunun bedelini hep fakire ödettiler. Sıcak para girişini kontrol altına almak şart. Bunu kontrol dışında tutarsanız sonra siz kontrole girersiniz. Sizleri Türkiye’ye yatırım yapmaya davet ediyorum. Gelin bu fırsattan yararlanın” diye konuştu.