Erivan dedelerine ağladı

Erivan dedelerine ağladı
Erivan dedelerine ağladı

Fehim Taştekin, Erivan daki etkinlikleri izledi.

Ermenistan'ın başkenti Erivan, 24 Nisan anma etkinliklerinde Soykırım Müzesi'ne akın etti. Anıtı çiçeklerle dolduran kalabalık Türkiye'ye mesaj verdi.
Haber: FEHİM TAŞTEKİN / Arşivi

Osmanlı topraklarında 97 yıl önce Kars-Kağızman’da 5 yakınını yitirmiş yaşlı kadın “Madem Türk hükümeti bir şey olmadı diyor, o halde dedem, kardeşleri ve oğulları nerede” diye sordu. Yaşlı kadın elinde dedesi ile ninesinin fotoğrafıyla Erivan’daki Soykırım Anıtı’na yürüyordu. Ermenistan 1915 olaylarını anarken Türkiye’nin “Soykırım olmamıştır” yönündeki duruşu tüm etkinliklerde öfkeyle karşılık buluyor. Etkinlikler önceki akşam Erivan’da Taşnak Sütyun Partisi’nin gençlik kollarının öncülüğünde Türk bayrağının yakılmasıyla başladı. Özgürlük Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, bayrak yakılırken “Soykırımı tanı”, “Tazminat” ve “Toprak istiyoruz” diye bağırdı. Kalabalık daha sonra meşaleler ve ağıtlar eşliğinde Soykırım Anıtı’na yürüdü. Gençlerden bazıları bayrak yakılmasını uluslararası topluma güçlü bir mesaj vermek amacıyla ve acıları hafiflettiği gerekçesiyle desteklediklerini söylerken bazıları iki halk arasında diyaloğa zarar verdiği gerekçesiyle karşı olduğunu kaydetti. Taşnak gençlik kolu üyesi Geğam Manukyan ise “Dedelerim bu bayrağın altında öldürüldü. Türkiye ve Türk halkına karşı değilim, nefret de etmiyorum. Sadece soykırımı tanımalarını istiyorum”dedi. Gösteriye katılan bir başkası ise “Bayrak yakılmasından yana olanlar azınlıkta. Türkiye’nin inkârcılığına kızgınlık var ama Türk halkına yönelik nefret yok” savunmasını yaptı. Üniversite öğrencisi Armenak Minusyan gibi diyalogla iki halk arasında yakınlaşma sağlamaktan yana duranlar bu yürüyüşe katılmadıklarını aktardı.
Soykırım Müzesi’nde dünkü anma törenine diyasporadan gelen Ermeniler de katıldı. Türkiye’den de Ermeni gençlerle diyalogu güçlendirmek amacıyla iki üniversite öğrencisi anma etkinliğindeydi. Ailesiyle müzeyi ziyaret edenlerden Alina, “Türkiye’den talebimiz topraklarımızı geri vermesidir” diye konuştu. Türkiye’deki Ermenilerin durumunu merak eden çok. Birçoğu Türkiye’yi ziyaret etme arzusunda. Ama endişeliler. Hrant Dink’in öldürülmesi bir korku kaynağına dönüşmüş durumda.



Diyalog çok ötede kalıyor
Soykırım Anıtı’nda diyaloğa soluk aldırmayan bu hava, Ermenistan lideri Serj Sarkisyan’ın Türkiye ile ilişkiler normalleştirmeye yönelik 2009’da imzalanan protokolleri neden askıya aldığını anlaşılır kılıyor. Bir Ermeni sivil toplum temsilcisinin son söz olarak söylediği şey şu: “Ninem hayatta. Biz yaşananları ondan dinleyerek büyüdük. Tarihin o sayfası henüz kapanmadı. Türkiye’nin soykırım demesi zor ama soykırım demese bile özür yerine geçecek bir ifade, toplumlar arasındaki uçurumu ortadan kaldırır, yaralar iyileşmeye başlar.”



Anıtta Hrant Dink pankartı
Bir gün önce, 2012’nin UNESCO tarafından ‘Erivan Dünya Kitap Başkenti’ ilan edilmiş olması vesilesiyle 1915 olaylarının anlatıldığı bir sergi açan Soykırım Müze Enstitüsü Müdürü Hayk Demoyan, sohbet esnasında bir soru üzerine “Resmi davet olursa Türkiye’ye gelirim” dedi. Demoyan, “Müzenin müdürü olmam nedeniyle sürekli tehdit ve nefret dolu mesajlar alıyorum. Evet, hoş geldin diyecek insanlar da olacaktır, Ogün Samast gibi davrananlar da” dedi. Müzeye Türkiye’den de materyal desteği olduğunu belirten Demoyan, Türkiye’nin soykırımı tanımasının Ermenilerin yaşadığı acıları atlatmasına yardımcı olacağını savundu. Soykırım Anıtı’na inen merdivenlerden birinde Baranzen Barsakyan’ın elindeki dövizde Hrant Dink’in fotoğrafının altındaki yazı şuydu: “1.500.000+1”. “Mesaj ne” diye sordum, “Hrant’ın öldürülmesi soykırımın devamıdır” yanıtını verdi.