Esad'a formül var,umut yok

Esad'a formül var,umut yok
Esad'a formül var,umut yok
Esad'ın marta kadar çekilmesi ve 'meşruiyet' kazanan siyasi ve askeri ekibin geçiş dönemini yürütmesi öngörülüyor.
Haber: deniz zeyrek / Arşivi

Türkiye , 3 ay önce Mısır ve İran’la birlikte sunduğu “Beşşar Esad gitsin, Faruk el Şara geçiş sürecini yönetsin” formülü Beşar Esad tarafından reddedilince Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan görüşmede yeni bir formül ortaya koydu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun içeriğini sır gibi sakladığı formül, büyük ihtimalle Esad tarafından geri çevrilecek ama ABD, Rusya, İran, Arap Birliği ve BM nezdinde yarattığı dalgalanmayla krizin gidişatını değiştirecek. Putin’in ‘yaratıcı öneri’ dediği formülün, Esad’ın 2013’ün ilk üç ayında çekilmesini, ardından ‘Suriyeli’ unsurlardan oluşan ve uluslararası toplumun meşru kabul edeceği siyasi ve askeri bir ekip tarafından yürütülen bir geçiş sürecini öngördüğü konuşuluyor. 

‘İstediğimiz koalisyonu yaratıp, yürütüp yönetiyoruz’ 


Esad’ın gideceğine ilişkin beklenti yüksek. Son olarak Marakeş’teki Suriye’nin Dostları toplantısında 113 ülke, muhaliflerin çatı kuruluşu Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nu (SMDK) Suriye halkının meşru temsilcisi ilan etti. Artık Rusya, İran ve Çin’in öncülük ettiği Esad yanlısı grup daha zayıf ve her an çatlayabilir. Davutoğlu da kendi önerileriyle 60’tan az ülkeyle başlamış bir sürecin, 4. toplantıda 113 ülkeyi bulmasından memnun: “Türkiye eskiden birçok konuda gerçek bir yalnızlığı yaşıyordu. Şimdi istediği anda geniş bir koalisyon yaratıp, yürütüp, yönetebiliyor. Marakeş’teki koalisyonu Türkiye oluşturdu. Sadece biz oluşturmadık ama fikir Türkiye’ye ait. Tunus toplantısını Paris’te yapacaklardı. ‘Sembolik olarak Tunus önemli, devrimin başladığı yer’ dedim. Zannediyorlardı ki Türkiye’de olsun istiyoruz. Katar ve Arap Birliği yanımızda durdu, Tunus oldu.” Geçmişte Suriye için Hatay ve sınır aşan sular konusunda Türkiye aleyhine kararlar alan, Kuzey Irak operasyonlarını kınayan Arap Birliği’nin bugün Türkiye ile tam işbirliği içinde olduğunu belirten Davutoğlu, NATO’daki Patriot kararını ve bu kararın Marakeş bildirisine yansımasını örnek göstererek “Suriye ile ilgili adımlar konusunda Türkiye yalnız kaldı” yaklaşımının doğru olmadığını söyledi. Olayın bütün maliyetini üstlenmek konusunda Türkiye’nin zaman zaman yalnız kaldığını teyit eden Davutoğlu, “Ekip olarak bu bizi güçlendirdi, zayıflatmadı. Herkesin ‘Biraz daha bekleyelim, ortalığı biraz görelim’ dediği bir dönemde, Türkiye Suriye halkının yanında yer alacağını her fırsatta söyledi” dedi. 

SMDK ve ÖSO’nun yeri 

Türkiye, “Esad gitsin, Şara geçiş sürecini yönetsin” formülünden sonra Rusya’ya Putin’in İstanbul ziyareti sırasında ikinci geçiş formülünü vermişti. Milliyet’ten Aslı Aydıntaşbaş ile birlikte uzun uçak yolculuklarında Davutoğlu’nu çok fazla sıkıştırmamıza rağmen Rusya’ya (dolayısıyla İran’a), Mısır’a, Katar’a, Suudi Arabistan’a, BM-Arap Birliği Özel Temsilcisi El Ahdar el İbrahimi’ye ve son olarak da ABD’ye ilettiği Suriye çözüm formülünü öğrenemedik. Davutoğlu, “Bazı indikasyonlarını verdim” sözleriyle ipucu verse de formülün kendileri tarafından sızmayacağı konusunda ikna ediciydi. Ancak ipucunun peşinden gidince karşımıza yoğun bir formül trafiği çıktığını söyleyebilirim. Bir kere Putin formülü ciddiye aldığını, görüşme sonrasında basın toplantısında “Yaratıcı öneriler” sözüyle söz konusu formülü kastetmiş. Ardından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, söz konusu formül konusunda Ankara ’ya bir mektup yazmış. Yardımcısı Mihail Mogdanov’un ‘Muhalifler Esad’ı yeniyor’ açıklamasını Ankara’daki muhatabı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu ile görüştükten sonra yaptığı da yeterince dikkat çekici.
Ankara’nın yeni formülünde de Esad gidici. Ancak bunun zamanlaması ve şekli bir öncekinden farklı. Yeni formüldeki geçiş süreci de ‘Geçişi Esad’ın adamları (Şara) yapsın’ şeklindeki ilk formülün ötesinde. Yeni formülde Marakeş’te uluslararası tanınırlık sorununu çözen SMDK’ya geçiş görevi verilebilir. Ayrıca Esad’a karşı savaşan Özgür Suriye Ordusu’nun da hiyerarşik bir örgütlenmeye giderek Suriye’nin yeni ordusu olmaları sağlanabilir. Doğrusu, Esad’ın kendisinin gitmesi üzerine kurulu hiçbir formülü kabul etmesini beklemiyorum. Ankara da böyle bir beklenti içinde değil. Ancak formül üzerinden yapılacak tartışmalar ve diplomatik trafik, Suriye’deki çatışma alanında ortaya çıkan ve muhalifler lehine görünen yeni tablo ile birlikte okunduğunda, yeni formülün Esad cephesini ve Esad’ın zaten hayli tükenen gelecek umudunu çatırdatma ihtimali yüksek.


Diplomasiye kadın eli


Abu Dabi’de Türkiye ile ABD’nin eşbaşkanlığında yapılan uluslararası terörle mücadele toplantısında Türkiye’yi temsil eden 4 kişilik diplomat ekibinin üçü kadındı. İstihbarat ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Tunç Üğdül başkanlığındaki ekipte yer alan yardımcısı Ceren Yazgan Etiz, Daire Başkanı Emriye Ormancı, ve Şube Müdürü Özge Demirkurt Davutoğlu’na brifing verirken Türkiye’nin uluslararası terörle mücadelesinde kadınların etkinliğini gösteren bu görüntü ortaya çıktı.