'Evliysen kadın, bekarsan kız'

'Evliysen kadın, bekarsan kız'
'Evliysen kadın, bekarsan kız'
Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de Aralık 2012'de toplu tecavüze uğrayan genç bir kadının ölümünün ardından medya bu konuya daha fazla yer ayırırken dikkat çeken noktalardan biri, yaşları 18'in çok üzerinde olsa da kurbanların neredeyse tüm haberlerde 'kız' olarak tanımlanması.

Gazete sütunlarının büyük bir bölümünü kaplayan üç olay bu duruma en güzel örnekleri teşkil ediyor.

Suçlamaların yönlendirildiği kişiler, ünlü bir derginin yazı işleri müdürü, ünlü bir başbakan adayı ve şu ana kadar adı açıklanmayan bir Yüksek Mahkeme hâkimi.

The Times of India adlı gazete, Tehelka adlı derginin yazı işleri müdürünü, bu ayın başında kendisini iki kere taciz etmekle suçlayan ve 20li yaşlarının sonlarında olduğu bilinen kadın gazeteci için standart ‘kız’ ifadesini kullanıyor.

Bir televizyon kanalında da, başbakanlığa adaylığını koyan Narenda Modi’nin, mahremiyetini ihlal edip kendisini takip ettiğini iddia eden 27 yaşındaki kadının haberi ‘Kız, Modi’ye fazlasıyla yakındı’ başlığıyla veriliyor.

Bir de, eski hâkimin taciz ettiği öne sürülen 20li yaşlarındaki iki stajyer hakkında yapılan haberlerde de kurbanlara ‘kızlar’ diye hitap ediliyor. Benzer bir durum geçen yıl Delhi’de toplu tecavüze uğrayan 20li yaşlardaki öğrenci için de aynıydı.

‘Kadın’ veya ‘genç kadın’ ifadelerinin kullanılması beklenirken hem kadınlar hem de erkekler arasında daha çok “kız” ifadesinin kullanıldığı görülüyor ve duyuluyor.

Dışarıdan biri için dilin kullanımı kulak tırmalayıcı olabilir. Tüm kurbanlar erkek olsaydı, hiçbir zaman ‘oğlanlar’ olarak tanımlanmayacaklardı. Bunun en basit açıklaması kültürel değerlerle yapılabilir.

Hindistan’da tecavüze uğrayan çok sayıda kadın müvekkili olan avukat Rebecca John’a göre ise bu yaklaşım, kadınlar ve kadınların rolüne ilişkin derinleşmiş ataerkil bakışa ışık tutuyor. John, “Bu kadınlar hakkındaki yüzeysel bir düşünce yapısının işareti. En iyi haliyle bile aşırı dayatmacı” yorumunu yapıyor.

İnsan hakları avukatı Vrinda Gover da, ‘kadın ve kız’ ifadeleri arasındaki ayrımın 'kadınlara yönelik eşitsizliğin işareti’ olduğu görüşünde. Gover, “Kurbanları ‘kız’ olarak tanımlamak, korunmaya ihtiyaçları olduğu ve kendi ayakları üstünde duramayacakları efsanesini besliyor” diyor.

Şiddet gören kadınlara destek veren Maitri adlı yardım kuruluşunda görevli Winnie Singh de “Hindistan’da günlük konuşma dilinde evlenene kadar ‘kızsınız’, ancak evlendikten sonra ‘kadın’ oluyorsunuz” diyor. Singh bu durumla ilgili hicivli bir yaklaşımda bulunarak “Hindistan’da evli değilseniz, kadın olarak anılmanızın tek bir yolu var” diyor ve ekliyor: “Saçlarınızın grileşmesi…” (BBC TÜRKÇE)