Fransa eski adalet bakanı: Soykırım tasarısı, anayasaya aykırı

Fransa eski adalet bakanı: Soykırım tasarısı, anayasaya aykırı
Fransa eski adalet bakanı: Soykırım tasarısı, anayasaya aykırı
Fransa eski Adalet Bakanı, Anayasa Konseyi eski üyesi Robert Badinter, 23 Ocak'ta Fransız Senatosu'nda ele alınması beklenen 'Ermeni soykırımı' tasarısının anayasaya aykırı olduğunu belirtti.

PARİS – Fransa’da “Ermeni soykırımı”nın inkarının bir yıla kadar hapis cezası ve 45 bin euro para cezasıyla cezalandırılmasını öngören tasarıya ilişkin tartışmalar sürüyor. Fransa eski Adalet Bakanı ve sosyalist Senatör, Anayasa Konseyi eski üyesi hukukçu Robert Badinter, 23 Ocak’ta Fransız Senatosu’nda ele alınması beklenen tasarının anayasaya aykırı olduğunu belirterek, Senato’nun tasarıyı incelemeyi reddetmesini istedi.

Robert Badinter, Le Monde gazetesince yayımlanan ve “Kendi tecrübem nedeniyle en sevdiğiniz yakınlarınızı yok eden bir soykırım gerçeğinin reddedildiğini duymanın ne kadar acı verici olduğunu biliyorum” sözleriyle başladığı “Parlamento bir Mahkeme Değildir” başlıklı geniş makalesinde her şeye rağmen böyle bir davaya duyulan sempatinin ne olursa olsun 22 Aralık’ta Fransız Meclisince onaylanan tasarının Senato tarafından görüşülerek benimsenmemesi gerektiğinin belirtti.

“Ermeni soykırımı”nın Nazi soykırımından farklı olarak, Fransa’nın da tanıdığı uluslararası bir mahkeme tarafından “soykırım” olarak ilan edilmediğine dikkat çeken Badinter, makalesinde 2001 yılında “Ermeni soykırımı”nı tanıyan tasarı gibi inkar tasarısının da Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı.

“GÖREV SADECE TARİHÇİLERE AİTTİR”
Robert Badinter, “Fransız Parlamentosu, kendisini dünya tarihi mahkemesi olarak tesis ederek, hiçbir Fransız’ın kurban veya cellat olarak yer almamasına rağmen Osmanlı İmparatorluğu makamlarınca bir asır önce soykırımı işlediklerini ilan edebilir mi? Fransız Parlamentosu, Anayasa’dan tarih yapmak için yetki almadı. Bu görev, tarihçilere ve sadece tarihçilere aittir” sözlerini kullandı.

Badinter, Fransız parlamentosunun, güç ayrımı ilkesi nedeniyle soykırım olup olmadığını belirlemek için ulusal veya uluslararası bir mahkemenin yerini alamayacağını vurguladığı makalesinde, 2011 yılında onaylanan yasanın, siyasi kaygılarının etkisiyle de, şimdiye kadar ne devletin en yüksek otoritelerinin ne de 60 milletvekili veya 60 senatörün Anayasa Konseyi’ne götürüldüğünü ancak, yapılan önemli bir değişiklikle 2008 yılından beri bu yasa kapsamında yargılanacak herhangi bir kişinin, kendi temel haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle anayasaya aykırılığını öne sürme hakkının bulunduğuna, “soykırımı inkar” tasarı konusunda bu temel hakkının da “görüş ve ifade özgürlüğü” olacağına dikkat çekti.

“ANAYASA KONSEYİ 2001 YASASINI DA İNCELEYEBİLİR”
Böyle bir durumda Anayasa Konseyi’nin de şimdiye kadar başvuru olmadığı için ele almadığı, 2001 yasasının anayasaya aykırı olup olmadığını da inceleyebileceğini anımsatan Badinter, bunun ardından Fransız Senatosu’ndan daha önce yaptığı gibi inkar tasarısını incelemeyi reddetmesi gerektiğini vurguladı.

Makalede, “Türk makamlarından şiddetli bir tepki kaçınılmaz” uyarısını yaptıktan sonra Fransa’nın Ermeni vatandaşlarının, zaten mevcut yasaların kapsamında her zaman yazıları veya açıklamalarında “soykırım”ın gerçeği veya boyutlarını sorgulayanlar hakkında tazminat davasını açabildiğini anımsattı.

Robert Badinter, makalesine son verirken de Fransa’nın girişimiyle UNESCO tarafından uluslararası alanda tanınmış tarihçilerden oluşan ve tüm arşivlerin açılacağı bir komisyonun kurulmasını önerdi. Komisyonun “1915 yılındaki Ermeni soykırımının koşulları ve boyutları” ile ilgili hazırlayacağı raporun ışığında Türkiye otoritelerinin Osmanlı döneminde işlenen suçları tanıma yoluna gidebileceğini de yazan Badinter, böylece Türk ve Ermenilerin ortak bir geleceğin yollarının açılabileceğini savundu.(anka)