Görülmemiş dinleme

Görülmemiş dinleme
Görülmemiş dinleme
ABD'de AP muhabirlerinin gizli olarak dinlenmesi nedeniyle Obama yönetimi eleştiri bombardımanı altında. ACLU "Bu, basına gözdağı" dedi.

ABD’de Barack Obama yönetimi, Gelir İdaresi’nin (IRS) başta Çay Partisi olmak üzere muhafazakâr siyasi grupları baskı amacıyla hedef aldığına ilişkin skandalın ardından bu kez telekulak iddialarıyla çalkalanıyor. Adalet Bakanlığı’nın Nisan-Mayıs 2012’de Associated Press’e (AP) ait santrallar ve ortak bir faks dahil 20 ayrı telefon hattı ile 5 gazeteci ve bir editörün ev ve cep telefonlarından dışarı yapılan aramaların kaydını tuttuğu ortaya çıktı. New York, Washington, Hatford ve Connecticut’ın yanı sıra Temsilciler Meclisi’ndeki kurumsal ve şahsi hatların dinlenmesi sonucunda 100’den fazla gazetecinin ‘telekulağa takıldığı’ tahmin ediliyor.
Telefon trafiğinin izlendiği bilgisi, AP’ye cuma günü Adalet Bakanlığı tarafından iletildi. Ancak Washington DC Başsavcısı Ronald Machen tarafından gönderilen mektupta, telefonların niçin izlendiği konusunda net bilgi verilmedi. Bakanlık ise dinlemelerin ‘Yemen’deki bir terör saldırısı planıyla ilgili olduğunu’ belirtmekle yetindi. İzleme kapsamında dışarı yapılan aramaların yanı sıra gelen aramaların ve arama sürelerinin kaydının tutulup tutulmadığı da belirtilmedi.

‘Kabaca hak ihlali’

AP, 7 Mayıs 2012’de Kaide’nin Yemen kolunun ABD’ye gidecek bir yolcu uçağına bomba yerleştirme komplosunun son anda CIA operasyonuyla önlendiğini yazmıştı. Dinlemelerin sebebinin de CIA operasyonuyla ilgili detaylı bilgiler verilen bu haber olduğu sanılıyor. Başsavcılık, AP’nin konuyla ilgili nasıl bilgi edindiğine ve istihbaratın nasıl sızdırıldığına dair adli soruşturma açmıştı.
Dinleme skandalı ortaya çıkınca AP Başkanı Gary Pruitt, Adalet Bakanı Eric Holder’a bir protesto mektubu göndererek ‘geniş çaplı ve benzeri görülmemiş ihlal’ olarak nitelediği olayı kınadı. Pruitt ‘AP’nin anayasal haklarından doğan haber toplama ve yayımlama haklarına müdahale edildiği ve bu hakların ciddi şekilde zedelendiğini’ eleştirisini yaptı: “Kayıtları, muhabirlerin 2 aylık bir sürede haber yapmak için gizli haber kaynaklarıyla görüşmelerini içermekte ve ajansın bilgi toplama etkinlikleri hakkında bilgi sağlamaktadır. Hükümetin bu etkinlikleri öğrenmeye hakkı yoktur. Dinlenmeyi meşru gösterecek hiçbir gerekçe olamaz.” Pruitt, kayıtların iade edilip kopyalarının imhasını istedi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), yönetimi ‘basına gözdağı verip sindirmeye çalışmakla’ suçladı. Senato Adalet Komitesi Başkanı Senatör Patrick Leahy ise ‘iddialardan dolayı büyük rahatsızlık duyduğunu ve hükümetin konu ile ilgili bir an önce açıklama yapması gerektiğini’ söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, “Beyaz Saray, adli soruşturmalarla ilgili karar alma süreçlerine müdahil olmaz. Bu konular, Adalet Bakanlığı tarafından bağımsız ele alınır” dedi.

‘Kulağım sende’ demeleri şart

ABD Adalet Bakanlığı, AP’ye gönderdiği mektupta, kurumsal ve şahsi telefon hatlarının izlemek için mahkeme kararı çıkarılıp çıkarılmadığını açıklamadı. Bu sebeple de kayıtların telefon şirketlerinden alındığı sanılıyor. ABD yasalarına göre böyle bir bilgi toplama faaliyeti söz konusu olduğunda yetkililerin, haber kurumlarına önceden resmi bildirimde bulunması ve tarafların uzlaşmaya varması gerekiyor. Ancak AP, ajansa ‘telefonların izlendiğine dair hiçbir belge verilmediğini’ açıkladı. AP savcılığın daha önce de muhabirlerin telefon kayıtlarını talep ettiğini ancak ‘santraller ve faks dahil bu kadar çok sayıda ajans ofisinin telefon kayıtlarına el konmasının alışıldık olmadığına’ dikkat çekti. Obama yönetiminin ‘gizli bilgilerin basına sızması olaylarına yönelik saldırgan bir soruşturma yöntemi benimseyip bugüne dek 6 kişiye dava açtığı’ belirtildi. Bu rakam tüm başkanların açtığı dava sayısından fazla.

Türkiye ’de ‘numara’ çok

AP skandalının bir benzeri Türkiye’de de yaşandı. Türkiye’de istihbari mahiyetteki önleyici dinleme ve delil elde etme mahiyetindeki dinleme söz konusu. Mevzuata göre savcının talebi ve mahkeme onayından sonra dinleme yapılabiliyor. Fakat polis başka isimler göstererek farklı kişileri dinleyebiliyor. Bazen de sadece telefonun IMEI numarası üzerinden dinleme yapılıyor. Dinleme bittikten sonra şüpheliye haber verilmesi gerekiyor. Gazeteci Nedim Şener’i farklı dönemlerde uzun bir süre dinleyen polis bundan kendisini haberdar etmemişti. Şener’i izleyen polis, Milliyet’in santralını bile dinlemişti. MİT’in Taraf gazetesi yazarları Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Altan, Markar Esayan ve Amberin Zaman ’ı ‘gerçekdışı isimlerle’ dinlediği ortaya çıktı. Bu hukuksuz dinlemeye karşı Mehmet Altan’ın İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın ilk duruşması, bugün görülecek.